|
|
15 Haziran 2008 Pazar 01:18:38
zaman ayırıp okuma nezaketi gösterdiğiniz için teşekkürlerimi kabul buyurun lütfen...
sevgilerle...
|
|
|
|
12 Haziran 2008 Perşembe 05:00:52
ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi belki yağmurlu bir ilkbahar sabahında fırından aldığın sıcak bir ekmek gibi ya da kızgın güneşin altında çıplak bedenini çoşturan beyaz köpükler arasından maviye karışır ölümün rengi veya hasretle koşarsın dalından kopan sarı yapraklar gibi toprağa kim bilir belki zemheri ayazında sobada kızaran kestane tadında ve sevimli bir kedi gibi sokulur yanına ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi...
KUTLARIM BU GÜZEL ŞİİR YAZANI ZEVKLE OKUDUM
|
|
|
|
11 Haziran 2008 Çarşamba 11:23:53
ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi...
ne demişler " ecel geldi cihane baş ağrısı bahane !.."
kutlarım sayende birdaha düşündüm ölümü
|
|
|
|
11 Haziran 2008 Çarşamba 07:40:13
Ölümün Mevsimi Yok...
ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi belki yağmurlu bir ilkbahar sabahında fırından aldığın sıcak bir ekmek gibi ya da kızgın güneşin altında çıplak bedenini çoşturan beyaz köpükler arasından maviye karışır ölümün rengi veya hasretle koşarsın dalından kopan sarı yapraklar gibi toprağa kim bilir belki zemheri ayazında sobada kızaran kestane tadında ve sevimli bir kedi gibi sokulur yanına ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi...
fethiye 1999 halil *******************************************
''Bilnmez nerde ne zaman , kaç yaşında... ,, Yaş Otuz beş .. Yolun yarısı eder . Dante gibi ortasındayız ömrün... Cahit Sıtkı Tarancı ... Var mı başka söze gerek .. Bir de şiiriniz deki o güzel anlatım . Susturur insanı .. Saygıyla , kutluyorum efendim...
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
11 Haziran 2008 Çarşamba 05:37:26
"ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi..."
DEYİŞLER VARDIR HANİ BİN MİL TARİHTEN GÜNÜMÜZE KADAR GELEBİLMİŞ VE HALA KULLANDIĞIMIZ HAYATIMIZDA... İŞTE BİR DEYİŞ DAHA KAZANDI DİYORUM BEN İNSANLIK TARİHİ...
ŞAİR BU İŞTE...YÜREK İNSANI OLABİLMENİN BİR DÖNÜM NOKTASI YA DA MİADI VAR MIDIR ? HAYIR ! YA YÜREĞİNİZLE DOĞARSINIZ ? YA DA .....
ARADAN GEÇEN 9 YIL SADECE DAHA BİR DOYGUNLUĞA ERİŞTİRİP ZENGİNLEŞTİRMİŞ ŞAİRİN KALEMİNİ... OYSA Kİ BU KALEM YAŞANMIŞLIĞIN HER SÜRECİNDE ZATEN IŞILDIYORMUŞ Kİ !
HEP DEDİM ..YORULMAYACAĞIM DA ASLA DEMEKTEN..ŞAİR BANA "SUS ARTIK "DEMEYENE KADAR !
YAZARKEN "DÜŞÜNEN"LERDENSİN ŞAİR..VE OKUTURKEN DÜŞÜNDÜREN "ENDER" LERDEN !
