Edebiyat Defteri

Cömertliğin üç belirtisi vardır: sözünün eri olmak, gereksiz yere övünmemek ve sorgusuz sualsiz bağışlamaktır. IMMANUEL KANT
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   

Okunası Şiir
Özel Seçki

 
Şiir Bilgi
25.06.2008 tarihinde eklendi.
369 çoğul gösterim yapıldı.
193 tekil gösterim yapıldı.
26 yorum yapıldı.
 

   

 

aşkın saati kurulu...



Çıplaktı uykular yastığa düşerken
gece avunurken yıldızların dansıyla
üstümü örtmeye gelen şehirsin
dudağımın kıyısına bırakırken öpücüklerini
ikiye bölünür İstanbul
bir kolum Asya
bir kolum Avrupa
uzansam aramızda deniz
akıntıya kapılan bir sevda
acı bir gemi düdüğüdür feryat
hıçkırsam rüya uyanır
seslensem martılar…


ağlayan bir keman sesi gezinir duvarlarda
aryası ıslak dudaklarımla
yağmura vereli saçlarımı
eski bir aynada yıkanır yüzüm
giyindikçe hasreti kadın
kapanmıyor bahtın dolgun göğsü
aşkın alevli bluzunda…


müzik kutusuna saklı şiirler
yüzümde sevişen düşleri çalar
kıskanır geceyle ay
gölgen gelir ayakucuma
biner gideriz süslü bir faytonla
rüya sarayındaki
düşler salonunda
dokunmayan tenlerde başlar
aşkla vals…


pencereye konan mavi kuş seslenir
silerek geçmişin hüznünü
muştular düşer gagasından
aynalarda sanrılanır gözler
çocukça büker dudağını
zaman/sızım saatleri okşadıkça ellerin
yağmur sokağıdır göz imleri
eski bir vestiyerde asılı şemsiyedir beklenen
beyaz eldivenlerini giyinen özlem
köhne antikacıdan
zamanı bozuk bir saat alıyor
dokunuyor akreple yelkovan
dizelerin konuğuna
kalpleri kurma vakti gelmiştir artık
beklenen aşka…





Neslihan YAZICILAR



Fotoğraf Engin Başa

   
Acaba Nedir?: bir , deniz , engin , gelen , gemi , ıslak , keman , kuş , mavi , rüya , saat , saklı
 Yorumlar
 
14 Ağustos 2008 Perşembe 01:18:21
müzik kutusuna saklı şiirler
yüzümde sevişen düşleri çalar
kıskanır geceyle ay
gölgen gelir ayakucuma
biner gideriz süslü bir faytonla
rüya sarayındaki
düşler salonunda
dokunmayan tenlerde başlar


kelimeler yayanyana bu kadar güzel olur
tebriler
 
17 Temmuz 2008 Perşembe 20:58:57
.......üstümü örtmeye gelen şehirsin
dudağımın kıyısına bırakırken öpücüklerini......




beğeniyle okudum tebrikler...
 
26 Haziran 2008 Perşembe 22:23:30
pencereye konan mavi kuş seslenir
silerek geçmişin hüznünü
muştular düşer gagasından
aynalarda sanrılanır gözler
çocukça büker dudağını
zaman/sızım saatleri okşadıkça ellerin
yağmur sokağıdır göz imleri
eski bir vestiyerde asılı şemsiyedir beklenen
beyaz eldivenlerini giyinen özlem
köhne antik/acıdan
zamanı bozuk bir saat alıyor
dokunuyor akreple yelkovan
dizelerin konuğuna
kalpleri kurma vakti gelmiştir artık
beklenen aşka…
.........................................
kutlarım emeginizi
ve sayfanızı
başarılar
 
26 Haziran 2008 Perşembe 20:22:02
Çoktan beri şiir okumuyordum. Ama bu gün iyi ki kendime bir güzellik yapıp şiir aramaya çıkmışım...
Sayfanızda okumaya doyulmaz bir şiirle karşılaştım ve birkaç defa okudum...Paylaşımınıza
teşekkürler borçluyum... Her yönüyle mükemmel şiirinizi yürekten kutluyorum,
selam ve saygılarımla...
 
