Edebiyat Defteri

Biz böyle eğilmezdik çocuklar olmasaydı... B.Necatigil
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
   


 
Şiir Bilgi
24.04.2008 tarihinde eklendi.
109 çoğul gösterim yapıldı.
95 tekil gösterim yapıldı.
10 yorum yapıldı.
 

   
 

TEKAÜTÜN RÜYASI




Tekaüt; ` işe yaramaz ` demekmiş.
Sahi,biz bittik mi artık arkadaş?
İşi bitmiş bir eşya gibi, öyle mi?
Gücüme gidiyor biliyor musun?

’Dünya varmış hemen ayrıl ’ derdin ya,
Senden bir yıl sonra da ben noktaladım
O diğer dünyayı.
Dünya tabi ki var arkadaşım,
Dünya kocaman...
Ama alışık olduğumuz dünya bu dünya değil.
Çeyrek asırdır onların dünyasında
Onlarla büyüdük ya...
Bu dünya başka, bu dünya yavan,
Bu dünya bize göre değil.

Belki inanmayacaksın arkadaşım,
Bu gün, bir rüya ile fırladım yatağımdan.
Bu gün, aydınlık yüzlü çocuk sesleriyle
Bölündü uykularım.
Aklımda kalan bir dize var ki...
Sanki hâlâ duymaktayım.
’Haydi gel! Haydi gel! ’ sözleriyle
Çınlatıyorlardı ortalığı adeta,
Cıvıl cıvıl, kuşlar gibi...
Kırda mıydık, koroda mıydık
Anlayamadım….

’Dünya varmış! ’...
Dünya tabii ki var, dünya kocaman.
Bulabildin mi bu dünyada arkadaş,
Sevgiyle bakan pırıltıları, gülüşleri?
Bulabildin mi almadan verişleri?
Bulabildin mi, karşılıksız sevişleri?

Özlüyorum be arkadaşım! Özlüyorum! ..
Bir eliyle burnundan akanı gizlemeye çalışan,
Diğer koluyla, aşağıya kayan pantolonunu
Yukarıya bir santim kaydırıverse,
Mutlu olacak küçük oğlanın;
Pat pat yürüyerek, tahtaya kalkışını özlüyorum.
Bir ana sevgisi ile ona bakmayı,
Çaktırmadan, bıyık altından gülmeyi özlüyorum.
Bazen içime sokasım gelirdi biliyor musun....
O, ’kedi yalasa doyar ’ yüzünü öpesim gelirdi,

Bu dünya yavan, bu dünya başka,
Bu dünya bize göre değil.

Sivas’ın Adıs Köyü`ne ilk atama
Henüz on sekizinde,
Ürkek, çekingen, korkak....
İki hanımlı Çirkin Bekir’ in:
--’Korkmayın bacılarım!
Bu köyde sizin kılınıza zarar gelmez.
Gerekirse tüfeğimi alır, gece nöbet tutarım.’
Deyişini özlüyorum
Dağlar gibi güven verişini özlüyorum.
Bu dünyada kimin umurunda,
Ürk, kork, ağla, yatamazsan yatama.

Okula, bir gün gelip beş gün gelmeyen
Ahmet`in pencereme dikilip:
’Bana bak gıız! Beni geçirmezsen
Bu camları hış ufak ederim.’
Deyişini özlüyorum.
İçinden geçeni, mertçe dışa vuruşunu özlüyorum.

Kalk tahtayı sil kızım, dediğimde
Heyecanlı, telaşlı, koşarak
Cebindeki lastik silgiyle tahtayı silen
Meloş Kız`ın, karnını tuta tuta
Gülüşünü özlüyorum.

Hani bir şarkı takılmıştı ya dilime,
’Gitme aklım sende kalır
Uyuyamam geceleri!
Sırf bu şarkıyı bir kez daha dinleyebilmek için,
Kırk kişilik sınıfı bir amigo edasıyla
Susturan, o minik oğlanın:
’Bak öğretmenim çiçek olduk, ne olur söyle! ’
Diye yalvaran bakışını özlüyorum.
Anacığından her nedense ayrı düşmüş
Bu yedisindeki yavrunun, büyük bir insan gibi
Şarkıya kendini verişini özlüyorum.

Gerçek çiçek onlardı, biliyor musun?
Çiçek olan yalnızca o küçük insanlar.
Keşke hep çiçek kalsaydı insanlar!
Keşke bu dünya, hep o dünya olsaydı!

Saat sabahın altısı...
Penceremin yanındaki koltuğumda
Ben bu satırları karalarken
Yarı aydınlık gökyüzünde cıvıl cıvıl ötüşen,
Ara sıra birbirine karışan simsiyah sürü,
Beni alıp başka yerlere götürüyor.
Duygularım bölünüyor.
Yazmak istediğimi yazamıyorum.
Söylemek istediğimi söyleyemiyorum.
Her şey rüyamdaki gibi yarım kalıyor.
Gözlerim BİR NOKTAYA çakılıp kalıyor.

O noktada her şey var arkadaşım.
O noktada, sevgi dolu gülüşler,
O noktada almadan verişler,
O noktada, karşılıksız sevişler var.
O noktada, bir adıma beş adım gelişler var

Saat sabahın altısı,
Heyhat, yarım kaldı tekaütün rüyası!
Yarım kaldı, bir yıldır hasret kaldığı
O, diğer dünyası...
Onların olsun,
Onların olsun var olan dünyası.
Bir zaman oyalar belki beni de,
TEKAÜTÜN YARIM KALAN RÜYASI! ...


gelin
1999- Kırşehir

Zübeyde Gökbulut



Çirkin Bekir, köyde lakabıyla tanınan, kendinin bile ’ adım Çirkin Bekir ’ diye kendisini tanıtacak kadar güzel yürekli bir insandı.Sağ ise ALLAH selamet versin. 35 yıl önce ilk atandığım köyümdendi.

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMININ TÜM ULUSUMA ve DÜNYA ULUSLARINA SEVGİ, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRMESİNİ DİLİYORUM.
   
Acaba Nedir?: adım , ana , artık , aydınlık , bak , barış , ben , bir , büyük , çeyrek , çocuk , dağlar , daha , dize , dolu , dünya , egemenlik , gece , gelin , gerçek , gibi , gün , güzel , hasret , haydi , hep , iki , ile , ilk , insan , kadar , kalan , keşke , küçük , nisan , nöbet , o , olsun , olur , rüya , saat , selamet , sevgi , silen , simsiyah , şarkı , tüm , ulusal , ve , yazmak , zaman
 Yorumlar
 
01 Mayıs 2008 Perşembe 23:05:16
geç de olsa bu anlamlı ve belleğimde harika tadlar bırakan Şiirinizi okumanın coşkusu içindeyim
Çok duygulandım

Kaleminiz daim olsun hocam

Sevgi saygı ve hürmetimle
 
01 Mayıs 2008 Perşembe 22:48:31
Çok güzel ifâde edilmiş,
hep özlemle anılacak, belki yokluklarla,
acılarla geçmiş ama hep güzel hatırlanacak günleri ölümsüzleştirmişsiniz efendim
Gönülden kutluyorum.
Hürmetlerimle.
 
24 Nisan 2008 Perşembe 12:45:30
Yazmak istediğimi yazamıyorum.
Söylemek istediğimi söyleyemiyorum.
Her şey rüyamdaki gibi yarım kalıyor.
Gözlerim BİR NOKTAYA çakılıp kalıyor.

O noktada her şey var arkadaşım.
O noktada, sevgi dolu gülüşler,
O noktada almadan verişler,
O noktada, karşılıksız sevişler var.
O noktada, bir adıma beş adım gelişler var

sevgili hocam çok güzel anlam içeren bir şiir okudum kaleminizden
can gönülden tebrik ederim selam ve sevgilerimi yolluyorum lütfen kabul buyurun
 
24 Nisan 2008 Perşembe 11:52:19
Tekaüt; ` işe yaramaz ` demekmiş.
Sahi,biz bittik mi artık arkadaş?
İşi bitmiş bir eşya gibi, öyle mi?
Gücüme gidiyor biliyor musun?

Takaüte belge belge ayrıldım
Ama olmadı hiç bir şikayetim
Bu halde de ne çook dostlar edindim
Ben saf yüreğimin sesine güvendim
Ben kendime bacı bile buldum
Üstelik öğretmenimde oldu
Ne çok çok şeyler öğrendim.
Uzatmıyalım lafı
Bu şiirinle doldum doldum boşaldım.
O eski günleri bende arandım.

İçimden gelenleri esirgemeden yazdım.
Umarım cansıkıcı değildir.

Çok güzeldi... Tebrik eder,
Selamlar, saygılar sunarım.
 
24 Nisan 2008 Perşembe 09:36:50
günümüz sorunu yüreğinize sağlık
saygılar
 
24 Nisan 2008 Perşembe 09:35:00
Tebrik ediyorum öğretmenim. Evet o tertemiz çocuklar,çocukluğumuz. Önlüklerimiz siyahtı o dönemde ama yüreklerimiz bembeyazdı. Acıttılar sonra yüreklerimizi. Kaybetmeye başladık benliklerimizi. Emperyalizmin çarkında dişliler arasına giriverdi gençliğimiz.Sonra içinden ezilmiş olarak çıktı emeklerimiz. Bize kalan posamız olmayacak ama emeklilik ( tekavüt) dönemimizde. Beynimiz çok şükür hala sağlam ellerimiz kalem tutuyor biraz titremeye başlasa da.
Kaleminize sağlık.harika dizeler okudum sayfanızdan.

cemil tarafından 4/24/2008 9:35:49 AM zamanında düzenlenmiştir.
 
24 Nisan 2008 Perşembe 08:22:09
OXUDUM,SİZE BAŞARILAR...
 
24 Nisan 2008 Perşembe 03:41:31
Anadolu insanın o saf temiz çocukların masum bakşlarını canlandırdınız gözümüzde taş yığını binalar arasında ölse kimsenin haberi olmayacak onca yalnız terk edilmişler insanlar ,beyaz melek filmi geldi bir anda aklıma Anadolu bu işte yalnız bırakmaz yaşlısını da gencini de ve gurbet yolcusu emektar insanını da...

Yüreğinize sağlık...
Kaleminiz daim olsun...
 
24 Nisan 2008 Perşembe 01:00:28
Aslında tekaüt olan başımız değil,omuz başımızdır.Tekaüt deyince bende sanki alındım.Öyle ya tekaüt tekaüttür derler. Bende bir Kayseri sonbaharında başlamıştım ilk görevime,ilk içtiyim yarım çayın buğusu hala gözlerimde..Duygulandım!Nasıl geçmişti onca yıl?Güzeldi.Çok sevdim.Selam,saygı.
 
24 Nisan 2008 Perşembe 00:42:28
çok anlamlı ve güzel bir şiir okudum...kıtlarım...ancak bugün sabahtan beri sitede bir yavaşlık var..bazı sayfalar açılmıyor ya da çok geç açılıyor bir açıklama yazısı da yok..bir sorun var sanırım...teşekkürler...saygımla...
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
hosting Haberler Fıkra Dünyası Sağlık Merkezi Sağlık Bilgisi
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.