|
|
|
zifr-i siyah oda
bir korkunç çatı’ydı bura altı duvar, yedi kapı... ve o kör kapıların tamamı bal mumundandı...
ölü sabahların kuş uykusunda gözleri ardına kadar kapalıydı. karanlık üflemişti kadının gözlerine bildiği tek renk, zifr-i siyahtı...
zifr-i siyah hanenin geliniydi gözüne gece kaçmış kadın.
ve güvey’ini hiç zaman kalbinin söküldüğü yerde yatırmayacakı..
ana olamayacaktı örneğin. rüya bilmeyecekti...
altı duvarda bal mumundan yedi kapı onu yollara yolcu etmeyecekti.
ve görmeyecekti kendini sırlı camın buğusunda... pek de güzelmişim diyemeyecekti...
soluk alıp veriyordu sadece
yaşamasına yetmeyen yetisi ölmesine en büyük engel gibiydi...
adını bilmiyordu ama özlüyordu... ve kurtuluşu onda görüyordu...
günler ışıksız geçiyor dalda bir yaprak gibi genç kadın yüzyılın en mahrem yerinde bir ananın evlatsız sütü gibi apak kanıyordu...
|
|
|
Acaba Nedir?:
ana
,
bir
,
büyük
,
en
,
engel
,
gece
,
gibi
,
günler
,
hiç
,
kadar
,
kadın
,
kör
,
kuş
,
o
,
rüya
,
sadece
,
siyah
,
ve
,
yaprak
,
yolcu
,
zaman
|
|
|
14 Mayıs 2008 Çarşamba 13:35:48
estağfurullah...
o güzellik sizin yüreğinizde
|
|
|
|
14 Mayıs 2008 Çarşamba 13:23:27
çok güzeldi anlatım. selamlar.
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|