26 Haziran 2008 Perşembe 19:58:37
Herkes duygularını şiirleştirebilir; ama o duyguları aktarabilmek için, yazanın kelime dağarcığının dolu olması gerekir. En önemlisi de yazdığı dile saygılı olmalı, olmazsa olmaz kurallarına bağlı kalmalıdır.

Dil, her toplumda en önemli rolü kendine biçmiştir. Günlük yaşamda, her alanda var olması bunun en güzel kanıtıdır. Dil kültürel yönlendirmeyi olası kıldığı gibi, iletişimdeki mükemmeliyeti de sağlar.

Şiir yazmak, şiir yazmaya çalışmak, şiir öğrenmek… Bu sıralama aslında tersinden başlamalıydı ama ne yazık ki; önce şiir yazmaya kalkışıyoruz, sonra yazmaya çalışıyoruz ve eğer şiire bağlılığımız artarsa şiiri öğrenmek istiyoruz. Peki, şiir öğrenmek nasıl olur? Şiiri öğrenmenin tek yolu şiir okumaktır. Yazanlarımızdan kaçı, kaç şair okuyarak bu yolculuğa başlamıştır, kaç kişi dünya şairlerinden kaç isim sayabilir? İşte bu sorunun cevabı biraz karmaşıktır; ama ben bu sayfanın şairi için şahitlik ederim ki; dünya şairlerinden, dünya şairlerinin şiirlerinden, bilgi haznesinde oldukça fazla bulunmaktadır.

Şair, kullandığı imgelerle ve ne kadar sözü varsa özünden geçirerek o süzdükleriyle girer şiire. Şiir yazan kişi, hangi anlatımı ve nerede hangi imgeyi kullanıyorsa, onlarla değerlerini ve inançlarını dışa vurur.

Çıplaktı uykular yastığa düşerken
gece avunurken yıldızların dansıyla
üstümü örtmeye gelen şehirsin… Burada, ilk dizeyi tek başına aldığımızda, her şeyden arınmış bir uykuyu anlayabiliriz; ama alttaki dizelerden anlıyoruz ki hiç de öyle değil. İkinci dizede gecenin yaptığı tek şeyin, yıldızlarla avunmak olduğunu görüyoruz. Sonraki dizede, üstün örtülmesiyle, ilk dizede belirtilen ‘çıplak’lığın korumasızlık olduğunu şaşırarak okuyoruz. İşte bu, şairin görünmeyen bir başarısıdır.

hıçkırsam rüya uyanır
seslensem martılar… Bu iki dizeyle, girişteki üç dize birbiriyle öylesine örtüşüyor ki; bunların arasındaki dizeler neyi anlatırsa anlatsın ancak parantez içi olarak kalır. Bu iki dizede olan vurgu ve anlatım mükemmel denilecek kadar güzel. Hıçkırsam rüya uyanır/ seslensem martılar… Her iki durum da çıkar yol değildir; ya da ikilemdeki bir duygunun açığa çıkmasıdır.

ağlayan bir keman sesi gezinir duvarlarda
aryası ıslak dudaklarımla
yağmura vereli saçlarımı
eski bir aynada yıkanır yüzüm

Bu bölümde buraya kadar olan anlatımda özne b.t.ş; peki neden sonraki dizelerde ü.t.ş oluyor.

giyindikçe hasreti kadın
kapanmıyor bahtın dolgun göğsü
aşkın alevli buluzunda…

Şiirde tekniğe ve anlatıma ters düşüyor gibi algılanabilir ama bu algılama yanılgıdır. “yağmura vereli saçlarımı” buradaki yağmur umut olmalı. Eski bir aynada yüzü yıkanıyor ve o aynadaki artık kendisi değildir, bu yüzden özne birden değişiyor. Aşk kendini saklayamıyor, gizlenemiyor duygular; ama şunu da birlikte düşünmek gerekir, burada bir sabır taşmasıyla da bir önceki duygu karışıyor gibi.

gölgen gelir ayakucuma
biner gideriz süslü bir faytonla
rüya sarayındaki
düşler salonunda
dokunmayan tenlerde başlar
aşkla vals…

Bu dizeler yorumlanamayacak kadar açık. Hasretle örtüşen bir anlatım altı dizeyle dile gelmiş.

