|
|
|
HEYKEL
konuşunca ses
yazınca söz olur yol
kalabalığında eşsiz bir karınca azmi bu
bir günün yetmediği koşuşturma
hani sabah
hani gün
sıska bir çocuğun anneye dönüşümü
kendinden büyük bir yük bu
cümlelerden baba korkusu
evler dolusu telaş
gece olmuyor gün uyuyor sanki
elinde mendil
zamanı işliyor gözüne erkenden
simsiyah bir ırmağı tutturuyor başına
tel tel
kaşları iki akıntı
bölüyor uykuyu
hayal hecesinin vurgulu yanı
ara sokaklarda kayıp bir adım
umut etmiyor
umut yapıyor gitmelerden
ince bir kavağa bürünüyor
odada çırılçıplak
boynunun uzun ince yolunda akarken adam
şakaklarında ışıldayan ağrı
ağaçlardan doğan elleri
zafere yürüyen bir çift kağnı
DERYA ARSLAN
2008
|
|
|
Acaba Nedir?:
baba
,
bir
,
büyük
,
çift
,
gün
,
hayal
,
iki
,
kağnı
,
karınca
,
kayıp
,
olur
,
simsiyah
,
söz
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 23:44:34
sıska bir çocuğun anneye dönüşümü kendinden büyük bir yük bu...
keder eriyiği bir yaşamdan ,cılız hecelerle anneye dönüştürüyoruz şiiri, işimiz zor sevgili derya
cümlelerden baba korkusu evler dolusu telaş.....
rodin e sormuşlar bu düsünen adam heykelini nasıl yaptınız ? çok mütevazi bir yanıtla şöyle demiş : -ben taştaki fazlalıkları attım, heykel çıktı ortaya ....
senin şiirin de fazlalıkları (geveze heceleri) atarak kapalı ama sağlam bir duruşla çıkıyor ortaya .evler dolusu telaş bir yana; şiir karşılığını bulur mutlak bir yerlerde ... kutladım. sevgimle,,,
sema güler tarafından 4/29/2008 11:46:20 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 22:29:45
Şiir harflerle ve yürekle yazılır ve şiiri okuyan o yüreğin bir yerinden tutunur, o harflerin üzerinde gezdirir yaşanmışlıklarını... Dünyanın en iyi imgelerini de barındırsa, dünyanın en önemli hikayesini de anlatsa yürekle yazılmamış şiir yakalayamaz insanı, o harfleri yazarken içi titremiyorsa, kalbi dünyalara sığmayacak gibi olmuyorsa şairin...
Derya'nın harfleri dürüstlüğüyle ve bütün saflığıyla burada yıllarca umudun, acının, insanlığın bir heykeli gibi duruyor. Ve ben O'nun harflerinin bir kenarında kendimi bulmaktan, bir dizesinde oturup ağlamaktan ve bir diğerinde ise küçücük çocuklar gibi umuda koşmaktan büyük keyif alıyorum.
Şiir, anlattığı hikayeyle değil, sözcükleriyle, diliyle, oraya akıttığı duyguların çağrışımlarıyla kapılarını okura açmalıdır.
Şiirin hep böyle kalsın. Tebrikler Derya.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 21:38:16
her şiirin bir hikayesi olmalı bu şiirde hikaye varsa farkındaysanız sizden başka konu çıkarabilen yok şiirsel olarak bakarsanız birbirinden kopuk, dörtlükler halinde sunulmuş anlam yalnızca bir kaç mısraya sıkışıp kalmış şiir birşey anlatmalı genel olarak bakarsanız, anlamsızdı. günün şiiri olması dikkatleri üzerinde toplamış seçili olmasaydı tepki dahi alacağını düşünmüyorum şiir abartılmış üzgünüm...
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 20:08:39
neden tartışıyoruz ki şiir her zaman beğenilmek zorunda değil. her zaman baş tacı da olamaz yazılan şiir. şair yazmış gerek heykel kadın gerek kadın heykel ne fark eder.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 19:25:52
Şiirdi..
