Bir deliyle başederken, yapılacak en mantıklı şey normal rolü yapmak. Herman Hesse [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Şiir Puan
1 2 3 4 5
 

10 10 2
Toplam: 10.0 puan
2 kişi puan vermiş.


Şiir Bilgi
20.03.2017 tarihinde eklendi.
302 çoğul gösterim
298 tekil gösterim
1 yorum
3 kişi beğendi.
Portfolyo: Genel
Şiiri Beğenenler
En son eklediği şiirler

PALAMAR

Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın

Yıl bin dokuz yüz ondu, içte dışta kargaşa,
Devlet hazır değildi uç gösteren savaşa...


Cermenle sözleşmesi yapılan dört muhribin
Büyük anlamı vardı, denizlerimiz için.


Yedi milyon liraydı gemilerin bedeli,
İlk taksit ödenseydi kazanırdık cedeli.


Donanma Cemiyeti halktan yardım istedi,
Kamu gayrete geldi gönül gücü işledi...


Vicdanların üstünden sis perdesi dağıldı,
Bu haber dalga dalga bütün yurda yayıldı.


Fâtih’te saf, kimsesiz, dul bir hanım yaşardı,
Güzelim saçlarını gölgesinden saklardı...


Kampanyayı duyunca can evinden vuruldu,
Fakirlik başa belâ, gözyaşına boğuldu...


Karınca kararınca yardımcı olmalıydı,
Ağlamak çâre değil, bir imkan bulmalıydı ! ..?


Olmazı oldurur mu, peruka tâcirleri ? ..!
Topukta saç ararmış Pera’nın Berberleri...


Yoksuldu, perişandı, karnı aç, gözü toktu;
Uzun saçından özge yardıma gücü yoktu...


O kınalı belikler namusuna emânet,
Kesse sayılır mıydı, şehidine ihânet ? ..!


Hem, komşular ne derdi? İyi gözle bakmazlar...
Belki, bir işi düşse, evlerine sokmazlar...


O günün toplumunda yaygın iffet adına,
Saç kısaltmak zilletti Müslüman bir kadına.


Nice asker çehreyi teslim almışken hüzün
Geceden farkı yoktu ehven-i şer gündüzün...


Cadde ve sokaklarda kol gezerken kör sancı
Ve yüzleri dağlarken çâresizlik utancı,


"Önce vatan" diyerek bir anda karar aldı,
O mihriban saçlara kökünden makas saldı...


Beyoğlu’na geçerek sattı beş-on kuruşa,
Lâyık olmak istedi "dişi kaplan" duruşa.


Donanmaya uğrayıp askerce selam verdi,
Varını bağışladı, gönlü rahata erdi.


Sordular: Ne yazalım, makbuza "mu’in" ismi ? ..!
Dedi: "Vatan" yazınız, yoktur ismin önemi ! ..


- Bu mangır az gelir ya, özde çoktur pahası,
Dört kol beliğe nisbet, olsun halat parası"...


Gücünün yettiğince yaraya em sağladı,
Gemileri rıhtıma saçlarıyla bağladı.


Çünkü kıssası hemen dip bucak duyulmuştu,
Coşturduğu hislerle maksat hâsıl olmuştu.


Bahriyelim, unutma, "zülfüyâr" palamarı ! ..
O yalnız urgan değil, Türk’ün nâmus ve arı...


Eyy Türkoğlu, an sen de, bu can siper Hâtunu,
Fâtihâsız bırakma, "Ana-Vatan" ruhunu ! ...




YUSUF BİLGE

*Palamar : Gemi halatı.
*Cedel : Mücadele, uğraş.
*Pera : İstanbul’da Beyoğlu semtinin eski adı.
*Muin : Yardım amaçlı bağış yapan.











(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.




ağlamak asker beyoğlu bir bütün büyük can çaresizlik dalga dört dul eski gemi gönül haber iffet ihanet ilk imkan karınca kör lâyık maksat mihriban milyon müslüman namus o olsun özge selam sen şer taksit ve yalnız yusuf yüz
 Yorumlar
 fikretgörgün
 
20 Mart 2017 Pazartesi 23:18:25
Çanakkale!...Her anı bir destan, her yerde bir adsız kahraman. Allah imanımızı eksiltmesin. Gerisi kolay. Teşekkürler hocam Güzeldi...


PALAMAR şiirine yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.


Üye ol Şifremi Unuttum