SAYGIYLA... ASİ-L
|
|
|
|
11 Haziran 2008 Çarşamba 01:36:17
İçinde kedi ve ekmek geçince o şiir benim için cazip bir şairdir. Nereden geldiyse aklıma, küçük bir kedimiz vardı. Bazen mırıltılarını ararım... Neyse. Şiir güzeldi. Sanki birkaç tülbentten süzülmüş süt gibi doyurucu ve doğaldı. Herkesin gelişi ve gidişi ile ilgili sözleri var. Sonuç aynı. İlk nefes var, son nefes de mi olmasın. Geleceksek gideceğiz, gideceksek sadece toprağa karışıp ve dağılıp gidecek miyiz. İnsan bu dünyada kiracı ve burası için yaratılmadı bilirim. Buralar da ayrı bir mesele. Apayrı mesele olmayan ve aklımızda kalansa finalin nasıl olacağı. Sırf hatırlanmak mı insanı tümden öldürür, yoksa ölümü ölmeden yaşamamak mı? Geceden sonra gündüze selam. İyi geceler şaire. Güzel vallahi bu şiir. Kestaneli ki bir de, sorma gitsin. Oy oy oy
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 22:50:51
ölümün mevsimi yok. bir yazı düşünüyordum pişman olmamak hakkında. güneşin yakışından dünyanın nakışından,ne yaparsan yap ah keşke demeden yaşayabileceğin bir şeylerin olsun hesabından bütün hatalarını ders almak adına yaşadığının bilinçlendirilmiş belleğinden bir yazı ama yazamadım nedeni bende bilmiyorum yazmak gelmedi içimden. yaşamanın zorunlu direnişinden geçen ölü mevsimler sabahına uyanan bir ülkenin çocuğunun gün açan düşlerini yazmak finalde mavideysen ve birde seviyorsan ölümün rengi soluk olur dicektim sana nasipmiş ölümün mevsimi yok dost olmayacakta onun için pişman olmadan yapmak gerek ne yapılacaksa. kalabalıktaysan mesela sıkıldıysan sıkıldığın ı belli edercesine güleceksin mesela deli deselerde aldıremadan. ya da mavi yakalarını takıp takıştırdığın bir gün batımı körfezin koynundasın yanındaki kayalıkda sevişen çifte aldırmadan sessiz bir dinginliğin gözünden soluyacaksın hayatı. bileceksinki onlarda sana aldırmayacak.en önemlisi ölümde aldırmayacak sana. bir bakacaksın sol kolundan bir sızı yüreğine takılacak galiba geldi diyeceksin bekleyeceksin ama o gelmeyecek korkmadığından olsa gerek azrailde yolunu şaırıp çekip gidecek. ve ölümün mevsimi hiç olmayacak ne zaman ve nerden gelirse gelsin yürekliysen ve göğüsleyebiliyorsan senden güzeli olmayacak . kutlarım dost şiirdi yine.
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 22:38:19
İşte hayatın gerçeği, ne yaşarsak yaşayalım, ister gülelim ister ağlayalım fakat ölümden kaçış yok.
Belki şimdi, belki yarın belki yarından daha yakın her an gelebilir. Huzura yolculuk mu? Yoksa daha çok acılara mı? Bilinmez... Dönüşü yok, kaçışı yok. Doğmak gibi, sevmek gibi ölmek de bizim gerçeğimiz...
Mevsimi yok, ansızın...
Şiir okudum tebrikler
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 21:00:20
ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi belki yağmurlu bir ilkbahar sabahında fırından aldığın sıcak bir ekmek gibi ya da kızgın güneşin altında çıplak bedenini çoşturan beyaz köpükler arasından maviye karışır ölümün rengi veya hasretle koşarsın dalından kopan sarı yapraklar gibi toprağa kim bilir belki zemheri ayazında sobada kızaran kestane tadında ve sevimli bir kedi gibi sokulur yanına ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi...
Kutlarım güzel dizelerinizi. Saygılarımla.
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 21:00:15
dalından kopan sarı yapraklar gibi toprağa kim bilir belki zemheri ayazında sobada kızaran kestane tadında ve sevimli bir kedi gibi sokulur yanına ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi... ........................................... kutlarım tümcesini yazan yürege selamlar başarılar
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 20:53:14
ey ölüm çağırmadan davetsiz gelen soğuk yüzlü kaçınılmaz rüzgar yakaladınmı yakasından ne genç dersin ne yaşlı senki ağıtların bestekarı seni sevmiyorum ama sevmesemde biliyorumki boynumuza asılı bir muskasın.....................Gürselce, den Ezop dostuma...............sevgilerime....
