|
|
|
Giderken sen...
Bir hırçın dalga bıraktın giderken, sahile varamamış, Bir deli rüzgar, daha saçına dahi dokunamamış. Sana bunları yazmak bile; Bıraktığın kuytularla tanışmak belki. Belki boş bir binanın odalarında dolaştım günlerce, İçine girmeden. Ölü bir bedenden fırlar gibi, Bir organ vuruyordu camlarına yarısı kırık. Bir harabeydim ben, Sen önümden geçtin usulca. Fısıldadıklarınla güneşi ağırlamıştım oysa.. Bütün ıssızlıklarıma. Oysa bütün duvarlarıma bir ay ışıltısı vurmuştu her gece. Pencere kenarlarıma serçeler için ekmek kırıntıları bırakmıştın, Gördüm. Okyanusları kabartan ihtişamın gizliydi adında. Öyle derin geçtin ki bu yıkıntıdan Yıldızları söndürdü adın. Çöktü çökecek bir harabenin kalıntılarından geçmek istedin belki. Gıcırdayan tahtaların adımlarını ele vermesinden korkarak geçtin önümden. Hiç ayak izin kalmadı bana. Hiç değmedi sıva çatlaklarıma ellerin. Sesini hatırlıyorum Rüyalarıma giren destursuzca. Yenik bir serçe kondu pervazıma kanadı kırık. Gülümserken vurulmuştu o, Uçmaya çalışırken fütursuz. Kör karanlıklarda kanatmıştı kanatlarını. Küçücük yüreği çarptıkça duvarlarıma, Çatlıyordum en sağlam yanımdan ben. Her gün biraz daha dökülüyorum en kırık yerlerimden. Pervazlarıma konan yenik serçeler bıraktın giderken. Kanlarını yıkadım süzülen yağmur sularıyla üzerimden. Bu duvarları çize çize geçtin benden sen.
|
|
|
Acaba Nedir?:
ay
,
bir
,
boş
,
daha
,
dahi
,
dalga
,
deli
,
derin
,
ekmek
,
en
,
gün
,
hırçın
,
hiç
,
kırık
,
kör
,
oysa
,
sana
,
serçe
,
yağmur
,
yazmak
|
|
|
11 Mayıs 2008 Pazar 03:30:11
Çok şey yazmaya yeltenmiş, çok şey yazmış, ama yine de, tatminsiz bir finalle nihayete erdirmişsiniz duygularınızı.. Haklılığınızı daha can alıcı vurgulasanız, şiiri okuyanlar daha mutlu olurdu. Gidenin ardından seslenirken, şiirin bir yerinde, 'şaire özgü' bir farklı sesleniş olmalı.. Çünkü; -Ciddiye alına bilecek bir acıdır yalnızlık- Ve yalnızlık anlatırken, şiir "ben yalnızım" diye bas bas bağırıyor olmalı..
Ama güzeldi, beğenmedim diyemem; "eksik" derim en fazla, ki bu da fazla önemli değil! Saygımla.
|
|
|
|
11 Mayıs 2008 Pazar 00:57:15
Okyanusları kabartan ihtişamın gizliydi adında. Öyle derin geçtin ki bu yıkıntıdan Yıldızları söndürdü adın. Çöktü çökecek bir harabenin kalıntılarından geçmek istedin belki. Gıcırdayan tahtaların adımlarını ele vermesinden korkarak geçtin önümden. Hiç ayak izin kalmadı bana. Hiç değmedi sıva çatlaklarıma ellerin. Sesini hatırlıyorum Rüyalarıma giren destursuzca. Yenik bir serçe kondu pervazıma kanadı kırık.
büyüsünü bozmamak adına sustum ... ve aldım mısraları belleğime... tebriklerim çok kutladım şair...
meral ULUDAĞ tarafından 5/11/2008 12:57:55 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 20:39:11
Güzel ve anlamlı şiirinizi yürekten kutlarım. Saygılarımla...