Bunu tartışıp şiiri üzmeye hakkımız yok! Yürekten kutlarım günün şiirini...
Saygılar..
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 18:48:09
Aslında şiire ve şairin şiiri adına yapılan eleştirilerine ve şairin bu eleştirilere karşı verdiği cevaplara karşı dair söylenecek çok söz var. Sonucunun edebi tartışma dışında başka yöne çekileceği korkumdan söylemek istemiyor. Ben şiire geleyim. Kapalı şiir, tam anlamı ile edebiyatımıza 1950 li yıllarda girmiştir Kaplı ve açık şiir üzerine, Sevgili Veysel Çolak’ın Dize Dergisinde çok güzel bir yazısı var. Keşkem imkânım olsaydı da bunu paylaşabilseydim. . Şair anlatmak istediğini kapalı tasvirlerle vurgular. Gerisini okuruna bırakır. Şair, bu şiiri yazan arkadaşın dediği gibi sanat toplum için anlayışından uzaklaşmıştır. Toplumcu değildir. Okuyucunun şiiri anlaması onun için çok önemli değildir çünkü sanatını okuyucular( toplum) için yapmamıştır. O yüzden okuyucunun beğenmesi yâda beğenmemesi onu ilgilendirmemelidir. Ama şiire dair bir söze karşıda. Şairliğin bir alçak gönüllük olduğunu unutmadan saygı göstermelidir.
Şiiri çok kez okudum. Kapalı şiir yazmaya niyetlendiysek. Şiirin estetiğine ve akışına çok dikkat etmek gerekir..
Şiirde yaşamın zorluklarını yaşayan, aile baskısı gören, genç yaşında sorumluluklara bürünen, gidenlerin ardından kendi kendine umut yapan, yalnız, aşk acısı çeken,ağlayan bir bayan ve yaşamı çıkıyor karşımıza. Şiirdeki bayanın durumunu da değişik ve kapalı tasvirler anlatmış bu tasvirlerde doğayı kullanmış. Irmak, ağaç, gece, gündüz gibi.
Örneğin.
Kaşları iki akıntı
Bölüyor uykuyu
Hüzünlendiğimiz anda kaşlarımız nasıl ayrılırsa işte öyle ayrılıyor bayanında kaşları şair de bunu iki akıntı olarak vurgulamış.
Şiiri açıklamak haddime düşmez.
Eleştiri noktamı belirteyim. Şiirin adı heykel. Heykel kim şiirdeki kadın. Heykel nasıldır cansızdır. Şiirin adından itibaren umut adına bir şey bekleyemezsin ama şair bu umudu bir dizenin içine koymuş. Şiirde ağırlıkta olan ne hüzün bu hüznünün en çok vurgusunun kullanıldığı imge ne ağaç ve ırmak. Şair tasvirde bu terimleri kullanırken. Şiirin teması ile bu materyallerin doğadaki konumu hakkında dikkatsizliği var. Örneğin ince kavak demiş. İnce bir kavak yeşilde olabilir. Peki, bu hüzünle, yeşil uyuşuyor mu?
Aslında bu ve buna eleştirim uzar gider. Sadece birkaç örnek verdim.Şunu da açık yüreklilikle söyle bilirim ki tema olarak günün şiirini hak etmeyen bir şiir.Çünkü beyaz kurdeleli şiirler içinde bu temayı daha etkili anlatan şiirler gördüm.Kapalı şiir olarak mı? Evet o zaman günün şiiridir.
Saygılar.
|
| sahra |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
29.04.2008 21:11:12 |
karya bu sitede yazdığı şiirleri, görüşleri ve yorumlarıyla dikkate aldığım ve bence dikkate alınması gereken isimler arasındadır.kendi şiirlerimde biraz olsun gelişme kaydedebildiysem bunu borçlu olduğum kişiler arasında karya da bulunmaktadır. ister kapalı şiir deyin ne derseniz deyin; bu şiir kurdele dahi almamış olabilirdi.inanın karya nın derdi bu değil. o elinden geldiğince şiirini yazıyor,gereken önemi yeterince şiirine veriyor.saygılar... |
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 17:21:42
Sayın şair demiş ki
"Sayın ebadem,konumuz şiir e/madem,
Rahatsızlığınızı gidermeye çalışayım,elden geldiğince...
Şiirimin günün şiiri seçilip seçilmemesi beni ilgilendiren bir konu değil ve hiç olmadı.Pekçoğumuz burda paylaşım içindeyiz ve kendimizce gelişiyoruz.Şiirimde kimseye birşey hissettirme kaygısı taşımıyorum çünkü sanat toplum içindir dönemini, milli edebiyat devri sonrasında aşmış yenilikçi akımları benimsemiş durumdayım.
Kaldı ki bu şiiri ilk okuyan kişi sayın susku'ya şiirimdeki tasvirler çok belirli mi diye sorduğumda kendisi açık bir tasvir olduğunu söylemişti.
Bu şiiri anlaşılır kılmak için size açıklama yapıp şiirime ihanet etmeyeceğim.Gerçekten şiiri anlayan kişi burda neyin nasıl anlatıldığını gayet rahat anlayacaktır.Ha siz anlamadıysanız inanın bundan rahatsız olmam.Bİr şeyi herkes anlıyor ve seviyorsa onda bir sorun vardır,demektir.
Bizim gibi son dönem amatör ya da profesyonel şairlerin büyük sıkıntısıdır bu.Hiçbirimiz Amerika'yı yeniden keşfetmiyoruz anlayacağınız.Yapmaya çalıştığımız özgün iafdelerle derinliği sağlamak kanımca.
Bana bu eleştiriyi,siteden serbest şiir alanında beğendiğim isimlerden biri ( bir kyrie,bir sema güler,sahra,susku,önder,selin,vs) yapmış olsaydı inanın şiirimi oturur yeniden gözden geçirirdim.Çünkü hepsinin ve ismini saymadığım diğer kalemlerimin şiire bakışına güvenirim.
Bana bu eleştiriyi yaparak,hayatta en nefret ettiğim duruma_şiirimi savunma durumuna_ beni getirdiğiniz için teşekkür ederim."
Öncelikle şiirinizin günün şiiri seçilmiş olmasını sizi değil seçici kurulu kastederk yazdım. Dediğiniz gibi madem bir paylşım içindeyiz şiirinizin bende bıraktıkları ya bırakmadıklarını söylemem gerekirdi. Bende o yüzden yorumumda dedim ki " şiirinizde bir şeyler hissedemedim"
Olayı sanat sanat içindir, ya da sanat halk içindir gibi kısır döngüye çekmeye hiç niyetim yok. Ama şiirsel çerçevede içine bin gizem katıp "hadi bilin bakalım" ben burda ne demek istedim tarzında şiirler "BENCE" bana göre olmayan şiirlerdir. Onun için bunu belirttim. Şiirinizi ister savunun isterseniz savunmayın o sizin bileceğiniz birşey. Oysa bir sanatçımız şöyşe demişti. "ŞİİRLERİMİM BENİM EVLATLARIM GİBİ VE BABA OLMAK HİÇ KOLAY DEĞİL"
Günümüz sanal şiir sitelerindeki yorum kirliliğinden bıktım usandım artık. Çoğu şiir yazmaya çalışan kalemler, ben kendi şiiri nasıl fazla okuturum kaygısında ve inanın çoğu okumadan yorum yazıyor...Yani bu yorumlara aldanmayalım.
