Bilge sözler şeker kamışına benzer; ne kadar emsen de tadı tükenmez. (Afrika Atasözü) [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Şiir Puan
1 2 3 4 5
 

10 10 3
Toplam: 15.0 puan
3 kişi puan vermiş.


Şiir Bilgi
29.11.2017 tarihinde eklendi.
147 çoğul gösterim
142 tekil gösterim
3 yorum
6 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
Şiiri Beğenenler
En son eklediği şiirler

HÜRRİYETİM


HÜRRİYETİM

I.
Rahman ve rahim olan tek Allah’ın adıyla
Amine’nin düşünden, o nurdan kanadıyla
Konar sanki üstüne, o Ebû Kubeys dağın
Boz bulanık bulutlar çekilir darmadağın
Gecenin örtüsünden endişeler sıyrılır
O ki daha doğmadan, bir babadan ayrılır.
Kundaklanırken sabi, bir anne kucağında
Yıllar yılı nefesi, öksüzlük dudağında
O Aziz bir anneden kutlu doğan yetimdi
O Asr-ı Saadet’te doğan hürriyetimdi.

II.
Silkelendi şehirler, girdabın kuyusundan
Asırlardır uyurken gafletin uykusundan
Bir kutlu nefesiyle, ateşler sönüverdi.
Putların saltanatı tersine dönüverdi
Bozulurken o gece İblis’ in tertibatı
Kesildi müşriklerle büyülü irtibatı
O gece de yalanlar kuyusunda paslandı
Öyle evlat ki gelen, ümmet ona yaslandı
Aydınlık yarınların kapısını açan sen
Yüzünde nurlarını ışık ışık saçan sen.

III.
İki cihan sultanı, âlemler efendisi
Daha bebekken oldu, elemler efendisi
Yetimliği boynunda sanki yağlı urgandı
Hüzün ki yüreğine örtülmüş bir yorgandı
Süt annesi olmaktan, kadınlar kaçıyordu
Bir Halime elini kısmete açıyordu
Gelip nurlu yüzünü sürünce söndü harlar
Zemheriyi ısıttı, onla geldi baharlar
Gölgesi hasretinden buluta düşman oldu
Ona diş bileyenler sevgiyle pişman oldu

IV.
Annesinin ardından, amcasıydı yoldaşı
Bir gölgenin altında dinlenirdi hep başı
Çocukluktan gençliğe neler gördü ki neler
Kaç kervan başındayken dinledi bahaneler
Esrarının uğruna ona sofra kuruldu
Nutku durdu Keşiş’in, nübüvvetten vuruldu
‘’Oku’’ emriyle bir gün çınlayacaktı Hira
O kutsal kitabından okumuştu Bahira
Gözlerindeki nişan, ele verdi emindi.
O Ahmed’i Mahmud’u Muhammed’ül Emin’di.

V.
Hatice’nin kalbinde aşkın dilsiz haliydi
Gözündeki bulutlar suyun selsiz haliydi
Bu sevdanın çölünde kördüğümdü yürekler
Sadakat ummanına çekilmişti kürekler
Goncalar kervanına ilk katılan eşiydi
Son nefesine kadar vefanın beşiğiydi
İlk ayet ateşinde, örtülere bürüdü
Nereye çıkarsa yol, hep izinde yürüdü
Cennet kadınlarının şerefli annesiydi
O nur Nebi’nin canı, o ki ilk gözdesiydi

VI.
Şerefli görev ardı, başlar kutlu çilesi
İlk inananlar sanki gökte kandil şulesi
Yanar durur ard arda, cehaleti gömerler
Ebubekir, Ali, Zeyd, Osman’lar ve Ömer’ler
Kızıl kızıl yanarken küfrün korkak ateşi
‘’ Allah” der baş kaldırır, bir Bilal-i Habeşi
Hak yolda vurulunca, ilk şehitlerin başı
Ammar’a nasip olur, bu sevdanın gözyaşı
Uğruna vazgeçilen, ne kutlu bir yoldasın
Ey sevgili Efendim, ne mutlu bir yoldasın.

VII.
Yıldızlar ışık saçar, saadetin çağından
Bir istikbal çağrısı, yükselir Nur dağından,
Gönüllüler ordusu, güllerini kuşanır
Bir yol var ki çizilen, ta cennete uzanır.
Dikenler en yakından kalplere dokunurdu
Cahiller listesinde, Cehil’ler okunurdu
Takılırken ciğeri, Habeş’linin ağında
Heybetin adı Hamza, vahşetin mızrağında
Gül Resul’ün amcası, şehadetin tahtında
Ne hüzünlüydü affı, uzak olsun bahtında

VIII.
Vuslatın perdeleri çekilirken aradan
Habib’ini çağırır, semalardan Yaradan
Senden önce gelenler, seni imam kıldılar
Müjdeleyen Nebi’ler, senle namaz kıldılar
Davete iştirakle, adımladın miracı
Huzur-u Kibriya’da kalmadı hiç aracı
Ne şerefli bir selamdır, Allah ile selamın
Ve Cibril de geride, şahit kıldı kelamın
Vuslatını sığdırdın, secdeler sonrasına
Bir selam ki göklerden, Tahiyyat arasına

IX
Âdem’den bu günlere hasretin adı Nebi
Çektiğin o çileler, hak davanın sebebi
Topraktan hürriyete kavuşturdun kızları
Şan ve şeref tacıyla savuşturdun kızları
İnsanın onurunu baş üstüne çıkardın
Kadını emanetin o büstüne çıkardın
Keşke yüzünü gören, sevdiklerin olsaydık
Seni bir görmeyince, güller gibi solsaydık
Hasretin ki kalplerde, aşkın baki dilidir
Umut yurdunda yanan, şefaat kandilidir

X.
Her vakit hak emrinin, secdesinde kurulmuş
Binlerce selam göçer, üstü salât vurulmuş
Baştan sonraya giden, hep özleyen ümmetiz
Diller seni ikrarda, düş gözleyen ümmetiz
Belki gelirsin diye hülyalarda salındık
Gelmediğin gecede, uykulara alındık.
Kışın baharı varsa, gelsin bahar kıştayız
Büyük vuslat gününde, o sevdiğin yaştayız
Sonsuzluk ülkesine salınca can kuşunu
Sancağının altında aç bize ağuşunu.

Huriye Erdugan

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.




anne aracı aşkın aziz bahar baki bir can cihan daha doğan durdu düş düşman en evlat gece gibi gün hak halime hep hiç ışık ile ilk imam in istikbal izinde kadar kandil kervan kızıl ki korkak kutlu kutsal mutlu namaz nasip nur nurdan o olsun özleyen pişman selam senî sevgili sofra şahit şefaat şeref uzak ve verdî vuslat yol
 Yorumlar
 Işık Mehmetali
 
30 Kasım 2017 Perşembe 00:35:37
Hayırlı Kandiller usta
Kalemin susmasın
___________________________________Selamlar
 Taha Yasin Gülbeyaz
 
29 Kasım 2017 Çarşamba 23:33:44
Ne güzel anlatım, harika sevgi sevgiliye..
Yüreğiniz gamdan,tasadan azade olsun..
Kandiliniz mübarek olsun..
kalbi dua ile..
 kul düşünce
 
29 Kasım 2017 Çarşamba 18:20:34
anlamlı güne yakışan dizeler okudum kutlarım
kandiliniz mubarek olsun


HÜRRİYETİM şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum