|
|
|
|
Eklediği son sesli şiirler
|

EPİZOT
yüzü yok bir aşkın sesi yok günlerine ağlayan kadın elbette ki bilecektir saçlarını uzatmayı kim ister ki saat kulesine asılmayı bir meczuptan başka
bir iç denizden başka bir iç denize kapaklanıyorsa içsizliği elinde kalan kırık dökük tümceleri kırık dökük yanlarına yama yapacaktır aşikâr ve kentin tüm orospularına merhametle bakacaktır en güzel onlar ağlar!
sonu gelseydi dünyanın illaki bağırırdı yeter artık, bir ses n’olur diye ya da alışmasaydı nefes/sizliğe sarabilirdi tüm tanrıları şefkatle
tanrı dedim de neden piç çocuklara tiksiniyor insan bak işte” o” gitti ve piçleştim hepsi bu! bir aşk baba gibi kokmuyorsa ve baştan çıkaran hoyrat bir sevgiyle dokunmuyorsa kulağına fısıldanan fahişe kelimesi akordunu yitiriyor rutin bir sarsıntı her sevişme ve fakat bitik!
yüzü yok bir aşkın diyordum ve yüzsüz bir kadın oluyordu kahramanı ellerini bilerek ve isteyerek kesiyordu bir adam kal deseydi kadın, kalır mıydı “o” adam? hayır!
o yokken evvel zaman içlerini elâlemin piçlerini düşünmek gibi yabancısı olduğun ve hep uzak durduğun bir gerçekliğin doğruluğu nasıl anlatılırdı ki üstelik hiç gibi yaşarken ve hala konuşmayı bilmezken! allahına kitabına yemin ederken özlememek için ve Allahın ve kitabın sana sadece sabır verirken kendine ama hep kendine kaçtığının gerçeği hani
kolu kesildi ve kırmızı aktı oysa heykellerden kırmızı akmazdı mermer tozu gözlerini oyduğu ve sandıklarını kitlediği günden beri sane sadece onun için vardı şimdi o da yok!
/desem ki annemin fesleğen kokan memelerinde ölüm soludum günlerce (anlamaz kimse, anlamasınlar da) /
bir şehirde bırakırken kendini başka bir şehirde yeşillenen tuhaf ve saçma ve nankör ve aptal bir beyin olabilir miydi? her orospuya aklını çengelleyen ve fakat uzayan bacaklar kime ait olduğu kesinlikle belli olmayan lekeler ve milyonlarca iz! gidiyor musun sorusunun ileri derecede saçmalaştığı ve cümle bitmeden bir gidişin yaşandığı an/lar
ağlamak nasıl bir şeydi anne?
FİLİZ KILINÇ
atlayanhezeyanyılı ]
|
|
|
Acaba Nedir?:
ait
,
aşk
,
baba
,
bir
,
cümle
,
fahişe
,
fakat
,
fesleğen
,
gibi
,
güzel
,
hep
,
hepsi
,
hiç
,
hoyrat
,
kadın
,
kalan
,
kırık
,
kırmızı
,
mermer
,
nankör
,
nasıl
,
o
,
ölüm
,
saat
,
sabır
,
saçma
,
sadece
,
sana
,
ses
,
tüm
,
ve
,
yama
,
yeter
,
zaman
|
|
|
07 Ekim 2008 Salı 17:53:51
epizot:hikaye, roman veya şiirde ana konuya bağlı ikinci derecede olay. meczupta olmak önemli değil aslında nasıl gördüğünüze bağlı severken size armağan edilenleri... terketmeyi becerenler terkedikleri gün anlarlar gerçeği. hayatın kıskaçları kimilerini biraz daha az alırsın içine kimilerini öldürürcesine üstelik ruh terketmemişken bedeni sıkarsın tüm kuvvetinle...
saygılar şairem.
şiir kanburu:((
makyevel tarafından 10/7/2008 5:56:09 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
13 Haziran 2008 Cuma 17:15:17
yüzü yok bir aşkın sesi yok günlerine ağlayan kadın elbette ki bilecektir saçlarını uzatmayı kim ister ki saat kulesine asılmayı bir meczuptan başka
Tebrik ederim ama böyle bir anlamlı şiire bu resmin gitmediğini düşünüyorum bu benim görüşüm saygılarımla.
|
|
|
|
10 Haziran 2008 Salı 14:30:33
epizot..
tek bir anlamı yok bu kelimenin.. en bilineni, eski yunan da sahnede perde anlamı taşımasıdır. farklı anlamları olmasına rağmen, şiire baktığımızda karma epizot göze çarpmaktadır. Şiiri bütün olarak okuduğumda bu hisse kapıldım.
şiir ilk anlamıyla karşımıza çıkıyor. şair ilk mısrada "perdeeeee "diyor. akış başlıyor. birden fazla perde diyor şair.
şiirde belki de kimsenin dikkat etmediği bir olgu var. her perde finaliyle kapatıyor kendini. fakat kapanan finaller de dahi okuyucuya bırakıldığı kadar, şairin kendi düşünce kurgusunda aralık bıraktığı mısralar da var. bir şiirde perde demek ve her perdeye final giydirmek, özellikle finallerin en can alıcısının asıl finalde insanı vurnması alışılagelen bir şey değil.