Gelelim can alıcı kısma:
Demişsiniz ki: "Bana bu eleştiriyi,siteden serbest şiir alanında beğendiğim isimlerden biri ( bir kyrie,bir sema güler,sahra,susku,önder,selin,vs) yapmış olsaydı inanın şiirimi oturur yeniden gözden geçirirdim.Çünkü hepsinin ve ismini saymadığım diğer kalemlerimin şiire bakışına güvenirim."
E ozaman bize ne düşer bu yazınızdan. Madem öyle idi burada neden paylaştınız bunu çözemedim. İyi ozaman biz direk şunu yazıp geçelim
SAYIN ŞAİR ÇOK SÜPER MÜKEMMEL , HATTA FEVKALEDENİNİN FEVKİNDEYDİ.
Kolay gelsin...
|
| karya |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
29.04.2008 17:39:49 |
Ciddi anlamda ne yapmaya çalıştığınızı anlamıyorum.Alıntı yaptığınız yerde kastettiğim şey,yazdığı şiire inanıyorsam bi insanın,şiir eleştirisine de inanırım demekti.
''Hadi bilin bakalım'' tavrını da nerden çıkardınız siz?''
Şiirimde tasviri yapılan kadını anlamamak için tüm anlayış kapılarınızı kapatmış olmanız gerekiyor!!
Neyi zorluyorsunuz ki bu yorumlarınızla?
Amacım beğenilmek olsaydı ya da yorum almak olsaydı emin olun her şiire gider kutlama yapardım.Hıncınız yorum kirliliği ise lütfen bizzat kirli bulduklarınızla uğraşın ya da önce kendi yorumuzu gözden geçirin.
''Bu şiir bana birşey hissettirmedi,nasıl seçilmiş?'' demek midir temiz yorum.Rafinelikten uzak olan imgesel tasvirler mi?
''simsiyah bir ırmağı tutturuyor başına tel tel'' yerine ''siyah saçlarını başına topluyor'' mu demeliydim karmaşık denklem olmasın diye...
Siz şiire neresinden bakıyorsunuz bilmem ama anlamak için kendinizi zorlamayın.Siz günün şiiri midir değil midir herkesle tartışın ama benle tartışmayın;şiir anlamında ortak bir yanımızın olduğuna inanmıyorum.
Bu son cevabımdır
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 16:30:32
parmak uçlarında saklıdır aslında hayaller
her parmakta ayrı iz !
kırıldığında en çokta akasya dalı ağlar en çokta onun sesi acıklı sanki...
heykeller tekin değil mi?...
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
29 Nisan 2008 Salı 14:36:36
"konuşunca ses, yazınca söz olur yol"
- seni seviyorum hadi canım sana inanmıyorum artık
bunu bir örnek olarak veriyorum bu bir bakıştır dizelere kapalı şiirlerin amacıda budur zaten okuyucuyu farklı düşüncelere itmek kurgulaması başarılı şiirlerin hepsi kurdeleyi haketmiştir. tıpkı bu şiir gibi ...
bu bir tercihtir. eline kalemi kağıdı alan herkesin şiirler yazdığı gibi / ama herkesin ...
kolay kurulan cümlelerden biraz arınıp şiirlerin bu yönde zorlaştırılması farklı lezzetlerin sunulması şiirde bu bir devrimdir. bu devrimin öncülerindendir sevgili karya
şiir zorluğu sever mi peki ? işte bu noktasında kime zor bu tarz şiirler tartışılır / mesela benim için analizi çok kolay bir şiir bu.
neden kolay
gene başka bir mesela ..
"sıska bir çocuğun anneye dönüşümü, kendinden büyük bir yük bu"
bu dizeyi bir lise talebesine söylesen ... ilk tepkisi ne diyon anam sen der :) bir üniversite talebesine söylediğinde ... hımmmm cevabın dışında pek bir şey duyamazsın evet bir derinlik var ama çözemedim henüzdür kendileri.
demek ki şiir derin ancak bu derinliğe inebilecek şiir kalemlerin işi bu
o zaman kapalı şiirler yazılırken bize tek bir adres gösteriyor bu da herkesin bu tarz şiirlerin anlayamaması normal bir kavramla karşı karşıya kaldığımızın bir gerçeği gibi.
susku tarafından 4/29/2008 3:08:21 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 14:02:13
simsiyah bir ırmağı tutturuyor başına tel tel kaşları iki akıntı bölüyor uykuyu ---------
zaman işler akar mavi mendil elinde. çoğalmalara karınca izinde. olur sabah olur gün.
kutlarım
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 13:58:07
yazınca ses ,uzun bir yol olmuş dizeler
yakışmış şiire kurdeler kutlarım
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 13:35:07
Sevgili Şair;
Okurken hissedemediğim, ya da hissettiremediğiniz bir şiirdi. Yani günün şiiri olabilecek kapasitede mi herkesle tartışırım. Rafinelik mısralar arasında öyle kaybolmuş ki çözümlenmesi güç denklemlere döndü sanki. Şimdi ben neyi okudum sizce ya da bana neyi okutturdunuz? Şiiriniz şiirsel ölçüde şiirdir lakin günün şiirimidir onu bilmiyorum.
Kutluyorum bu şiiri günün şiiri seçenleri:(
Saygılarımla
ebadem tarafından 4/29/2008 1:37:38 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
| karya |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
29.04.2008 16:14:22 |
Sayın ebadem,konumuz şiir e/madem,
Rahatsızlığınızı gidermeye çalışayım,elden geldiğince...
Şiirimin günün şiiri seçilip seçilmemesi beni ilgilendiren bir konu değil ve hiç olmadı.Pekçoğumuz burda paylaşım içindeyiz ve kendimizce gelişiyoruz.Şiirimde kimseye birşey hissettirme kaygısı taşımıyorum çünkü sanat toplum içindir dönemini, milli edebiyat devri sonrasında aşmış yenilikçi akımları benimsemiş durumdayım.
Kaldı ki bu şiiri ilk okuyan kişi sayın susku'ya şiirimdeki tasvirler çok belirli mi diye sorduğumda kendisi açık bir tasvir olduğunu söylemişti.
Bu şiiri anlaşılır kılmak için size açıklama yapıp şiirime ihanet etmeyeceğim.Gerçekten şiiri anlayan kişi burda neyin nasıl anlatıldığını gayet rahat anlayacaktır.Ha siz anlamadıysanız inanın bundan rahatsız olmam.Bİr şeyi herkes anlıyor ve seviyorsa onda bir sorun vardır,demektir.
Bizim gibi son dönem amatör ya da profesyonel şairlerin büyük sıkıntısıdır bu.Hiçbirimiz Amerika'yı yeniden keşfetmiyoruz anlayacağınız.Yapmaya çalıştığımız özgün iafdelerle derinliği sağlamak kanımca.
Bana bu eleştiriyi,siteden serbest şiir alanında beğendiğim isimlerden biri ( bir kyrie,bir sema güler,sahra,susku,önder,selin,vs) yapmış olsaydı inanın şiirimi oturur yeniden gözden geçirirdim.Çünkü hepsinin ve ismini saymadığım diğer kalemlerimin şiire bakışına güvenirim.
Bana bu eleştiriyi yaparak,hayatta en nefret ettiğim duruma_şiirimi savunma durumuna_ beni getirdiğiniz için teşekkür ederim.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 13:04:58
bir önceki şiirini de okudum bilesin, yorum yazmadım. yazamadım belki de...
herkes hoşgeldin demiş. evet buraya hoşgeldin belki ama sen hep benimleydin. ve suskunun sitesinde seni okuma fırsatını verdiğin için teşekkürler.
iyi ki varsın.
güne şiir... günüme derya.
derya gibi şiir. bu, üçüncü gelişim bugün. daha da okur okur giderim. ne kadar zenginleştirebilirsem kendimi kârdır.
