 |
|
 |
| |
Şiir Bilgi
26.06.2008 tarihinde eklendi.
138 çoğul gösterim yapıldı.
138 tekil gösterim yapıldı.
3 yorum yapıldı.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
Atatürk’le
Ülkem zaruret ve zel içinde Çoklar içinde yoklar Ayrık durur toklar Başımıza geldi olmaz işler Birin olmadı, birin düşler Kör kötü, kör, çıkılmaz işler Bunları kaldırmaz midem Atatürk’ü gördükten sonra Sizi nidem!
Kimi çağ atlamağa soyunur Afra tafra bunlar Hemen yolsuzluğa, diz-boy, koyulur Günü birlik, kişiye duyumlu, hükümler Öncülünden tanımlı Bol durur, dar sorulur Kıdem Atatürk’ü gördükten sonra Sizi nidem!
I.M.F. der, dostluk, der Kül bırakmaz, mangalda ve diğer Başa çuval giyer! Çözümsüzlük bana ardır Ülkeler ve çıkarlar vardır! Dayatmaların, haneme zarardır Kaldırmaz bunları midem Atatürk’ü gördükten sonra Sizi nidem!
Düğüm mü kalmış? Kılıcı İskender Gibi çözmüş! Başın sarığı sanki tutulası Çetin bir sözmüş! Gören için, üstlenilemeyen Sorunları def için közmüş Sıralı bunlar, kıdem kıdem Atatürk’ü gördükten sonra Sizi nidem!
Bunlar göbek bağındır! Denetime güdüleme Hükümlü çağındır! Olanların tersidir sağın İmleçlerden kurtul Güz olmuş bağın Hazırdır bunlar kıdem kıdem Atatürk’ü gördükten sonra Sizi nidem!
Başta anlamdır, oneredir; gezmen!* İki dirhem bir çekirdekliğini sezmen! Güce gidiyor hazırsızlıktır üzmen Akabini tarihi dostlukla bezemen! Hele birde ulusumun ufkunu dar çizmen Fesat oluyor başla midem Atatürk’ü gördükten sonra Sizi nidem!
Sonumuz geldi, gelmede badire! Akıl, bir gelip, bir gitmede, nadire Efelenmede, efelek, yel yepelek Ocak, bucak, kucak, yâd ile! Karışır damara namahrem, Ziggurat dolayı; dolayı, dolar, kat ile Huyca bunlar, kıdem kıdem Atatürk’ü gördükten sonra Sizi nidem!
İkbal ve iktidarları uğrunadır, hopu! Bizi vurdu, vurmada; cehennem topu! Bir koyup, üç almada; cümle sopu! Verirler korkuyu, sanki cenk, benim Hayaller püskürmede, mahşere, can copu Heyhat, fasa fiso imiş, herc ü merc, topu topu Paldır palas, seslicesi, durur bunlar, kıdem kıdem Atatürk’ü gördükten sonra Sizi nidem
Atatürk’ü Gördüm Conk Bayırı’nda! Dostlarımızı(!) kovalarken Şimdi, dolarla buyurmuşlar! Tahtada silerken gördüm Rabıta ile sıyırmışlar Kapitülasyonda terk ile gördüm I:M:F:ile yönetip soyutmuşlar Venizelos’u huzurdayken gördüm Şimdi diz çöküp iş koyultmuşlar
Tarikatını bilimde gördüm Şimdi ulemaya! danışılmada Marazı kör gibi gördüm Dünümü bu günde arara ördüm! Ih… Atatürk’e ters bunlar kıdem kıdem Atatürk’ü gördükten sonra Sizi nidem!
Yaptıkları ile değil Sattıkları ile evirirler Ne diye? Hırs öfke kussa da Yurdum Atatürk’ten hediye! Dandini dandini gelir, ufuk atiye Ka’rı yüklemişler kediye! Aldanamam her dem Atatürk’ü gördükten sonra Sizi nidem!
Atam hep bir boylar gülmesi Boş lafla farklı cümlesi! Fasitte birin biri önertirler! Sanki yöneticiymiş gibi Yönetirler! Tüm bunları nidem! Atatürk’ü gördükten sonra Kahrıma gidem!
07.01.2007
Bayram KAYA
*Bir bakan, AB ile ilişkilerde baş müzakereci, AB ülkesinde üst araması için bekletilir! vip yerine arka kapıdan alınır! Bakan Bey buna katlanır! Hemen hemen aynı günlerde ABD inde üst düzey yetkili bir komutan benzer uygulama ile karşılaşır. Durumu kabullenmez ve geri döner. Basından.
Zel: Yanlış. Yanlış yapma-yanlış yapan. Herc u merc ;hengâme, patırtı kütürtü. vayvela. Fasitte: Fasit daire de. Kısır döngü, Çıkmaz yol. Dön dur.
|
|
|
Acaba Nedir?:
ab
,
bey
,
bir
,
can
,
cümle
,
çağ
,
geri
,
gibi
,
hep
,
ile
,
kısır
,
kör
,
öfke
,
üç
,
üst
,
ve
,
yanlış
|
|
|
27 Haziran 2008 Cuma 00:21:27
Ahh..
