|
|
|

KANUN’UN BİRADERİ SERAYA ÇINGIRAK BAĞLARSA..
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Olay tamamen gerçektir..
Hani demiştim ya; Erdemli’de küçük biraderim, Hah işte; o.
Salatalık ekmişti serasına; Büyümeye başlayınca fideler; Fidelerin filizlerini yemek için; Musallat olmuş kuşlar.
Güz mevsimi olduğundan, Yanları açık olur seraların; Boylu boyunca, Tül çekmek lazımdır..
Bizim biraderin de; Olmadığından tül alacak parası; Çıngıraklar asmış seranın içine; Çıngıraklara bağladığı upuzun ipin ucunu da, Evine kadar germişti.
Zaman zaman ipi çeker; Çıngıraklar öter; Çıngırak sesinden korkan kuşlar da; Seradan uzaklaşırdı.
Biraderin, bir komşusu vardı; Sadık adında... Haberi yokmuş adamcağızın; Biraderin çıngırak astığından...
Bir gece, bizim birader; Küçük abdest için, Dışarı çıkar; Mâlum, hela dışarda...
Karanlıkta çıkarken de; Eli ipe dokunur. Seranın çıngırakları Öter doğal olarak!
O gün evine gelen; Komşu Sadık Ağabey de; Duyunca serada çıngırak sesini; "Eyvah, Bilal Ağa’nın davarları; Seraya dalmış" diyerek; Koşar seraya.
Sadık Ağabey gelir de; Ne davar var, ne birşey! Ortasına kadar ilerler, O ilerleye dursun karanlıkta; Bizim birader, heladan döner!
Tam kapıdan girerken; Eli tekrar dokunur ipe; Bu sırada, seradaki adam da, Tepesinde öten kalın çıngırak sesiyle; Korkusundan bayılır!
Ve sabah olur; Hiçbirşeyden habersiz; Birader, seraya çalışmak için girer; Bakar ki; Sadık ağabey, yerde, baygın yatmakta; Üstelik; Altına da yapmış söylemesi ayıp; ......
Sadık Ağabey uyanır, gelir kendine; Şaşkın şaşkın bakar biraderime; "Ne oldu bana; neredeyim ben; Geçilmiyor bu sera, şeytandan, cinden! Neden böyle ıslak elbiselerim? Gece kim getirdi beni evimden!"
|
|
|
Acaba Nedir?:
adam
,
bilal
,
bir
,
böyle
,
çıngırak
,
doğal
,
dursun
,
gün
,
ıslak
,
kadar
,
kim
,
küçük
,
olur
,
sabah
,
şaşkın
,
zaman
|
|
|
08 Mayıs 2008 Perşembe 17:19:55
Yazık Sadık amca ya :)
|
|
|
|
30 Nisan 2008 Çarşamba 23:59:04
komikmiş gerçekten. paylaşımının için teşekkürler. güldük biraz sayenizde. selamlar.
|
|
|
|
30 Nisan 2008 Çarşamba 19:50:53
tbr ederim kardeşim muhabbele kalınız
|
|
|
|
30 Nisan 2008 Çarşamba 18:25:58
Tam kapıdan girerken; Eli tekrar dokunur ipe; Bu sırada, seradaki adam da, Tepesinde öten kalın çıngırak sesiyle; Korkusundan bayılır!
TEBRİKLER ŞAİR YÜREĞİNE SAĞLIK
|
|
|
|
30 Nisan 2008 Çarşamba 17:34:12
Kanun Paşa Nasıl bir anlatım böyle Süpersimn dost Çok beğendim bu şiirini SAygılar ...
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
30 Nisan 2008 Çarşamba 17:08:39
:) işini bilmeyen çavuşlar diye bi söylem vardı.. sonu aklıma gelmiyor:) Ben olsam köyden çıkmazdım.Bayağı şenlikli biryermiş sizin orası:) hergün yeni bir macera.
Hüseyin abi vardı anlattığı bir hikayesi geldi aklıma, Küçükken, gene köy yerinde,yaz tatilinde kuran kursuna göndermiş evdekiler.iyi de bizimki yaramaz. yazın güzelliği aklını başından almış. kursta türlü şaklabanlık tabii.hoca bunu kulakları tutup iyi bir uzatmış.Gözlerinden yaş gelmiş. Gelmiş de bunun acısı içinde kalmaz. "ben sana yapacağımı bilirim" diyip içinden ayrılmış ordan.. sabah ezanı zamanı,beslediği güvercinlerden 3 tanesini alıp gitmiş caminin yanına.o zaman minare yok.tek katlı ev yüksekliğinde bir yapının üzerine çıkmış hoca ezan okuyor.. bizimki aşşağıda üzerine gaz döktüğü güvercinleri bir anda tutuşturup salıyor gökyyüzüne.. Hoca ezanı okurken gık edip kalıyor.senin bahsettiğin ıslaklıktan oldu mu bilmiyorum ama hocanın ezanı kesmesini garipseyen köylüler koşuyor hemen.. koşuyor da hoca yok piyasada.. bir daha da gören olmuyor hocayı.. yaşanmış bu da.. Güvercinlerin akıbeti insanlık dışı biliyorum da.. sabahın karanlığında tenha biryerde öyle bir manzara.. çocuk aklı işte..
tospaa tarafından 4/30/2008 5:37:05 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
30 Nisan 2008 Çarşamba 17:03:20
:))))) fıkra gibi şiir üstelikde gerçekmiş...anlatım,uslup mükemmel... saygımla...
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|