sevgimle. hep.
|
| susku |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
29.04.2008 15:05:26 |
şiir kaleminlerin bir arada olması ve en çok birbirlerini sevmeleri en çok beni mutlu ediyor... edebiyat da pek alışık olmadığımız bir durum bu ... üstelik her ikinizde edebiyatın okulunda büyüyen iki çocukken
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 12:05:16
Şiir zaten çok güzel..Ama beni asıl sevindiren..Buranın demirbaşı olarak gördüğüm usta kalemlerin bir bir geri dönüşü....İşte Karya....Ve hemen yanında Susku.....Ne kadar güzel.....İyi ki buradasınız.... Kutlarım şiiride tabii..Hem de çok...Selam ve Sevgimle....
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 11:53:21
"sıska bir çocuğun anneye dönüşümü
kendinden büyük bir yük bu"
Ünzile insan dölü, on kardeş beşi ölü der gibi... Bu deyişten bile daha güzel gibi sanki... Uzun zamandır okuduğum en iyi şiirdir bu. İyi ki döndün Derya,
Sevgimle, saygımla, pek ama pek çok tebriğimle...
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 11:27:34
sıska bir çocuğun anneye dönüşümü
kendinden büyük bir yük bu
Evet tümüyle güzeldi kutlarım.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 10:49:11
konuşunca ses
yazınca söz olur yol
kutlarım günün şiirini..
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 10:37:33
kutlarım şiir hakkını almış bizede sevgiler sunmak kalmış sevgiler
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 10:07:16
Günün şiirini ve şairini kutluyorum. Harika bir şiir okudum... Yüreğinize sağlık. Saygılarımla.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 09:58:18
sıska bir çocuğun anneye dönüşümü
kendinden büyük bir yük bu.......................çok anlamlı bir şiir.....kutluyorum günü şiirini ve şairini.....
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 08:55:52
kutlarım günün şiiri ve de şairini..saygılar..selamlar...
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 08:54:57
konuşunca ses
yazınca söz olur yol
sizin kaleminizde şiir olmuş...
kutlarım...
sevgiler...
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 08:54:53
sıska bir çocuğun anneye dönüşümü.... ne değişik bir taraftan yakalamışsın sevgili karya bütünüyle çok farklıydı ve şiirsellik dozu hat safadaydı... tebrikler..
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 08:36:03
Karşımda bir heykel tasviri durmuyor.
Karşımda Aşık Veysel'in bir fotoğrafı var.
Ama bu fotoğraf birden canlanarak elleri ağaçlardan uzanıp,şakaklarından dökülen ağrılarla
sonsuzluğa bakan ama görmeyen gözleriyle karanlık ışıklarda yol alan şakaklar haline geliveriyor.
Bir ses duyuluyor bu karanlığın aydınlattığı zifri yoldan
" Uzun ince bir yoldayım/ gidiyorum gündüz gece "
Deyin bana bu bir heykel mi ,hayal mi gerçek mi ?
Yoksa bu ses " Sivas ellerinde çalınan sazların sesleri mi "
Yoksa bu ses bütünleşmeye davet eden Beyni ve gönlü
aydınlık,gözleri karanlığın içinde oşık hızyla gören
" Bizim kör Aşık Veysel in sesi mi."
tebriklerimle
şahamettin tarafından 4/29/2008 8:38:55 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
29 Nisan 2008 Salı 05:08:41
hayal hecesinin vurgulu yanı
ara sokaklarda kayıp bir adım
umut etmiyor
umut yapıyor gitmelerden
Sevgili Derya…
Seni okumak hep güzeldi özlemişim dizelerini ve yüreğini… Ne çok yanımız heykel, kendine yabancı hamur yoğurur eller.
Güne yakışan şiiri ve şairini canı gönülden kutluyorum. Sevgimle Şiirle…
|
|
|
| |