"en güzel onlar ağlar"- "ağlamak nasıl bir şeydi anne" olgun finaller. ara final de dikkat çekiyor;
/desem ki annemin fesleğen kokan memelerinde ölüm soludum günlerce ( anlamaz kimse, anlamasınlar da ) /
şiirin ilk anlam taşıyan, yani perde denilen bölümlerinden söz ettikten sonra, karma epizot tanımına giren satırlarla haşır neşir olalım biraz da.. ne dersin ülkemin şairesi?
enlerin sahipleri olunmakla beraber, aşırı enerji yüklü insanların da kendilerini çok kalabalık içinde yalnız hissetmeleri, aşırı sevgi beklentileri, dolayısı ile, bazen en uçta yaşayan insanların ölümü düşünmeleri (bir anlık) karma epizot tanımına yatkındır. bir anda ölümü düşünüp, bir anda o duygudan sıyrılma, yani, geçici bir ruh halidir.
diyor ki şair, enlerim var, uçlardayım, ölümü sevebilirim, ağlamayı da isterim, orospuların yalın ağlayışınlarına eşlik edebilirim, kendime de kaçabilirim olmadık yerde..
benim yüzüm yok, aşkın yüzünün olmadığı gibi.. yüzü olmasa da aşkın, bir baba gibi kokmalı, hoyratça baştan çıkartmalı diyor.
"elalemin piçlerini" şair burada göz renginin piçliğinden bahsediyor. her ela aynı bakmaz. hüzünle işlenen resimlere çizilen gözler gibi. dudaklarında gülümseyen ama, gözlerinde hüznü barındıran, ruh doygunluğunun eksik olduğu bir anlatımla eş değer sanıyorum. gözler neden piç olsunlar ki? bakmayı doğuranın kim olduğu mu bilinmiyor? öyle olmalı.
dedim ya, dudaklar gülerken onlarca kare resimlerde, hüzünleri besleyen gözler, kaç neslin anneliğini yapıyor, gözlerinden kaç çocuğu emziriyor, bilen var mıdır ki?
epizot...
Teşekkürler şair.. vallahi billahi, etkili yorum seçilsin diye yazmadım :))
şair, hüzünlerin damladığı bakışların kadar, onlara eşlik eden kirpiklerin de piç değil..
kutsal içki yılda bir kez sunulur. ne kadar saklanabilir ki? heykellerden kırmızı toz da akıyormuş.. kimse taş değil..
fido, ağlamak nasıl bir şeydi?
Cumhur Karaca
|
|
|
|
09 Haziran 2008 Pazartesi 10:25:23
bir şehirde bırakırken kendini başka bir şehirde yeşillenen tuhaf ve saçma ve nankör ve aptal bir beyin olabilir miydi? her orospuya aklını çengelleyen ve fakat uzayan bacaklar kime ait olduğu kesinlikle belli olmayan lekeler ve milyonlarca iz! gidiyor musun sorusunun ileri derecede saçmalaştığı ve cümle bitmeden bir gidişin yaşandığı an/lar
ağlamak nasıl bir şeydi anne?
Var ve devam ediyor kanayan yaramız kim suçlu kim suçsuz kim haklı kim haksız karışık durum ama bir gerçek var mazlumlar ezilir suçlular gerikerek gezer dilinize yüreğinize sağlık .
|
|
|
|
05 Haziran 2008 Perşembe 20:51:12
aşklardan anlamam hiiç aşk büyümedim çünkü... yürümedim de
ama şiirler filizin dünyasında gitgide daha önemli bir yer alıyordu
tebrikler
|
|
|
|
03 Haziran 2008 Salı 14:07:42
Hüzün ve isyani okudum. Ama cok derin ifadelerle doluydu. Kutluyorum nadide kaleminizi.
|
|
|
|
03 Haziran 2008 Salı 12:58:08
bir şehirde bırakırken kendini başka bir şehirde yeşillenen tuhaf ve saçma ve nankör ve aptal bir beyin olabilir miydi? her orospuya aklını çengelleyen ve fakat uzayan bacaklar kime ait olduğu kesinlikle belli olmayan lekeler ve milyonlarca iz! gidiyor musun sorusunun ileri derecede saçmalaştığı ve cümle bitmeden bir gidişin yaşandığı an/lar
ağlamak nasıl bir şeydi anne? Epizot gelip geçse de alkışlarım bitmez böyle şiire Anlam yüklü, akışkan, duyarlı, şair yüreğin ortaya koyulduğu bir şiir Ancak ben bu şiiri daha güzel yorumlayacak kadar şair olamadım. Şairini kutladım, sevgi ve saygılarımı yolladım. İçimden gelerek tekrar tekrar alkışladım
|
|
|
|
03 Haziran 2008 Salı 08:21:35
bir şehirde bırakırken kendini başka bir şehirde yeşillenen tuhaf ve saçma ve nankör ve aptal bir beyin olabilir miydi? her orospuya aklını çengelleyen ve fakat uzayan bacaklar kime ait olduğu kesinlikle belli olmayan lekeler ve milyonlarca iz!
yine iç sesi yüksek bir şiir, hayatın girdaplarında kral çıplak diye bağırmış şair.
