|
|
27 Nisan 2008 Pazar 15:48:28
Çırak eller Yük altında bir kuzguncuk yavrusu Yürek telaşlı yürek tedirgin Günlerin bedelini ödemekle yükümlü Demlikte çay fokur fokur Koy ver çırak işçiler gelsin Kında kılıç sıyrılmadan duruyor Tezgahta umut
Yarınlara özlem duyan insanlar Bir baca dumanıyla yıldızlara Taa yıldızlara erişmenin sevinci Yaşamaya yüz tutmuşken Sevdadan anlamıyor, anlamaz da Taş yürekli ustabaşı
Hayat güzelden yana akıyor Hainlikler pusuda El tetikte olmalı dost Çınlayan bir türkünün dizeleriyle El kitapta olmalı dost
2/
Korku düşman başına Korku, sindirilmiş dağlar başına Hoyratlaşan bir umut parıltısı Hırçınlaşıyor homurdanarak Yanağı boyalı okul kızları Kitapları göğsünde Ürkek Acemi Orta yerde çıngıraklı gizli sevda
Anlatmaya gerek var mı? Tornada işliyor karasevdayı Hasreti gözlerinde Acıyı bir yudum su deyip içen Bir mektup bekliyor Asya damgalı
Etten kemiğe umut kuşanmış Sırtında sıla işi bir kazak Gün kuşluk vakti, daha çok erken Bir türkü söylüyor torna sesiyle Paydoslar iple çekilir Pusatsız olmalı gönül Malum...
3/
Sen, çıraklaşan çocuk işçi Emek pazarında ter salıyorsun Meydanlarda yürek Grevde gözcülük mayalanmış süt gibi Tezgahta işçilik -Varsın aramasın, boş ver - deme ha İnsanın bir yerinde bir şeyler kırılıyor
Gün döndü Yorgun eller umut kuşandı Şimdi şu anda Suyu kurumuş çaylar gibisin Acılar, saçlarına tane tane dizilmiş Hüzün dağlara vursun kendini Tembellik utansın
Yarıda bırakılmış Ya da, hiç okunmamış kitapların Kapağını açınca kaygılanırsın Sevdanın sarsaklığı uysallaşırken Bekletip de gelmemek olur mu hiç?
4/
Bir insan Bir başına kahraman sayılmaz Sen, bir başına kaldığın zaman Kimin adına, neyin kahramanı olunsun?
Bak gözümün nuru Hicran bir şarkının adı olmalı Çırak ise on beşine girmiş işçi çocuğun Sen eyyy çırak işçi Özgürlüğü talan olmuş bir insan gibi -Yaşın yaşın ağlar mısın- acaba Spartakus destanı okunduğu zamanlar
Gecelerin katı karanlık yüzünü Tutup iki elinle sabahlara taşıyorsun Üzülmesin ceylan gözlü çocuklar Üzülmesin ne olur...
Hey çırak işçiler El sürmeyin şöminenin taşına Yüreklerde o saydamlık kırılmasın ne olur Bir odun daha atın özgürlük ateşine Demlikte çay fokur fokur olanda Bir odun daha atın özgürlük ateşine
Orhan Bahçıvan
sevgiler
|