Ve son bölümde, adım adım finale yaklaşırken şair ustalığını yine göstermiş. Pencereye konan mavi kuşun, geçmişin hüznünü silen müjdeleri yine o aynadaki kadına dönüştürür onu, yani buradaki anlatımda yine özne ü.t.ş oluyor; ama araya sıkıştırılmış “zaman/sızım saatleri okşadıkça ellerin” dizesi bu bölüme asıl vurguyu yaparken, “yağmur sokağıdır göz imleri” dizesiyle, aslında yağmur sokağının, yani sevda sokağının gözlerde başladığını ya da bakışların bıraktığı her şeyin aşk olduğunu söylüyor son dizeler.

Ve

kalpleri kurma vakti gelmiştir artık
beklenen aşka…


Evet Sevgili Neslihan Yazıcılar,
harika bir şiiri yorumlamaya çalıştım.

Yürek kalemle bütünleşince demek ki böyle oluyor. Ve her kuşun eti yenilmeyeceği gibi, her şiir de kolayca anlaşılmıyor... Şirine en sıcak yorumlarımı gönderdim..

Sevgi, saygı ve teşekkürlerimle…

Şiirle kal… (tabi ki bir de fotoğraf sevdasıyla)


ÖmerNazmi tarafından 6/26/2008 8:14:14 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
26 Haziran 2008 Perşembe 11:11:31


Tebrik ederim çok güzel bir çalışma
olmuş yüreğinize sağlık......
 
26 Haziran 2008 Perşembe 10:54:04
Sadece tebriklerimi sunabiliyorum...Zirâ; fazla kelime yazamayacak kadar vuruldum şiirinize efendim...
Saygılarım ve tebriklerim son derece sıcak bir şekilde size ulaşsın...
 
26 Haziran 2008 Perşembe 10:42:04
Duvarlarda ağlayan keman sesi eşliğinde çok güzel imgelerle örülmüş şiirinizden dolayı tebrik ederim.

Saygılarımla.
 
26 Haziran 2008 Perşembe 07:28:01
Güzel bir şiir, sşçkiyi fazlasıyla hak etmiş. Kutlarım.
 
26 Haziran 2008 Perşembe 00:15:53
Eski İstanbulda bir zaman yolculuğunda hissettim kendimi.Gramafonlar çalınırken, asude ve dingin bir zaman dilimine demir attık..O atmosferi soluduk adeta...

Kutluyorum Sevgili Neslihan...

 
26 Haziran 2008 Perşembe 00:07:08
Hak ettiği yere oturan dizelerini tekrar kutlarım Güneşin Kızı...

Sevgim ve saygımla...

Hep...
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 23:58:38
eski bir vestiyerde asılı şemsiyedir beklenen
beyaz eldivenlerini giyinen özlem
köhne antik-acıdan
zamanı bozuk bir saat alıyor..

etkileyici, yalın, güzel bir şiir okudum

saygıyla..
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 14:47:15
Yüreğine sağlık

Selamlar,saygılar
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 14:03:41




Şiir dedikleri bu olsa gerek..............sevgilerimle.........
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 13:41:06
Keyifle okuduğum satırlar...yürekten kutlarım...
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 11:15:23
İçimde aryalarla ayrılıyorum güzel dizelerinden...
Bu sayfa hep naif ve sevdâlı hayata...
Hayat senin kıymetini bilsin dilerim...

Sevgim çok...
Hep çoktu...
Saygım da bir o kadar...

Dert değmesin yüreğine...

savaşçı tarafından 6/25/2008 11:15:54 AM zamanında düzenlenmiştir.
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 11:04:43
zaman/sızım saatleri okşadıkça ellerin
yağmur sokağıdır göz imleri
eski bir vestiyerde asılı şemsiyedir beklenen
beyaz eldivenlerini giyinen özlem
köhne antikacıdan
zamanı bozuk bir saat alıyor
dokunuyor akreple yelkovan
dizelerin konuğuna
kalpleri kurma vakti gelmiştir artık
beklenen aşka…

Harika bir şiir, gerçek yorum için döneceğim .

