|
|
02 Mayıs 2008 Cuma 00:33:47
değişen birşey yok hep aynı bayram ve sonuç malesef:(( saygılar efendim...
|
|
|
|
01 Mayıs 2008 Perşembe 22:45:57
Emekçi kardeşlerimizi hiç bir sis karartamaz Bugün harika bir şiirle gündeme imza atacağınızı hissetmiştim Yetiştim ve şiirinizi okumanın hazzını sevincini ve gururunu yaşıyorum şu an
sevgi ve hürmetlerimle dostum
|
|
|
|
30 Nisan 2008 Çarşamba 23:56:37
Birlikten kuvet doğar ülkeyi ayakta tutan emekçi ve işçiler yılda bir gün isteklerini dile getiremiyorsa ne anlamı vardır işçi bayramının ? Tüm emekçi ve işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs ı kutlu olsun
tebrikler
|
|
|
|
30 Nisan 2008 Çarşamba 12:00:11
bizim de gönlümüz herzaman emekçiden yanadır dost.tebrikler saygılar çok güzeldi.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 23:09:06
kavram karmaşıklığın yaşanıyor bu durumlar... böyle özel günlerde insan kendini patlamaya hazır bir bonba sanıyor... ve bazı yasadışı pravakatörlerin gazıyla rengi değişiyor.... oysa bayram bu... savaş değil...
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 21:04:45
BU BİR SINIFSAL ÇATIŞMA / MARKSİZM VE DİYALEKTİK GERÇEKLERİ İŞÇİ SINIFININ MENFAATLERİ DOĞRULTUSUNDA AÇIKLAR !
YÖNETİM BİÇİMİ ANAYASADA BELİRTİLENİN DIŞINA ÇIKMAZ !HAK VERİLMEZ ALINIR !
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 18:49:01
Adı bahar bayramı bir mayıs Her sokakta insan avı başlatılmış Dövmek tekmelemek yetmiyor Gökten gaz bombası yağıyor sis Siz Gözü kara Başı dik Emekçiyi Korkutup sindiremezsiniz Emekçinin emeğiyle beslenen .............Kardeşimsin ama hissiz!.
DUYARLI KİMLİĞİNİ HER ZAMAN ŞİİRE YÜKLEME CESARETİNİ GÖSTEREN BİR KEHYA KLASİĞİ YÜREĞİNE SAĞLIK KALEMİN DAİM OLSUN ÜSTAT
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 17:50:37
ülkemizde demokratik açılımların ideolojik zihniyetlere yansıdığı bir gerçekte. inadına bir mayıs hangi grupta olacağım da önemli değil ama orda olmak her emekçinin sorunu bence.ve orda olacağım geçtiğimiz yıl gazla doyduk bu yılda jopla ne farkeder. bu ülkede bu kadar bireyselliği savunan insanlar salt bu kitlesel direnişlerin özünden kavuşmadılarmı sosyal haklarına. bugün bu kadar rahat gezenler demokratik mücadeledeki hak savaşlarını bir avuç kitle örgütlerinin mücadelesinden almadılar mı. sesler kısılmak istendi eylül faşizmiyle, insanlara içinize büzüşün ve çürütün kendinizi dendi. başarılıda olundu. ne zaman kitlesel mücadeleler ortaya çıkmaya başlasa engellenecek bir şeyler bulundu. geçtğimiz yılda taksimdeydim şimdide orda olucam ne yiyeceğim önemli değil. taksimi kapattılar istanbulun her tarafı bir mayıs alanı oldu. tarihsel sürecin sömürge duruşlarına tanık geleneğine direniş öykülerinin dünden bugüne gelen ışığında eğer bu gün sekiz saat çalışıyorsam günde köle gibi 16 saat çalışmıyorsam bunu o tarihe borçlu değilim deme gibi bir kaygısı olmaması gerekir. demokratik kazanımların tarihlerine baktığınızda altında yatan yüzlerce bedel bulursunuz. ve toplumsal kurumsallaşmalarda ki hak savaşlarıda o doğrultuda hayat bulur. kimin nerde kutladığı önemli değil çok adının bahar bayramı olmasıda. kimilerinin beni neden dövmüyorlar y ada birilerinin maşası demeside. niteliktir. niceliği belirleyen gerisi bahane... sevgilerimle kal şiir dostu yüreğine sağlık
nacizane sözcük düşüklüğü var bir dizenizde Çift yerine cf yazmışsınız .zannediyorsam klavye hatası sevgilerimle
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 17:15:17
Hiç bir şey değişmiyor... Bayram... bayram coşkudur oysa...
Emeğe saygı ve şiire tebrikler diyorum...
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
29 Nisan 2008 Salı 16:51:26
çok mu hevesli insanlar dövülmeye ,öldürülmeye işcinin ,emekçinin yürek birlikteliğidir meydanlar kırıp dökmek için değil, birliktelik için buluşulur lütfen meydanları küçümsemeyin
daha emekçiyim diyenler anlayamamışlarsa kime anlatacağız derdimizi
bende emekçiyim meydanlara indiğim için hak dediğim için sürgünler yaşadım olsun üzülmedim emeğimizin karşılığı adına kazanımlarımız için gurur duyarım ayrıca
hak mücadelesi verir kimileri kimileri kazanılmış haklarla hazıra konar
bir elin nesi var iki elin sesi var bilesiniz dostlar birlik yoksa güzel yarınlarda yok
her dem duyarlı yüreksin şair şair sorumluluğunu çokta güzel yerine getiriyorsun sagol varol ...sevgiyle saygıyla
gülenaz tarafından 4/29/2008 5:19:58 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 16:03:34
Duyarlı yüreğinizi kutlarım
Kaleminize, yüreğinizi sağlık....
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 15:31:13
Harika bir şiir okudum kaleminizden. Yüreğinize sağlık. Saygılarımla.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 15:27:58
''1880'li yıllar, ağırlıklı olarak kol emeğinin kullanıldığı ve çalışma şartlarının çok kötü olduğu yıllardı. Küçük çocukların karın tokluğuna çalıştırılması ve 14-15 saate kadar varan iş günleri söz konusuydu.
Şirketler eşi görülmemiş bir hızla büyürken, işçiler, işyeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev gibi en temel haklarını dahi tanımayan bir siyasi ve hukuki sistem ile karşı karşıyaydılar.
1881 yılında yarım milyon işçiyi temsilen kurulan Örgütlü Meslek ve Emek Birlikleri Federasyonu "8 saatlik iş günü" mücadelesini ülke geneline yaymak ve işçilerin kararlılıklarını göstermek amacıyla mücadeleyi yükseltti.
ABD'nin şikago kentinde 40 bin tekstil işçisinin gerçekleştirdiği eylem kanla bastırıldı. Aynı kentte, bir fabrikada 8 saatlik işgünü için greve çıkan 1400 işçi işten atıldı. Aynı tarihlerde greve çıkanlara ateş açıldı ve 4 işçi yaşamını yitirdi.
Saldırılar, mücadele ateşini söndürmedi, aksine körükledi. ABD ve Kanada'da sendikalar ve diğer örgütlerin yükselttiği mücadele sonucu 1 Mayıs 1886'da yaklaşık 350 bin işçi greve çıktı. Tarih işçi sınıfının böylesine örgütlü ve kararlı tepkisine ilk kez tanık oluyordu. Tüm ülkede yaşam durdu. İşçiler üretimden gelen güçlerini kullanıyordu.
İşçilerin bu topyekün isyanı, işverenlerin tepkisini çekti. Chicago'da greve çıkan 40 bin işçinin eylemini bastırmak için, saldırılar düzenlendi. ışverenler grev kırmak için sokak çeteleriyle anlaştı. Sokak çeteleri bir taraftan işçilere saldırıyor, bir taraftan da grev kırıcılığı yapıyordu. Grevci işçilerle sokak çeteleri arasında çıkan kavga sırasında, polisin işçilerin üzerine ateş açması sonucu 4 işçi yaşamını yitirdi.
