|
|
|

ZİNCİR DAĞLARI
Zincir dağlarından denize koşan insanlar Ormanın ağlarında ümide açılan ışıklar Oyuncak sevinçlerinde hayale dalan çocuklar Özlem kıyılarında derinliğe kavuşan dalgalar Aşkları kaderin harabelerinde yıkıyor Gönüller vurgun sarhoşluğunda Zaman kum saatinde bitmiş
Pranga çöllerinden gönlüne uçuşan seraplar Güneş fırtınalarında semaya savrulan ziyalar Şefkatin kalelerinde huzura kavuşan sevdalar Gülücük şelalelerinde kalbi yıkanan ruhlar Kasvetleri kederin dehlizlerini dağıtıyor Kalpler sevdanın aydınlığında Köşkler viranesinde çökmüş
Veda limanlarından engine açılan kuşlar Ay tutulmalarında kedere kapanan ufuklar Merhametin alevlerinde aşka yanan mumlar Ümit çağlayanlarında mabedi yıkılan dualar Gökleri yıldızların burçlarına taşıyor Feryatlar şafağın şaşkınlığında Gölgeler kasvetinde kaybolmuş
Umut sahillerinden ufka akan deryalar Yıldız kaymalarında ışığa koşan semalar Perdah vuruşlarında dağılan çakmaklar Göç zamanlarında sevdaya ulaşan sonsuzlar Gözleri çılgınlığın doruklarına götürüyor Özlemler feleğin yarığında Düşler nehrinde erimiş
Kâbus kıyılarından uykuya kırılan rüyalar Rüzgârın gölgelerinde serinleyen aşklar Deniz vurgunlarında coşan fırtınalar Sevda katarlarına bağlanan umutlar Kaderleri ömrün duraklarına bırakıyor Çiçekler girdabın bağrında Irmaklar kanserinde kurumuş
|
|
|
Acaba Nedir?:
ay
,
çocuklar
,
deniz
,
gölgeler
,
güneş
,
kâbus
,
kum
,
özlem
,
pranga
,
sevda
,
umut
,
veda
,
yıldız
|
|
Bu şiire henüz yazılmış yorum yazılmamış.
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|