|
|
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 20:36:53
Bu duvarları çize çize geçtin benden sen... Hepimizden birer dize yazmışsınız...defalarca okuyup,bir kez daha okumalı dedirten bir duygu seli.. Saygılarımla..
|
|
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 20:18:21
Oysa bütün duvarlarıma bir ay ışıltısı vurmuştu her gece. Pencere kenarlarıma serçeler için ekmek kırıntıları bırakmıştın, Gördüm.
bugün okuduğum en güzel şiirlerden birisi...
yüreğine şiirler yağsın...
|
|
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 09:06:44
güzel şiir.yüreğine sağlık......
|
|
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 02:08:10
Giderken sen...
Bir hırçın dalga bıraktın giderken, sahile varamamış, Bir deli rüzgar, daha saçına dahi dokunamamış. Sana bunları yazmak bile; Bıraktığın kuytularla tanışmak belki. Belki boş bir binanın odalarında dolaştım günlerce, İçine girmeden. Ölü bir bedenden fırlar gibi, Bir organ vuruyordu camlarına yarısı kırık. Bir harabeydim ben, Sen önümden geçtin usulca. Fısıldadıklarınla güneşi ağırlamıştım oysa.. Bütün ıssızlıklarıma. Oysa bütün duvarlarıma bir ay ışıltısı vurmuştu her gece. Pencere kenarlarıma serçeler için ekmek kırıntıları bırakmıştın, Gördüm. Okyanusları kabartan ihtişamın gizliydi adında. Öyle derin geçtin ki bu yıkıntıdan Yıldızları söndürdü adın. Çöktü çökecek bir harabenin kalıntılarından geçmek istedin belki. Gıcırdayan tahtaların adımlarını ele vermesinden korkarak geçtin önümden. Hiç ayak izin kalmadı bana. Hiç değmedi sıva çatlaklarıma ellerin. Sesini hatırlıyorum Rüyalarıma giren destursuzca. Yenik bir serçe kondu pervazıma kanadı kırık. Gülümserken vurulmuştu o, Uçmaya çalışırken fütursuz. Kör karanlıklarda kanatmıştı kanatlarını. Küçücük yüreği çarptıkça duvarlarıma, Çatlıyordum en sağlam yanımdan ben. Her gün biraz daha dökülüyorum en kırık yerlerimden. Pervazlarıma konan yenik serçeler bıraktın giderken. Kanlarını yıkadım süzülen yağmur sularıyla üzerimden. Bu duvarları çize çize geçtin benden sen.
kıyamadım hepsini kopyaladım.................sevgilerimle................
|
|
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 01:57:59
güzel bir şiir yüreğine sağlık
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 01:29:20
izleri kalmış hemde derin...o derinliklerki yüreğinize kazınmış duyguların sessiz feryatları değilmi.... yüreği sevgiden geçen herkese selam olsun.. sevgiyle sevenlerinizle şiirle kalın.. saygımla... maviler yüreğinize....
|
| asumann |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
10.05.2008 13:00:32 |
| Mavi bir insanın yüreğine sığmayacak kadar sonsuz, tükenmez bir kudret gibi duruyorken adımda ben ne çok uzak kalmışım, hiç bulamamışım ya da belki bulup da harcamışım bilinmez. Bilinmez neler kanar, neler yanar o küçücük kan pompalayan organda. Bilinen o ki yazınca rahatlıyor insan buğday tanesi nebzesinde de olsa. Yorumunuz ve en çok da gönderdiğiniz maviler için teşekkürler... Maviler.... |
|
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 01:24:01
Güzeldi.. Kanatlarınız kırılmasın hiç inşallah.. Tebrikler
|
|
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 01:22:18
çok beğendim ben..tebrikler
|
|
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 01:22:05
Güzel bir şiirdi Hüzünlendim ve düşündüm
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|