Gerçek aşk çok nadirdir, ama gerçek dostluk derecesinde değil. LA ROCHEFOUCAULD [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Şiir Puan
1 2 3 4 5
 

10 10 5
Toplam: 25.0 puan
5 kişi puan vermiş.


Şiir Bilgi
13.1.2018 tarihinde eklendi.
459 çoğul gösterim
497 tekil gösterim
3 yorum
6 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
Şiiri Beğenenler
En son eklediği şiirler

YALNIZ ÖLÜM


YALNIZ ÖLÜM

Lacivert bir deniz
ve saldırgan
ve hışırdayan dalga köpükleri
tırmalıyor imgemde mavi düşleri

bir hamle daha
daha bir hamle yapmak
ve
tekrar tekrar denemek için çekiliyor geri

hava kararmak üzere
uçuşan birkaç martı
belki de ölümün habercisi

karşı kıyıda bir deniz feneri
yanıp yanıp sönerken
cılız ışıkları içimi ürpertiyor

iyi ki arkamı yasladığım koca bir kaya var
önümde uzayıp giden ufuk çizgisi
arkasında batan güneş
adeta cennet misali

eyvah
ne oldu yine
acaba bir ayrılık mı var
az önce başımın üstünde dolaşan bulutlar
aniden karardı
dalgalar da durdu
kainat ölüm sessizliği
martılar çığlık çığlığa sus diyor

ve
Tanrı
adeta bir maestro
deniz
gök
ve ufuk çizgisi evrenin en güzel senfonisi

deniz
ufuk çizgisi arkasında
söndürür söndürmez yanan güneşi
bulutlar ardından belirdi bir aceleci yıldız
hele Türk’ün vazgeçilmez hilal’i yok mu
etmeye başladı dalgalarla en güzel dansı

özlemden olsa gerek
yanaklarımda hissettiğim birkaç damla yaş
sızarak karıştı dalgalara

sinsice esen o rüzgâra ne demeli

acaba yağmur mu yağıyordu
yoksa
deniz mi kamçılıyordu kayalıkları
bilemedim

ne farkederdi ki zaten
yanaklarımı ıslatan
ha yağmur damlası
ha rüzgarın dalgadan kaçırdığı katre
ıslanıyorum ya Sunay
sana ıslaklığım gibi

iyi ki sırtımı yasladığım sen gibi bir kaya var
düşledim düşleyeli
imgemde dolaşan senleri yokluyorum herzaman olduğu gibi

şimdi uzaklarda
ne yapıyor
nasıl yaşıyor
mutlumudur diye
yarım asra yakındaır hep sorguluyorum

ve
kulağım çınlıyor bazen

ardı arkası kesilmeyen bir uğultu;
“yeterince ıslandın
bırak bu ütopik düşleri
hadi imgene geri dön”

aldırmadan kulak çınlamalarına
eşlik ediyorum rüzgarın ıslığına

ve
bir ağıt yakıyorum
dayanamıyor deniz
kabararak dalgaları
dövüyor güvenerek sırtımı yasladığım kayalıkları

iyi ki martılar gitmiş
en azından görmedi
benim bu miskin halimi

hilal’im de yorgun
etmiyor dalgalarla dans
yoksa imgemde sancak mı düştü

o aceleci yıldız
tam da uzatmıştım elimi dilekler tutmak için
öyle bir kayıp gitti ki düşümden
musallat olacakmışım sanki

eyvah
ben geceyi ne çabuk tüketmişim
geçip giden zaman nasıl da etkilemiş kaderimizi

az sonra güneş tekrar doğduğunda ben
yeni bir hayata başlamış gibi
seni unutmaya çalışacağım

dur canım
hemencecik alınma
öylesine ağzımdan çıktı işte

seni düşlemek
seni hissetmek
nasılsın
kiminlesin
mutlumusun diye seni düşünmek
gündelik alışkanlıklarımın sadece bir parçası

elbette dahası var
geceler boyu seni düşlerken
kirpik diplerim de yanıyor bazen

bak şimdi de yanmaya başladı
uykum mu geldi ne

yok yok,
onu demek istemedim
henüz doymadım
doyamadım ki senli düşlere

yani demem o ki
başucumda duran sensiz bir yaşamın
ne zaman farkına vardım
işte o zaman kendime küfrettim
kendimi ayıpladım

ve
ahdettim
yemin ettim
hayatımın kalan kısmını sana adamalıyım
ya da
sensiz ölümün bir yolunu bulmalıyım

gitmeliyim
artık hava iyice aydınlandı
gece boyu sahilde
üstüm başım sen içinde kaldı
ağır adımlarla döneyim
sensizlikle örülü dört duvar arasına

şansım var ise yolda
belki karşılaşırım eczacı şair Sami’yle
muhasebeci Cumhurla
ya da birkaç adam gibi sevmesini bilenle

ola ki
samimiyetsiz seven biri çıkarsa karşıma
var ya
lanetler yağdırarak gökyüzünden
dönerim az önce ayrıldığım sahildeki düşlere
kaldığım yerden hayaller kurmaya

öf be
amma da sıktı iç hesaplaşmalarım
bırakmaz ki bir an önce gideyim eve

bilirsin gece boyu sahilde
yanaklarımdan iyotlar sızdı sensizliğe
kirpik diplerim alev alev yanmakta
gidip te gömüleyim yastığıma

sahilde kurduğum bütün hayalleri şifreleyip
iç huzuruyla
koca bir çoklukta yalnız öleyim

Efkan ÖTGÜN
Efkan ÖTGÜN (Hüma Efkan)
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.




belki benim bir bütün cennet cılız daha dalga damla deniz en geri gibi güneş güzel hadi hava hep hilâlî kalan kaya kayıp ki kirpik koca kulak martı mavi nasıl o sadece sana sen senî sessizlik seven tutmak yağmur yalnız yıldız yorgun zaman

Not:Sesli şiirin yüklenmesi dosya büyüklüğüne ve internet hızınıza bağlı olarak zaman alabilir.
Şiir seslendirmesini yapan hakkında eleştiri yazıp okumak için tıklayın
Sesli Şiiri İndirme Sayfasına Gitmek İçin Tıklayın.

1. Yukarıdaki linke mouse sağ tuşla tıklayın.
2. Save Target As / Hedefi Farklı Kaydet seçeneğini seçerek dosyayı bilgisayarınıza kaydedin.
3. Yüklediğiniz sesli şiiri bilgisayarınızda dinlemek için mouse ile çift tıklayıp çaldırabilirsiniz.


 Yorumlar
 Işık Mehmetali
 
13 Ocak 2018 Cumartesi 20:18:50
Çok Güzeldi şiir kutluyorum dostum
Kalemin susmasın
___________________________________Selamlar
 Sabahat çelik
 
13 Ocak 2018 Cumartesi 11:40:08
Muhteşem ötesi bir şiir betimleme ve imge zenginliği sürükledi şiirin içine alıp,yürekten kutlarım saygı ve selamlar
 karan027
 
13 Ocak 2018 Cumartesi 08:00:45
her okurun kendisi için aayrı bir son bulacağı güzel şiiiri beğenerek dinledim kaleminizden. imgeler betimleme ve aktarıım oldukça özgür ve zengin. alkışlarım esere ve sahibine saygılarımla

karan


YALNIZ ÖLÜM şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum