Edebiyat Defteri

Hayata karakteri oluşmada karışanlar, başdöndürücü bir hızla vicdanlarını da kaybederler. F.W. FOERSTER
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 
   

Okunası Şiir
Özel Seçki

 
Şiir Bilgi
02.06.2008 tarihinde eklendi.
464 çoğul gösterim yapıldı.
328 tekil gösterim yapıldı.
21 yorum yapıldı.
 

   

 

EPİZOT




yüzü yok bir aşkın
sesi yok günlerine ağlayan kadın
elbette ki bilecektir saçlarını uzatmayı
kim ister ki saat kulesine asılmayı bir meczuptan başka

bir iç denizden
başka bir iç denize kapaklanıyorsa içsizliği
elinde kalan kırık dökük tümceleri
kırık dökük yanlarına yama yapacaktır aşikâr
ve kentin tüm orospularına merhametle bakacaktır
en güzel onlar ağlar!

sonu gelseydi dünyanın
illaki bağırırdı yeter artık, bir ses n’olur diye
ya da alışmasaydı nefes/sizliğe
sarabilirdi tüm tanrıları şefkatle

tanrı dedim de
neden piç çocuklara tiksiniyor insan
bak işte” o” gitti ve piçleştim hepsi bu!
bir aşk baba gibi kokmuyorsa
ve baştan çıkaran hoyrat bir sevgiyle dokunmuyorsa
kulağına fısıldanan fahişe kelimesi akordunu yitiriyor
rutin bir sarsıntı her sevişme ve fakat bitik!

yüzü yok bir aşkın diyordum ve yüzsüz bir kadın oluyordu kahramanı
ellerini bilerek ve isteyerek kesiyordu bir adam
kal deseydi kadın, kalır mıydı “o” adam?
hayır!

o yokken evvel zaman içlerini
elâlemin piçlerini düşünmek gibi yabancısı olduğun
ve hep uzak durduğun bir gerçekliğin doğruluğu nasıl anlatılırdı ki
üstelik hiç gibi yaşarken ve hala konuşmayı bilmezken!
allahına kitabına yemin ederken özlememek için
ve Allahın ve kitabın sana sadece sabır verirken
kendine ama hep kendine kaçtığının gerçeği hani


kolu kesildi ve kırmızı aktı
oysa heykellerden kırmızı akmazdı mermer tozu
gözlerini oyduğu ve sandıklarını kitlediği günden beri
sane sadece onun için vardı
şimdi o da yok!

/desem ki annemin fesleğen kokan memelerinde
ölüm soludum günlerce (anlamaz kimse, anlamasınlar da) /


bir şehirde bırakırken kendini başka bir şehirde yeşillenen
tuhaf ve saçma ve nankör ve aptal bir beyin olabilir miydi?
her orospuya aklını çengelleyen ve fakat uzayan bacaklar
kime ait olduğu kesinlikle belli olmayan lekeler
ve milyonlarca iz!
gidiyor musun sorusunun ileri derecede saçmalaştığı
ve cümle bitmeden bir gidişin yaşandığı an/lar

ağlamak nasıl bir şeydi anne?


FİLİZ KILINÇ


atlayanhezeyanyılı ]
   
Acaba Nedir?: ait , aşk , baba , bir , cümle , fahişe , fakat , fesleğen , gibi , güzel , hep , hepsi , hiç , hoyrat , kadın , kalan , kırık , kırmızı , mermer , nankör , nasıl , o , ölüm , saat , sabır , saçma , sadece , sana , ses , tüm , ve , yama , yeter , zaman
 Yorumlar
 
07 Ekim 2008 Salı 17:53:51
epizot:hikaye, roman veya şiirde ana konuya bağlı ikinci derecede olay.
meczupta olmak önemli değil aslında nasıl gördüğünüze bağlı severken size armağan edilenleri...
terketmeyi becerenler
terkedikleri gün anlarlar gerçeği.
hayatın kıskaçları
kimilerini biraz daha az alırsın içine
kimilerini öldürürcesine
üstelik ruh terketmemişken bedeni
sıkarsın tüm kuvvetinle...

saygılar şairem.

şiir kanburu:((

makyevel tarafından 10/7/2008 5:56:09 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
13 Haziran 2008 Cuma 17:15:17


yüzü yok bir aşkın
sesi yok günlerine ağlayan kadın
elbette ki bilecektir saçlarını uzatmayı
kim ister ki saat kulesine asılmayı bir meczuptan başka

Tebrik ederim ama böyle bir anlamlı şiire bu resmin gitmediğini düşünüyorum bu benim görüşüm saygılarımla.

 
10 Haziran 2008 Salı 14:30:33
epizot..

tek bir anlamı yok bu kelimenin.. en bilineni, eski yunan da sahnede perde anlamı taşımasıdır. farklı anlamları olmasına rağmen, şiire baktığımızda karma epizot göze çarpmaktadır. Şiiri bütün olarak okuduğumda bu hisse kapıldım.

şiir ilk anlamıyla karşımıza çıkıyor. şair ilk mısrada "perdeeeee "diyor. akış başlıyor. birden fazla perde diyor şair.

şiirde belki de kimsenin dikkat etmediği bir olgu var. her perde finaliyle kapatıyor kendini. fakat kapanan finaller de dahi okuyucuya bırakıldığı kadar, şairin kendi düşünce kurgusunda aralık bıraktığı mısralar da var. bir şiirde perde demek ve her perdeye final giydirmek, özellikle finallerin en can alıcısının asıl finalde insanı vurnması alışılagelen bir şey değil.

"en güzel onlar ağlar"- "ağlamak nasıl bir şeydi anne" olgun finaller. ara final de dikkat çekiyor;

/desem ki annemin fesleğen kokan memelerinde
ölüm soludum günlerce ( anlamaz kimse, anlamasınlar da ) /

şiirin ilk anlam taşıyan, yani perde denilen bölümlerinden söz ettikten sonra, karma epizot tanımına giren satırlarla haşır neşir olalım biraz da.. ne dersin ülkemin şairesi?

enlerin sahipleri olunmakla beraber, aşırı enerji yüklü insanların da kendilerini çok kalabalık içinde yalnız hissetmeleri, aşırı sevgi beklentileri, dolayısı ile, bazen en uçta yaşayan insanların ölümü düşünmeleri (bir anlık) karma epizot tanımına yatkındır. bir anda ölümü düşünüp, bir anda o duygudan sıyrılma, yani, geçici bir ruh halidir.

diyor ki şair, enlerim var, uçlardayım, ölümü sevebilirim, ağlamayı da isterim, orospuların yalın ağlayışınlarına eşlik edebilirim, kendime de kaçabilirim olmadık yerde..

benim yüzüm yok, aşkın yüzünün olmadığı gibi.. yüzü olmasa da aşkın, bir baba gibi kokmalı, hoyratça baştan çıkartmalı diyor.

"elalemin piçlerini" şair burada göz renginin piçliğinden bahsediyor. her ela aynı bakmaz. hüzünle işlenen resimlere çizilen gözler gibi. dudaklarında gülümseyen ama, gözlerinde hüznü barındıran, ruh doygunluğunun eksik olduğu bir anlatımla eş değer sanıyorum. gözler neden piç olsunlar ki? bakmayı doğuranın kim olduğu mu bilinmiyor? öyle olmalı.

dedim ya, dudaklar gülerken onlarca kare resimlerde, hüzünleri besleyen gözler, kaç neslin anneliğini yapıyor, gözlerinden kaç çocuğu emziriyor, bilen var mıdır ki?

epizot...

Teşekkürler şair.. vallahi billahi, etkili yorum seçilsin diye yazmadım :))

şair, hüzünlerin damladığı bakışların kadar, onlara eşlik eden kirpiklerin de piç değil..

kutsal içki yılda bir kez sunulur. ne kadar saklanabilir ki? heykellerden kırmızı toz da akıyormuş.. kimse taş değil..

fido, ağlamak nasıl bir şeydi?