Ses olmuş milyonlara.
Tebriklerimi sunuyorum.
|
|
|
|
03 Haziran 2008 Salı 03:14:46
bu kızgınlık kime? neye bu öfke? sadece sen mi yaşıyorsun yoksa tüm o olup biteni? sakin ol!
|
| filiz kılınç |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
04.06.2008 03:32:03 |
aksine ne kızgınlığım var ne de isyanım...çoook sakinim!
hiç olmadığım kadar sakin...hatta sakinim beeeen :)))))))))
|
|
|
|
03 Haziran 2008 Salı 00:19:58
''neden piç çocuklara tiksiniyor insan'' şair balyozu indiriyor kafamıza... neden... kendi piçliğimizle yüzleşmekten korktuğumuz için... bu yüzden en güzel orospular ağlar çünkü içte biriken kusmuğun dışa atımıdır ve manik epizot sancılarının panzehiridir ağlamak... daha derinine inildiğinde o alışıldık sorunla karşılaşılıyor... .....ANLAŞILAMAK... ve daha pekçok derin düşünceyi barındıran bir şiir ... teşekkürederim...
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 19:04:02
Ağlamak huzurun Annesiydi sevgili kaf dağı yürekli kardeşim. Harukûlâde güzellikte bir şiirdi. Gönlüne sağlık. Güzelliklerle ol. Hürmetle.
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 18:46:08
yüzü yok bir aşkın diyordum ve yüzsüz bir kadın oluyordu kahramanı
Soluksuz okunan ve bellekte iz bırakan şiiirini günüme seçtim Sevgili Filiz...
Demleyip içelim tekrar tekrar...
Biraz soluklandıktan sonra...
kutluyorum...
Sevgimle hep..
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 17:52:23
ağlamak nasıl bir şeydi anne ?
nasıl bişey ?
kutlarım
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 17:20:12
desem ki annemin fesleğen kokan memelerinde ölüm soludum günlerce ( anlamaz kimse, anlamasınlar da ) /
ağlamak nasıl bir şeydi anne?
çok şiirdi hatta şiir değil hayatın içindendi.... kutlarım arkadaşım... maviler yüreğine....
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 16:30:33
harikasın kardeş hani silah ne iş için yapıldı diye sorsalar insana cevap veremeyen kimse kalmazdı sanırım tabiyki karıştıranlarda olacaktır silah kendi namlusundan barut kokusu eksik olmasın diye sizde öylesiniz şiir güzel yürek hiç eksik olmaması için varsınız kutlarım güzel yürekli kardeşimi
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 16:25:37
Epizot........iki farklı anlamda da çok başarıyla işlenmiş..Tema aralarında soluksuz kaldım..Yürek alkışımı bırakıyorum sayfanıza..Sevgiler Selamlar
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 15:50:37
bir şehirde bırakırken kendini başka bir şehirde yeşillenen tuhaf ve saçma ve nankör ve aptal bir beyin olabilir miydi? her orospuya aklını çengelleyen ve fakat uzayan bacaklar kime ait olduğu kesinlikle belli olmayan lekeler ve milyonlarca iz! gidiyor musun sorusunun ileri derecede saçmalaştığı ve cümle bitmeden bir gidişin yaşandığı an/lar
ağlamak nasıl bir şeydi anne?
ÇOK GÜZEL DİZELER VE ANLATIM.YÜREĞİNİZE SAĞLIK.RABATLI
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 15:34:11
o yokken evvel zaman içlerini elâlemin piçlerini düşünmek gibi yabancısı olduğun ve hep uzak durduğun bir gerçekliğin doğruluğu nasıl anlatılırdı ki üstelik hiç gibi yaşarken ve hala konuşmayı bilmezken! allahına kitabına yemin ederken özlememek için ve Allahın ve kitabın sana sadece sabır verirken kendine ama hep kendine kaçtığının gerçeği hani
yğreğine sağlık arkadaşım
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 15:07:03
on numara bir şiir, öylesine etkili, öylesine özel. Gün içinde okuduğum en güzel şiirlerden biri. Ayakta alkışlıyor, saygılar sunuyorum.
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 14:24:45
o yokken evvel zaman içlerini elâlemin piçlerini düşünmek gibi yabancısı olduğun ve hep uzak durduğun bir gerçekliğin doğruluğu nasıl anlatılırdı ki üstelik hiç gibi yaşarken ve hala konuşmayı bilmezken! allahına kitabına yemin ederken özlememek için ve Allahın ve kitabın sana sadece sabır verirken kendine ama hep kendine kaçtığının gerçeği hani
Sizi okumayı seviyorum.Hem de çok
Sevgilerimle
|
|
|
|
02 Haziran 2008 Pazartesi 14:18:33
yüzü yok asıldığım penceresinde uzun saçlarım..
ağlamak nasıl bir şeydi anne?
cümle bitince..
sevgiler filizim.
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|