|
|
|

YALNIZLIĞIN YİRMİBEŞİNCİ SAATİ
-sobeledim zamansızlığın içinde zamanı yalnızlığın içinde yalnızlığı -
hayata dair ne varsa hayati hayatta olabilmenin mutluluğu hayattan beklentilerim ve hayat yalın adımlarla başladı…
hayatın yalnızlık hali…
duymadı sesimi ne ağaçlar ne kuşlar ne insanlar…
çıldırasıya bağırmam mı gerekli
duyun sesimi ! tanrı’nın yarattıkları…
sen güneş sende mi duymuyorsun beni gitme ! gitme ki çöker günün soğuk nefesi gecenin korkunç yüzü acının çöreklenmiş hali
gitmelisin biliyorum -ama ya gelmezsen geri- gel ! gel ki doğuşunla varolacak şafaklar çizdiğim mutluluk yolları
sustum işte sustum ! yeter ki siz mutlu olun
şimdi dinliyorum zamanı
-günün yirmi dördüncü saati… bense yirmi beşinci saati yaşıyorum…
Meral Uludağ
|
|
|
|
27 Mayıs 2008 Salı 18:40:47
Umutsuzluğun etkili anlatımı. Tebrikler.
|
|
|
|
15 Mayıs 2008 Perşembe 00:46:34
Çok güzeldi Kutlarım zamanın yetmediği zamanın olmadığı boyutta yaşıyor olmanın dili güzeldi
sevgi ve saygılar.
|
|
|
|
14 Mayıs 2008 Çarşamba 23:33:31
kutlarım çok anlam kattı içseldi hüzüne küskün
başarılar
|
|
|
|
14 Mayıs 2008 Çarşamba 23:18:05
MISRLARIN ÖRGÜSÜ ŞİİRE AYRI BİR AHENK KATMIŞ..KUTLARIM ŞAİRİ..TEPRİKLER
|
|
|
|
14 Mayıs 2008 Çarşamba 23:14:16
şimdi dinliyorum zamanı
-günün yirmi dördüncü saati… bense yirmi beşinci saati yaşıyorum…
Kutlarım. Saygılarımla...
|
|
|
|
14 Mayıs 2008 Çarşamba 23:00:22
yirmi altıncı saat zamanın tanımsızlığı ve yüreğin ıssızlığıydı sadece
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|