Cumhur Karaca

 
09 Haziran 2008 Pazartesi 10:25:23
bir şehirde bırakırken kendini başka bir şehirde yeşillenen
tuhaf ve saçma ve nankör ve aptal bir beyin olabilir miydi?
her orospuya aklını çengelleyen ve fakat uzayan bacaklar
kime ait olduğu kesinlikle belli olmayan lekeler
ve milyonlarca iz!
gidiyor musun sorusunun ileri derecede saçmalaştığı
ve cümle bitmeden bir gidişin yaşandığı an/lar

ağlamak nasıl bir şeydi anne?


Var ve devam ediyor kanayan yaramız kim suçlu kim suçsuz kim haklı kim haksız karışık durum ama bir gerçek var mazlumlar ezilir suçlular gerikerek gezer dilinize yüreğinize sağlık .
 
05 Haziran 2008 Perşembe 20:51:12

aşklardan anlamam
hiiç aşk büyümedim çünkü...
yürümedim de

ama şiirler
filizin dünyasında gitgide daha önemli bir yer alıyordu


tebrikler


 
03 Haziran 2008 Salı 14:07:42
Hüzün ve isyani okudum. Ama cok derin ifadelerle doluydu. Kutluyorum nadide kaleminizi.
 
03 Haziran 2008 Salı 12:58:08
bir şehirde bırakırken kendini başka bir şehirde yeşillenen
tuhaf ve saçma ve nankör ve aptal bir beyin olabilir miydi?
her orospuya aklını çengelleyen ve fakat uzayan bacaklar
kime ait olduğu kesinlikle belli olmayan lekeler
ve milyonlarca iz!
gidiyor musun sorusunun ileri derecede saçmalaştığı
ve cümle bitmeden bir gidişin yaşandığı an/lar

ağlamak nasıl bir şeydi anne?
Epizot gelip geçse de alkışlarım bitmez böyle şiire
Anlam yüklü, akışkan, duyarlı, şair yüreğin ortaya koyulduğu bir şiir
Ancak ben bu şiiri daha güzel yorumlayacak kadar şair olamadım.
Şairini kutladım, sevgi ve saygılarımı yolladım.
İçimden gelerek tekrar tekrar alkışladım
 
03 Haziran 2008 Salı 08:21:35
bir şehirde bırakırken kendini başka bir şehirde yeşillenen
tuhaf ve saçma ve nankör ve aptal bir beyin olabilir miydi?
her orospuya aklını çengelleyen ve fakat uzayan bacaklar
kime ait olduğu kesinlikle belli olmayan lekeler
ve milyonlarca iz!

yine iç sesi yüksek bir şiir, hayatın girdaplarında kral çıplak diye bağırmış şair.

Ses olmuş milyonlara.

Tebriklerimi sunuyorum.
 
03 Haziran 2008 Salı 03:14:46
bu kızgınlık kime?
neye bu öfke?
sadece sen mi yaşıyorsun yoksa tüm o olup biteni?
sakin ol!
Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
03 Haziran 2008 Salı 00:19:58
''neden piç çocuklara tiksiniyor insan''
şair balyozu indiriyor kafamıza... neden...
kendi piçliğimizle yüzleşmekten korktuğumuz için...
bu yüzden en güzel orospular ağlar çünkü içte biriken
kusmuğun dışa atımıdır ve manik epizot sancılarının panzehiridir ağlamak...
daha derinine inildiğinde o alışıldık sorunla karşılaşılıyor...
.....ANLAŞILAMAK...
ve daha pekçok derin düşünceyi barındıran bir şiir ...
teşekkürederim...
 
02 Haziran 2008 Pazartesi 19:04:02
Ağlamak huzurun Annesiydi sevgili kaf dağı yürekli kardeşim.
Harukûlâde güzellikte bir şiirdi.
Gönlüne sağlık.
Güzelliklerle ol.
Hürmetle.
 