Sevgili Neslihan,
kalbine ve kalemine sağlık,
her zaman şiirle ( tabi ki bir de fotoğraf sevdasıyla)
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 09:38:45

pencereye konan mavi kuş seslenir
silerek geçmişin hüznünü
muştular düşer gagasından
aynalarda sanrılanır gözler
çocukça büker dudağını
zaman/sızım saatleri okşadıkça ellerin
yağmur sokağıdır göz imleri
eski bir vestiyerde asılı şemsiyedir beklenen
beyaz eldivenlerini giyinen özlem
köhne antikacıdan
zamanı bozuk bir saat alıyor
dokunuyor akreple yelkovan
dizelerin konuğuna
kalpleri kurma vakti gelmiştir artık
beklenen aşka…


BEKLENEN AŞKA...
GÖNÜL DİZELERİNİZİ KUTLARIM.RABATLI
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 02:27:00
Çocukluğumun bir kısmı büyük annemlerin B.adadaki yazlığında geçti. Bir an oradaki faytonlarla büyük tur yada küçük tur adı verilen gezintilere çıkardık akasyaların arasından giden yollarda...Birde dedemlerin Bursa'daki çiftliğinde kırık dökük antika görünümlü bir fayton vardıki kuzenlerimle kovboyculuk oynardıık...İkiside gözümün önünden geçti Neslihan hanım...Bir resim nerelere götürdü beni sağolun...
Şiirinize gelince her zamanki ustalık ve marka bir imza...Yine keyifle okudum yine sayfanızdan dolu dolu ayrılıyorum...
TEBRİKLER...
Papatyalar yüreğinize...
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 01:57:22
çok harika bir paylaşım okudum sayfanızdan...
sağlam bir şiir...
tebrikler...
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 00:53:21

Bir su perisi gibi koşuyor şiir
dans edip zıplıyor

ve o an geliyor

kalpleri kurma vakti

insan kendini
ve sevgileri asla ihmal etmemeli
ne kadar güzel noktalanmış şiir
yürekler kurulmuş

sevgi ve çokça hayranlık ve beğenimle
şiirle kal kardeşim
sevgilerle kal

harikasın




 
25 Haziran 2008 Çarşamba 00:50:12
"hıçkırsam rüya uyanır
seslensem martılar…"

tebriklerimle

sustum.
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 00:45:54


Çıplaktı uykular yastığa düşerken
gece avunurken yıldızların dansıyla
üstümü örtmeye gelen şehirsin

ustam yüreğine klemine emeğine sağlık
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 00:35:07
müzik kutusuna saklı şiirler
yüzümde sevişen düşleri çalar
kıskanır geceyle ay
gölgen gelir ayakucuma
biner gideriz süslü bir faytonla
rüya sarayındaki
düşler salonunda
dokunmayan tenlerde başlar
aşkla vals…

çok güzel ve seçkin bir şiir
saygılarımla efendim
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 00:18:38
uzun güzel bir şiir,kurgu çok hoş,fon resmi daha farklı olabilirmiydi acaba?
 
25 Haziran 2008 Çarşamba 00:17:05
Hepsi güzeldi ama,faytonda kaldı gözlerim.Köyümüzün zengini bir aile vardı çoculuğumda onlar süslü faytonla gelirlerdi ellerinde yelpazeler,kısa etekli kızları,saçta kurdelayı,çocukta parayı onlarda görürdük...Sonra Erzurum'a bir ara ayağımız düştü orada görmüştüm çarşaflı varlıklı kadınlar binerdi çoğunluk.Sonra yetmişli yıllarda Filorya'da rastladım o faytonlara..Bir devirmiş demek...Gıpta ettim şiirine.Yürekten kutlarım.Selam,saygı...
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
Haberler Fıkra Dünyası
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Prefabrik -  Estetik -  Reklam verin