|
|
23 Nisan 2008 Çarşamba 01:08:35
hayat sizi bütün yutacak hiç kimse sizin kadar yalnız değil hiç kimse sizin kadar bir dünya
munzur'dan bir tas suydu....
|
|
|
|
22 Nisan 2008 Salı 16:41:35
hatrıma kazılı bir şiir olacak ... ve şiiri yudum yudum içerken - susku - diye göreceğim bu şiirde seni. üstat'sın ... velhâsıl.
|
|
|
|
21 Nisan 2008 Pazartesi 12:35:00
Emperyalist köpeklerin yüzüne bir tükürük, ulusun zulme karşı direniş hakkıydı onlar. Feda etmekten çekinmediler.Bağımsızlığı için cennet ülkelerinin, kendi serlerini verdiler de sırrını vermediler. Sonra denildi ki: Kağıt bir gemidir devrim bütün gemiler hurdaya çıksa da sonunda taşıdığı özgürlük şiiriyle batmadan yüzer nicedir dünya sularında
Kim bilir kaç yunus görmüs kaç deniz gezmiş...
|
|
|
|
21 Nisan 2008 Pazartesi 12:25:51
altı solgun gün mayısa utançtı düştü yapraklar mayıs hazandı
şiir hakettiğini almış yüreğin dert görmesin sevgiyle
|
|
|
|
21 Nisan 2008 Pazartesi 02:02:23
Şair dostların yorumlarını okudum, bir usta kaleme eleştiri yapabilmek benim birikimimi ve haddimi aşar, şiirlerinizle bu gün ilk defa karşılaştım nedeni uzun süredir sayfayı ihmal etmemdi.. Sevgili dost kalem, ben haiku şiirlerini uzun zamandır severek okuyan ve takip eden bir okuyucuyum yazmayı denedim ama form ve içerik olarak üçlük, dörtlük dizeler kıvamını aşamadı..şiirlerinizi okurken gerçek haiku melodisi yüreğime ulaştı, otorite değilim yanılıyor olabilirim ama ben bu tadı aldım dizelerinizden ve kutluyorum kardeşimi gönülden..saygılarımla.
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 23:06:06
Gecenin Bir Vakti çivilemek için bu şiir, bir çekiçti
hayat sizi bütün yutacak hiç kimse sizin kadar yalnız değil hiç kimse sizin kadar bir dünya
HİÇ KİMSE SEN DEĞİL VE SEN HİÇ KİMSE DEĞİLSİN. TEŞEKKÜRLER.
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 21:59:23
kargaşa yillarinda yok yere yok edilen tüm fidanlara ve onlarin anisina cok anlamli bir şiirdi.
şiiri ideolojik değil de; şiirselliği ile değerlendirisek bu şiirin aslinda bağimsizlik adina seve seve ölüme giden tüm vatan sevdalilari icin kaleme alindiğini görebiliriz. her defasinda, üzülen biz sevinen başkalari olmuştur..
susku dostu yürekten kutluyor, selam sevgi ve saygilarimi gönderiyorum..
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 19:41:52
şiir okudum bir daha çarpıldım dizelerinize...
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 18:41:24
hayat sizi bütün yutacak hiç kimse sizin kadar yalnız değil hiç kimse sizin kadar bir dünya
hiç kimse bizim kadar kalabalık değil... kocaman alkışlarımla
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 17:21:26
sen şiir diye sevmek var ...
kutladım hemde çok.
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 17:01:18
deniz için diyecek şey yok ... sadece AŞK OLSUN SANA ÇOCUK ! diyebiliriz can babaya katılarak.
denizle birlikte hüseyini , yusufu , mahiri , ulaşı , kadiri , sinanı kızıldere şehitlerini , nurhak şehitlerini ve sayamadığım nicesini selamlarım.
şairide onları şiiriyle bizlere tekrardan hatırlattığı için kutlarım ... -unutmuyoruz tabi ama bazı hatırlatmalar griye çalan anıları tekrar renklendiriyor bu bir gerçek-
tekrar tebriklerimle...
selametle...