Hükümet ve işverenler, işçi eylemini kolay kolay içlerine sindiremiyordu. 1 Mayıs sonrası işten atmalar, baskılar yoğunlaştı. Olaylara neden oldukları gerekçesiyle 8 işçi hakkında idam istemiyle dava açıldı. İşçiler idam cezasına çarptırıldı.
Dört yiğit işçi önderi Albert PERSONS, Adolph FISCHER, George ENGEL ve August SPIES, 1 Mayıs 1886 yılında 8 saatlik iş günü mücadelesinde önderlik yaptıkları için idam edildi.
Albert PERSONS isimli işçi, özür dileme şartıyla affedileceğinin söylenmesi üzerine, mahkeme heyetinin karşısında tarihe geçecek sözlerini söyledi: "Bütün dünya biliyor suçsuz olduğumu. Eğer asılırsam cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan asılacağım."
İşçi önderlerinin cenaze törenine yüz binlerce insan katıldı. ABD'de yaşanan bu olaylar uluslararası işçi örgütlerini harekete geçirdi. II. Enternasyonal 1889'da Paris'te düzenlediği kongrede, Amerikan işçilerinin mücadelesini desteklemek amacıyla dünya çapında gösteriler düzenledi. 1890'dan başlamak üzere 1 Mayıs'ı da, "Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü" olarak kabul etti.'' ( 1mayıs.com )
Ben de Yaşasın 1 Mayıs İşçi Bayramı diyorum ve seni kutluyorum Hüseyin , umarım bir gün ülkemizde de bu anlamlı olan gün anlamını bulur , sevgilerimle .........
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 14:29:46
hem işçiyim hem işçi kızı.bayramı hiç bir emekçi kurşunla bombayla veya joplanarak kutlamak istemez.amaç birlik içinde hakettikleri değerlerin verilmesini haykırmak kardeşçe kardeş türküleri söylemek.bu eğer ülkeyi bölmekse,hainlikse ,devletin btünlüğüne karşı gelmelse,o kursunu sıkanlar bir gün namluyu kendi alınlarına çevirecektir.bahar bayramı değil işçi bayramı.yıllardır sussan agızlar,yutan boğazlar,çalan eller alkışlanarak TÜRKİYE SİZİNLE GURUR DUYUYOR sloganlarıyla kahramanlaştırılarak ülke karış karış satılıyor.buna dur diyen,ülkem toprağım şerefimdir diyen ,emekçi,memur ise vatan haini diye fişleniyor.yakın tarihimizde neler oldu.yaşamasamda o zamanları, okuduğum hayat hikayeleri ve yaşayanların anlattıkları yeterince açık mesajlar veriyor.işçi adı gibi kutluyor bayramı.ezilerek,vurularak,dayak yiyerek.onu el üstünde sadece kendi gibi ezilmişler tutuyor.ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmediğimiz,emeğimizin hakkını adam gibi aldığımız,bayramları kansız kutladığımız nice 1 mayıslara.ve lanetle anarak 77 yi. BÜTÜN EMEKÇİLERİN BAYRAMINI KUTLUYORUM.ve bu dost yüreği ve şiirini ezgince değil yüreklice kutluyor ve selamlıyorum.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 13:05:21
bu kadar üzün çok değil mi garip gönlümüze
kalemine sağlık dost
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 13:04:18
hiçbir şey değişmedi, ınadına..
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 13:01:44
emeğin günü kutlu olsun nice günlere ama hüzünsüz olsun... yüreğin dert görmesin kehya desemde yürek kevgirdir bilirim... saygım ve sevgimle...
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 12:50:45
Sevgi dolu yürek "kehya" Keşke herşey güzel olsa...
Saygılarımla / -dellysedat-
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 12:33:13
Gerçek bir mayısların kutlandığı, işçilerimizin, emekçilerimizin haklarını aradığı, seslerini duyurabileceği bir güzellikte geçmesi dileğiyle Tüm işçilerimizin emekçilerimizin bir mayısları kutlu olsun diyorum sevgiler saygılar dileğimle...
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 11:16:52
Emeğin sesini yükselirken duymak istemeyenler Kulaklarını tıkayacaklardır barikatlarla. kutlarım duyarlı yüreğinizi. Umarım barış şarkıları söylenir bizimde meydanlarımızda bir gün.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 11:05:00
emeğe saygı tadında çok güzeldi.tebrikler...