02 Haziran 2008 Pazartesi 18:46:08
yüzü yok bir aşkın diyordum ve yüzsüz bir kadın oluyordu kahramanı


Soluksuz okunan ve bellekte iz bırakan şiiirini günüme seçtim Sevgili Filiz...

Demleyip içelim tekrar tekrar...

Biraz soluklandıktan sonra...

kutluyorum...

Sevgimle hep..

 
02 Haziran 2008 Pazartesi 17:52:23


ağlamak nasıl bir şeydi anne ?

nasıl bişey ?

kutlarım
 
02 Haziran 2008 Pazartesi 17:20:12
desem ki annemin fesleğen kokan memelerinde
ölüm soludum günlerce ( anlamaz kimse, anlamasınlar da ) /


ağlamak nasıl bir şeydi anne?

çok şiirdi hatta şiir değil hayatın içindendi....
kutlarım arkadaşım...
maviler yüreğine....
 
02 Haziran 2008 Pazartesi 16:30:33
harikasın kardeş hani silah ne iş için yapıldı diye sorsalar insana
cevap veremeyen kimse kalmazdı sanırım tabiyki karıştıranlarda olacaktır
silah kendi namlusundan barut kokusu eksik olmasın diye sizde öylesiniz şiir güzel yürek
hiç eksik olmaması için varsınız kutlarım güzel yürekli kardeşimi
 
02 Haziran 2008 Pazartesi 16:25:37
Epizot........iki farklı anlamda da çok başarıyla işlenmiş..Tema aralarında soluksuz kaldım..Yürek alkışımı bırakıyorum sayfanıza..Sevgiler Selamlar
 
02 Haziran 2008 Pazartesi 15:50:37
bir şehirde bırakırken kendini başka bir şehirde yeşillenen
tuhaf ve saçma ve nankör ve aptal bir beyin olabilir miydi?
her orospuya aklını çengelleyen ve fakat uzayan bacaklar
kime ait olduğu kesinlikle belli olmayan lekeler
ve milyonlarca iz!
gidiyor musun sorusunun ileri derecede saçmalaştığı
ve cümle bitmeden bir gidişin yaşandığı an/lar

ağlamak nasıl bir şeydi anne?


ÇOK GÜZEL DİZELER VE ANLATIM.YÜREĞİNİZE SAĞLIK.RABATLI
 
02 Haziran 2008 Pazartesi 15:34:11
o yokken evvel zaman içlerini
elâlemin piçlerini düşünmek gibi yabancısı olduğun
ve hep uzak durduğun bir gerçekliğin doğruluğu nasıl anlatılırdı ki
üstelik hiç gibi yaşarken ve hala konuşmayı bilmezken!
allahına kitabına yemin ederken özlememek için
ve Allahın ve kitabın sana sadece sabır verirken
kendine ama hep kendine kaçtığının gerçeği hani


yğreğine sağlık arkadaşım
 
02 Haziran 2008 Pazartesi 15:07:03
on numara bir şiir, öylesine etkili, öylesine özel. Gün içinde okuduğum en güzel şiirlerden biri. Ayakta alkışlıyor, saygılar sunuyorum.
 
02 Haziran 2008 Pazartesi 14:24:45

o yokken evvel zaman içlerini
elâlemin piçlerini düşünmek gibi yabancısı olduğun
ve hep uzak durduğun bir gerçekliğin doğruluğu nasıl anlatılırdı ki
üstelik hiç gibi yaşarken ve hala konuşmayı bilmezken!
allahına kitabına yemin ederken özlememek için
ve Allahın ve kitabın sana sadece sabır verirken
kendine ama hep kendine kaçtığının gerçeği hani

Sizi okumayı seviyorum.Hem de çok

Sevgilerimle
 
02 Haziran 2008 Pazartesi 14:18:33
yüzü yok asıldığım penceresinde uzun saçlarım..

ağlamak nasıl bir şeydi anne?

cümle bitince..

sevgiler filizim.
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
Haberler Fıkra Dünyası
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Prefabrik -  Estetik -  Reklam verin