|
|
|
YİRMİ BEŞ
Yirmi beş adım gibi onca yolu yürüdüm Göz açıp kapayınca... Kirpiklerim boyunca... Aç kaldığım sofraya çeyrek asır koyunca Arkamdan sevda yükü yüreğimi sürüdüm
Ne anlayan bulunur, ne anlatan hayatı Sığdıramadığımız, sığmadığımız kafes! Naftalin kokusuyla içime dolan nefes Durmaksızın eskitti bu küf tutan suratı
Duvarlarda aynalar; sırlarıma erişti Paha biçilmez sırlar; hep yirmi beş kuruşluk! Hazinem istif istif, yıkılır; tek vuruşluk! Beni ayakta tutan gönlü tutan kirişti
Düşünmeyi öğrendim, olabildiğince saf İyiyken kaybetmeyi, kötülerden öğrendim Kimi zaman dünyadan irin irin iğrendim Şükretmeyi öğrendim: Bana kar kalan evsâf
Susmayı da öğrendim haksızlık karşısında Öğrendim şu dünyanın ne çetin olduğunu Zamanla çiçeklerin vazoda solduğunu Öğrendim; şu “al gülüm ver gülüm” çarşısında
Hayatın sefasını sür diyorlar süremem Bir an olur gelirse haber; iki alemden Lev-i mahfûzda kayıt; ilahi bir kalemden Defterini elinle dür diyorlar düremem
Çıkmaz sokaklarında yoldan bîhaber yolcu Yorgun nefes soluklan geri dönülmez yokuş Bu dünyanın kaderi sonunda değiş-tokuş Tez davranma seyahat hep teker teker yolcu!
Çevirirsem başımı gülmeyen bir surata Tebessümle süslerim yüzümü; çiçek çiçek Karanlıkları ayan semâda binbir fişek Gözlerimin ucuyla uzanırım sırâta
Güzellik gören gözde, iyi bakarsan eğer İyiliği görürsün, gözlerinin ferinde Aşkın doğduğu yerde, lâle bahçelerinde Hayatın yorulmaya ve yaşamaya değer
“Düşenin dostu yoktur”, sen dost ol düşenlere Dostluk kapısındaki son emektar bekçi ol Aralık kalsın kapı, dostlara emekçi ol Yürü; sırtında heyben, sen post ol düşenlere
Sorarlarsa “kimsin sen”, de ki “ben bir garibim, Hak yolunun yolcusu, merhamet güneşiyim, Cömertlikte yarışan akarsuyun eşiyim, Maşrıktan doğan ışık, aydınlanan mağribim”
Ben kusurları örten yıldızlı bir geceyim Tevâzû ikliminde gönüllere akan yol Adâlet ocağında diyetim: kesilen kol Cümlelerin içinde sihirli bir heceyim.
“Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol”
ÖNDERKURT
|
|
|
Acaba Nedir?:
adım
,
bihaber
,
bir
,
çeyrek
,
dost
,
geri
,
gibi
,
gülüm
,
hep
,
iki
,
kalan
,
lale
,
nefes
,
olur
,
post
,
sevda
,
seyahat
,
son
,
ve
,
zaman
|
|
|
19 Ağustos 2008 Salı 02:44:17
Nasıl ya?
Nasıl bir kayıptır şu şiirin okunmamış olması..
Yorum falan yazmayacağım şairim..
Yorumla kirletmeyeceğim bu muhteşem eserin altını..
Ama bir dost tavsiyesi daha olacak benden sana.
Zira, dergimizde yayınlamak isterim bu şiirleri ve ne kötü ki böylesi muhteşem eserlerin küçücük nazar boncuğu kusurları bile batıyor gözüme..
Dört yerde birer hece eksiğin var şairim.. Ve bir yerde bir hece fazlan...
Bulmak ve düzeltmek senin işin :)
Ötesiyse...Tek kelime...MUHTEŞEM...
Sevgiyle...
Yavuz Dogan tarafından 8/19/2008 2:51:11 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
27 Mayıs 2008 Salı 18:15:31
farkedemeyenler utansın... sen gibi yazan yok canım kardeşim benim...
|
|
|
|
25 Mayıs 2008 Pazar 10:24:20
ilk defa şiirinizi okudum. şiir adına söylenecek tek kelime; güzel. emeğinize sağlık.
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
25 Mayıs 2008 Pazar 02:41:52
Bu denli başarılı bir şiirin insanlar tarafından farkedilmemiş olması çok şaşırtıcı hakikaten.. Kusur aramaya kalksa insan en ufak bir kusur bulamaz şiirde.. Övgüyü sonuna kadar hak eden mısralar yekûnu.. Çok şey var içinde hayata ve insana dair.. Tek kelimeyle doyumsuz.. Beğenimi mübalağasız dile getirdiğimi söylemeyi de elzem görüyorum.. Kutlarım.. Kalın sağlıcakla.. Ayrıca "BÜYÜKDOĞU" ismini de büyük bir şairle özdeşleştiren dimağım bu bahiste o büyük üstadı da anmadan geçemiyor.. Gönül gözü açık olanlara selam olsun onun vesilesiyle..............................
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|