Saygı ve tebriklerimle.
|
|
|
|
26 Haziran 2008 Perşembe 21:29:41
Kalem tutan aydın elleriniz hiç susmasın! Kimse unutmasın ki;keser döner,sap döner;bir gün mutlaka hesap döner! Atatürk Türkiyesi'ni ve devrimlerin gücünü kimse yıkamaz!
Sonsuz saygım ve tebriklerimle...
savaşçı tarafından 6/26/2008 11:18:45 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
26 Haziran 2008 Perşembe 20:41:09
Ordusu tamamen dağılmış, silâhları elinden alınmış memleketimizin silâhlı kuvvetlerini yeniden kurarak düşman karşısına eğitimli, düzenli, kararlı, disiplinli, morali yüksek, geleceğe güvenle bakan, korku nedir bilmeyen güçlü bir ordu oluşturan ve bu orduyla dünyanın en güçlüleri zannedilen ordularını Dumlupınar’da, Sakarya’da, Çanakkale’de yerle bir eden; Türkiye Cumhuriyeti’ni kurup bugünkü hür ve demokratik bir ortamda yaşamamızı sağlayan bu büyük insanı anmak, anlamak ve emirlerine uyarak bize bıraktığı emanetleri korumak, ilkelerini yaşamak ve yaşatmak zorundayız.
Olayları değerlendirmede son derece başarılı olan, zorluklar karşısında asla yılgınlığa düşmeyen, çok okuyan, her zaman ikna metodunu kullanan, tarihi ve tarihimizi çok iyi bilen, insan düşüncesine gerçek manada değer veren, vatan, millet ve bayrak sevgisiyle dolup taşan, bilime, sanata, kadına, akla, hürriyete devamlı yürek uzatan, gerçekçi olup millî güce dayanan Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak; anlamakla bütünleşirse bir anlam kazanır ve onun herkese her zaman yol gösterecek olan kişiliği, ileri görüşlülüğü, zekâsı, dehası, bizlere bıraktığı prensipleri ve ilkeleri daha iyi anlaşılır.
Atatürk’ü anlamak demek; onun ilkelerini, inkılâplarını, özelliklerini, insanlığa ve ülkemize getirdiği yenilikleri, belirlediği kuralları ve kurduğu kurumları anlamak demektir.
Kuvvetli olmak, güçlü Türkiye yaratmak için memleketimizde millî birlik ve beraberlik içerisinde yaşamak lâzım geldiğini bir düstur olarak belirleyen ve bizden isteyen; mutlu, huzurlu ve refah içerisinde yaşayan bir Türkiye’yi her zaman ayakta tutabilmek için millî ve şahsiyetli kalarak ülkenin meselelerine kafa yormak gerektiğini açık ve net olarak bildiren Atatürk’ü anmak; her anma faaliyetinden sonra adı geçen değerlere, kurallara ve kurumlara daha bir aşk, azim, gayret ve ümitle yapışılır ve hiçbir zaman da elden bırakmamak kararıyla yükseklere, daha yükseklere ve çok çok yükseklere kaldırılırsa bir anlam ifade etmiş olur.
Bu anlam ve ifadeye bağlı olduğuna inandığımız herkese düşen görevlerden biri de “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyen, “Türk kültür ve medeniyeti atinin medeniyet ufkundan bir güneş gibi doğacaktır”gerçeğini olanca gücüyle haykıran, “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyerek kendi kendimize güven duymamızı sağlayan, “Ya İstiklâl, ya ölüm!” gerçeğini hafızalara yerleştiren ve “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri!” haykırışıyla istikameti gösteren büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ü yaşamaktır. Atatürk’ü yaşamak da tıpkı anmak gibi sade, samimi, gerçekçi olursa, onun bütün özelliklerini ortaya çıkaran, önder ve rehber kişiliğini insanlara kavratan, dehasını ve liderliğini en iyi bir şekilde anlatan bir özelliğe sahip olursa faydalı olur ve Atatürk’ün ısısından, ışığından, ileri görüşlülüğünden, fikirlerinden insanlığın ve insanımızın daha yüzlerce yıl ürün ve verim elde etmesi; kafalarını, kalplerini, gönüllerini, his ve hayal dünyalarını doldurması sağlanmış olur.
Türkiye’nin kalkınması, gelişmesi, tekrar eski azamet ve gücüne ulaşması, insanlığa ve ilme sayısız ilim, kültür, sanat, ahlâk adamları, yaşayış ve düşünüş örnekleri hediye edebilmesi için Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedeflere doğru sağlıklı, sağlam, kararlı, uzun ömürlü ve hızlı adımlarla, bitmez, tükenmez umutlarla ve inançla yürümeliyiz.
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|