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 13:52:35
Son zamanlarda okuduğum en güzel ve en etkileyici şiirlerdendi. Çok güzeldi. Hüzünlü olmasına rağmen sıcacıktı. Mükemmeldi. Kutlarım.
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 12:30:41
"ölümün mevsimi yok"
doğumda ağlamak varmış kadere... ölümde tebessüm dileğiyle...
hidayet dal tarafından 6/10/2008 12:31:43 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 11:42:25
sobada kızaran kestane tadında ve sevimli bir kedi gibi sokulur yanına ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi...
güzel bir şiir tezahür etmiş tebrikler selamlarımla
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 11:41:45
güzel şiir...
tebrikler
hilal.
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 10:54:29
ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi
tebriklerimle...
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 10:45:27
ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi belki yağmurlu bir ilkbahar sabahında fırından aldığın sıcak bir ekmek gibi ya da kızgın güneşin altında çıplak bedenini çoşturan beyaz köpükler arasından maviye karışır ölümün rengi veya hasretle koşarsın dalından kopan sarı yapraklar gibi toprağa kim bilir belki zemheri ayazında sobada kızaran kestane tadında ve sevimli bir kedi gibi sokulur yanına ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi...
kutlarım şair arkadaş...haklısınız.. kimbilir nerede, nasıl, kaç yaşında? selam ve hürmetler efendim...
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 10:39:43
sevmenin zamanı yok ölüm gibi benzerlerde birbirlerine hani
yaşarken öldürür sevmenin acı çektireni
sevgiyle
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 07:12:25
az yaşa çok yaşa âkıbet gelir bir gün başa... zamanı yoktur elbet... kutlarım.... maviler yüreğinize...
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 03:01:55
Tebrik eder selamlarımı sunarım.
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 01:21:51
zemheri ayazında sobada kızaran kestane tadında ve sevimli bir kedi gibi sokulur yanına ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi...
HARİKA BİR ŞİİR BU AKŞAM OKUDUĞUM EN İYİ ŞİİRLERDEN BİRİ SAYGILARIMLA EFENDİM
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 01:21:33
ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi belki yağmurlu bir ilkbahar sabahında fırından aldığın sıcak bir ekmek gibi ya da kızgın güneşin altında çıplak bedenini çoşturan beyaz köpükler arasından maviye karışır ölümün rengi veya hasretle koşarsın dalından kopan sarı yapraklar gibi toprağa kim bilir belki zemheri ayazında sobada kızaran kestane tadında ve sevimli bir kedi gibi sokulur yanına ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi...
yüreğinize sağlık..dediğiniz gibi ölümün ve sevmenin zamanı yok heralde zamanı bilinseydi o zamanda anlamı olmazdı.kaleminiz daim olsun saygılar
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 01:14:11
gönlünüze sağlık kutlarım
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 00:58:55
evet ölümün zamanı yok... üstelik ne zaman gelirse gelsin zamansız gelir ölüm... hep erken gelir... yüreğinize sağlık...
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 00:20:20
zamansız...
ikisininde ne zaman geleceği belli değil ve birinin ne zaman gideceğinde
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 00:17:11
ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi...
çok doğru ama bir farkla ölümü her canlı bir kere tadacak ama sevmeyi ölene kadar her saniye tadacak... Çok güzeldi , sevgiler seninle olsun ....
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 00:16:07
Dost muhteşemdi ölümü usulca yanımıza sokulan bir kediye benzetmeniz aşk gibiydi ölüm
harikaydı içinde ki şiirsel hüzünle
sevgi ve hürmetimle
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 00:12:01
kim bilir belki zemheri ayazında sobada kızaran kestane tadında ve sevimli bir kedi gibi sokulur yanına ölümün mevsimi yok sevmenin zamanı olmadığı gibi... ********************************************* Çok güzeldi.kalemine sağlık.
|
|