|
|
|
ERGUVANİ
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Erguvani, okuduğum bir kitabın adı...bende bıraktığı etki ile kaleme aldım.. kimileri ,her istediği noktaya uygun olsun olmasın bir şekide gelir,ya da getirilir.. basında, iş dünyasında sporda,sanatta hemen her yerde gördüğümüz bir çok kişi vardır.bunlar ülkede hep aynı ailenin bireyleridir,oluşturdukları kast sistemiyle her yerde iktidar onlardadır..şiir onlaradır...
Erguvani, renkler içinde bir renk idi bildiğimiz Şimdi öğrendik ki asla zar atmayıp ömürlerinde İktidar doğanların rengi imiş… Kimler var, Bir bilseniz kimler içlerinde, Ne hüner, ne hüner varmış dişlerinde; Pastayı üleşmişler dahili, harici işlerinde; Bal tutan onlar; Parmak yalayan onlardır…
Dibi düşmüş memlekette, Hallerimiz hep bozuk, El ele uzamış gitmiş beş yüzyıllık kazık, Hülyalardan hülyalara koşulduk yazık, Seyri doyumsuz oyunlar izler; Alaturkadan alafrangaya alkışlardık ezik, Lüküs hayat…Lüküs hayat…
Bir ucu saraylarda menfaat devşirir Diğer ucu dönülmez akşamın ufkunda… Lale devrinde kurbağa terbiyecisi kimisi.
Resmi ve gayrı resmi tarih yazıcıları hep onlar; Cephede kazanılanı masalarda sundular, Modernlik diye diye rant’a emlak’a kondular… Aynı geminin tayfalarıydılar Batınca gemi ilk kaçan onlar oldular…
Bir körebe oyunu imiş; sağ- sol’um sobe; Ebelenmişiz kırmız böceği gibi vurmuşuz dibe…
Kastım sanattır heyhat! Ne dört dil bilirim, Ne de diplomasi… Künyem, Familiyem, Yem oğlu yem; Ve şecerem kuşdiliyle yazılmış, Bey oğlu beylerce Alnıma kazılmış…
Bir eli din’de öbür eli sözde bilimde; Nabza göre şerbet verir kendi bildiğince, Türlü sıfatla dolaşır çarşıda her daim, Kimlik değiştirir Gömlek niyetine, Sual olunmaz hikmetine, Konuşunca mangalda Kül bırakmaz onlar…
Kendi çektikleri filmlerde hep başrolde onlar; Ortada ahkam kesip gezinenleri, Örüp ağlarını ince ince tavan yapmışları var; Bütün köşe başlarını sessiz sedasız kapmışları, Kökü dışarıda asırlık kabzımalları da var…
Bir cebinde dolar diğerinde din ar lar, Altın dişleriyle sırıtıp, bol kahkaha atarlar; Hem ak hem de kara, kırçıl bir bela, Nereye baksan orada onlar Kurulmuş koltuklarına Arsız arsız kaykılmaktalar…
Erguvani Renkler içinde bir renk idi bildiğimiz Şimdi öğrendik ki asla zar atmayıp ömürlerinde İktidar doğanların rengi imiş…
|
|
|
Acaba Nedir?:
asla
,
bir
,
dil
,
din
,
dört
,
gemi
,
gibi
,
gömlek
,
hep
,
ilk
,
köşe
,
kül
,
lale
,
nereye
,
sessiz
,
şimdi
,
tarih
,
tavan
,
ve
,
yem
,
zar
|
|
|
18 Mayıs 2008 Pazar 20:54:25
ERGUVANİ ( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Erguvani, okuduğum bir kitabın adı...bende bıraktığı etki ile kaleme aldım.. kimileri ,her istediği noktaya uygun olsun olmasın bir şekide gelir,ya da getirilir.. basında, iş dünyasında sporda,sanatta hemen her yerde gördüğümüz bir çok kişi vardır.bunlar ülkede hep aynı ailenin bireyleridir,oluşturdukları kast sistemiyle her yerde iktidar onlardadır..şiir onlaradır...
--------------------------------------------------------------------------------
Erguvani, renkler içinde bir renk idi bildiğimiz Şimdi öğrendik ki asla zar atmayıp ömürlerinde İktidar doğanların rengi imiş…
Kimler var, Bir bilseniz kimler içlerinde, Ne hüner, ne hüner varmış dişlerinde; Pastayı üleşmişler dahili, harici işlerinde; Bal tutan onlar; Parmak yalayan onlardır…
Dibi düşmüş memlekette, Hallerimiz hep bozuk, El ele uzamış gitmiş beş yüzyıllık kazık, Hülyalardan hülyalara koşulduk yazık, Seyri doyumsuz oyunlar izler; Alaturkadan alafrangaya alkışlardık ezik, Lüküs hayat…Lüküs hayat…
Bir ucu saraylarda menfaat devşirir Diğer ucu dönülmez akşamın ufkunda… Lale devrinde kurbağa terbiyecisi kimisi.
Resmi ve gayrı resmi tarih yazıcıları hep onlar; Cephede kazanılanı masalarda sundular, Modernlik diye diye rant’a emlak’a kondular… Aynı geminin tayfalarıydılar Batınca gemi ilk kaçan onlar oldular…
Bir körebe oyunu imiş; sağ- sol’um sobe; Ebelenmişiz kırmız böceği gibi vurmuşuz dibe…
Kastım sanattır heyhat! Ne dört dil bilirim, Ne de diplomasi… Künyem, Familiyem, Yem oğlu yem; Ve şecerem kuşdiliyle yazılmış, Bey oğlu beylerce Alnıma kazılmış…
Bir eli din’de öbür eli sözde bilimde; Nabza göre şerbet verir kendi bildiğince, Türlü sıfatla dolaşır çarşıda her daim, Kimlik değiştirir Gömlek niyetine, Sual olunmaz hikmetine, Konuşunca mangalda Kül bırakmaz onlar…
Kendi çektikleri filmlerde hep başrolde onlar; Ortada ahkam kesip gezinenleri, Örüp ağlarını ince ince tavan yapmışları var; Bütün köşe başlarını sessiz sedasız kapmışları, Kökü dışarıda asırlık kabzımalları da var…
Bir cebinde dolar diğerinde din ar lar, Altın dişleriyle sırıtıp, bol kahkaha atarlar; Hem ak hem de kara, kırçıl bir bela, Nereye baksan orada onlar Kurulmuş koltuklarına Arsız arsız kaykılmaktalar…
Erguvani Renkler içinde bir renk idi bildiğimiz Şimdi öğrendik ki asla zar atmayıp ömürlerinde İktidar doğanların rengi imiş...
Gurbuz tarafından 5/18/2008 8:56:12 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
04 Mayıs 2008 Pazar 16:56:57
şiir hedefini bulmuş ve vurmuş...tebrikler...
|
| Gurbuz |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
04.05.2008 17:25:35 |
| teşekkürler. bu arada ben de sizin şiirlerinizi okudum kaleminiz kuvvetli bir arayış içinde olduğunuzu gördüm(dilsel anlamda) şirinizin iyi bir noktaya gideceğini umuyorum, saygılaırmla... |
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|