|
|
|

Bizim Söylencemiz...
Kilitlenen yaşamın ya da sisli kentlerin ardından yarım kalmış güneş ışığı gibi bıraktı kendini şarkıların hasadını yaptı zevklerin bıraktıklarını nimetlendi elleri el göğsü-kirli-düşler taşıyordu o sendin bendim ya da birey olamamanın hıncını taşıyan; Kürdün mavi düşüydü kimi zaman ilahi kimi zaman kendini okudu ezil-miş-miş ya da düş-ü-rül-müş,düş artığı o sendin o birey olamamanın hıncını taşıyan yaralı düşleri olan Sis çocuğuydu peki kim anlatacak gerçek düşü dengbéj söylencelerinin mitolojisini yarına hangi işçinin türküleri taşınacak... o sendin o bendim ya da kendi olamayan ki,olmak istemeyen hep başkası olan ve de çırpınan BİZ’dik...
|
|
|
|
24 Haziran 2008 Salı 15:01:38
Peki kimdiniz ?
|
|
|
|
24 Haziran 2008 Salı 10:21:43
o sendin o bendim ya da kendi olamayan ki,olmak istemeyen hep başkası olan ve de çırpınan BİZ’dik...
YÜREĞİNİZE SAĞLIK GÜZEL BİR ŞİİR OKUTTUNUZ
|
|
|
|
24 Haziran 2008 Salı 10:09:04
çok güzel sevgili dostum! ellerine sağlık ,şiirin salt "aşk-meşk" uğraşı olmadığını aslında şiirin yaşamın her yanında olduğunu bir kez daha hatırlattığın için ayrıca teşekkür ediyorum.spaz!
n.erdim tarafından 6/24/2008 10:09:47 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|