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 10:56:59
kardeşim sevgilerimi sunarım iyi ki varsın adı başka toplantı olsaydı izin ne kelime buyur ederlerdi korkuyorlar işçilerin emekçilerin gücünden korkuyorlar ayaklar dediklerinin nasıl dık durduklarını görmekten korkuyorlar birliğimizden beraberliyimizden tek yürek ,tek bilek olmamızdan korkuyorlar korkuları kendilerini yok edecek haberleri yok
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 10:12:32
Duyarlı yüreğinize sağlık.
Kutluyorum / saygımla.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 09:59:33
Her sokakta insan avı başlatılmış Dövmek tekmelemek yetmiyor Gökten gaz bombası yağıyor sis Siz Gözü kara Başı dik Emekçiyi Korkutup sindiremezsiniz Emekçinin emeğiyle beslenen .............Kardeşimsin ama hissiz!.
yüreğine sağlık dost.
gönül pınarlarında eksik olmasın şiirlerin
sevgimle
hilal.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 09:49:12
.
berşah tarafından 4/29/2008 9:49:52 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 09:47:38
baharın güzelligini işçinin emeğini neşe ile kutlasak ne sis ne bomba ne jop nede sopa kırlar bahçeler dururken ne işim var yollarda ....... kutlarım şaiirim i sevgimle saygımla
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 09:44:23
nush .. tekrir.. ee mustehaktır!
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 09:38:14
Adı bahar bayramı bir mayıs Her sokakta insan avı başlatılmış Dövmek tekmelemek yetmiyor Gökten gaz bombası yağıyor sis Siz Gözü kara Başı dik Emekçiyi Korkutup sindiremezsiniz Emekçinin emeğiyle beslenen .............Kardeşimsin ama hissiz!.
Bravo dost kalem yüreğine sağlık.... Öncelikle Emekçinin problemini anlamak için emekçi olmak lazım, Maden ocağına inip alın teri dökmek lazım bilmiyorsa görmesi ve emeğine saygı duyması lazım ülkemizde emekçilerin çalışması ve karşılığını alamaması durumuna karşı da meydanlara iniyor işçiler ve bu işçinin aldığı haklardan o meydan da olmayan insanlar da meydanda jop yemeyen insanlarda alıyorlar, ve o meydanda dayak yiyen işçileri birer enayi olarak görüyorlar oysa ki onlar jopları sırf kendileri için değil tüm işçiler için yiyor...ve bir nankörlük örneği bıyık altından gülünüyor yazık yazık yazıklar olsun Yaşasın bir mayıs işçinin emekçinin bayramı diyemiyorum çünkü bayramı zindan ediyorlar....
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 09:32:01
Bizde işçi emekçiyiz, ama ortalıkta provakasyon yapmadığımız için ne panzererle ne de joplarla tanıştık. Hiç görmedim daha hayatımda. Sanırım işçi emekçi adı arkasına gizlenen bazı gölgelerin oyununa alet olmayalım diye alınan önlem bu. Ki geçmiş yıllarda örneği çok. Herkes bahçesinde, piknik yaparak kutlasın bahar bayramını o halde, meydanlara dökülmenin mantığı ne, anlamıyorum.
|
| mutedildalgalı |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
29.04.2008 09:45:49 |
| Sevgili kehya, sesini bugüne kadar dyurabildi mi? Duymuyorlar işte, hem ses duyurmak için iyi niyetle giden insanlar bile provakasyonun ortasında kalmıyor mu? Sonuç hep hüsran olmuyor mu? Elbette duyursunlar, duyuralım sesimizi ama bu ortalıkta bağırıp çağırarak, kaldırım sökerek, cam kırarak yapılacak şey değil, onu diyorum ben. Araya karışan kötü sesler olacak. ep olduğu gibi.Nasıl engel olunacak, kim olacak? Bunların cevabı yoksa, ses duyuracağız derken, sesimizi kıstıracağız, hepsi bu. Sevgiler... |
|
|
|