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 16:00:48
Sabahlar uyanan bir şiir okudum, Kimliği onaylı bir şiir hemde Yüreğinize sağlık
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 15:47:08
Nerede bir zulüm,baskı,haksızlık varsa şiir orada şahlanır.
Tebrikler "yağız atlı süvari"...
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 14:35:30
Duygusu ve ustaca varyasyonları ile mükemmeldi...
Güne yakışan şiiri ve şairi kutluyorum...
Saygı ile...
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 14:02:10
Burada olmayı hak eden şiir ve şairi yürekten kutluyorum...
Saygım ve hiç bitmeyen sevgimle susku ;)
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 13:52:46
söyletme beni ne söylesem az sonra adım 'komünist'e çıkar ki buralarda pek makbul sayılmaz.
Tebrikler..
ÖmerNazmi tarafından 4/20/2008 1:57:01 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 13:33:37
fevkalade bir ahenk içerisinde sıralanmış duygular görüyorum. şiirdeki usluba bayıldım. bu şiiri kanımca birçok şiirden ayıran temel özelliği anlatımının yalın olması ve bir o kadar da yoğun duygular içermesi.. günün şairini ve şiirini yürekten kutlarım. siteye yeni üye oldum daha önce de fotoğraf, gezi, sosyal paylaşım içerikli sitelere üye olmuştum. edebiyatla ilgili paylaşım sitesi hakikaten cezbedici. bunları neden anlatıyor! ilk fotoğrafı gönderenler her fotoğrafta kendisini görmek isterler anı, hatıra fotoğrafları onlar için vazgeçilmezlerdendir ve en beğenilmesi gereken fotoğraflardır. bir kişi sıradışı bir fotoğrafı yada akla hayala gelmeyecek bir kompozisyonu kadrajına aktaracak olsa yeni başlayanlar için bu çok itici gelebilir. zamanla bakmakla görmek arasındaki ince çizgiyi algılamaya başlarsın. detayları görürsün, hayatı saniyelerine varıncaya kadar gözlemlemeye başlarsın, kendi tarzın ve sanatsal çizgin belirmeye başlar.. aslında bunların tümü nedir biliyor musunuz! bunlar bir insanın beğeni seviyesinin yükelmesidir. zeki'nin şiirlerini uzun süredir takip ediyorum bu platforma da zeki ve birkaç şairin paylaşımlarını özellikle takip edebilmek için üye oldum. nedeni çok basit zeki üst seviye şiirler yazıyor, edebi görüşlleri, hayatı algılayışı ve yorumlayışı farklı, entellektüel birikimini cümleleriyle kolaylıkla harmanlayabiliyor. önemli olan salt yazmak değil, önemli olan içinde esen fırtınaların, ruh hazinene dolan birikimlerinin izdüşümlerini görebilmek. eleştirmek de yazabilmek kadar önemli bir hadise. bir ressam çırağına sen artık piştin resim yap ve şehrin ortasına koy ve üzerine beğenmediğiniz yerleri işaretleyin diye not düş der. ve yapar bunu çırak. gelen geçen üzerini karalar. akşam olunca tablo boya küpüne döner ve çırak üzülerek ustasının yanına gelir. ustası üzülmemesini söyler yine bir resim yapıp aynı şekilde şehrin ortasına koymasını söyler ama bu sefer üzerine beğenmediğiniz tarafları siz resmedin denir. akşama kadar kimse dokunmaz resime. çırak sevinçle gelir ustasının yanına. ustası ona ilkin beğenmediğiniz yerleri işaretleyin dedin karalamak kolay olduğu için herkes bir tarafını karaladı resminin. ama ikincisinde beğenmediğiniz yerleri siz yapın deyince kimse dokunmadı. insanlar bilmedikleri konularda ahkam kesmeyi severler lakin onu düzeltmeyi beceremezler:) ben suskuyu bir usta olarak görüyorum ve eleştiri yapanların hakikaten beğeni argümanlarının yüksek olması gerekiyor. bu vesileyle günün şairini yeniden kutluyor ve yeni şiirlerini heyecanla beklediğimi belirtmek istiyorum. selam ve muhabbetle..
|
| susku |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 14:40:45 |
haritada dünyaya tepeden bakarken hep güneşe olan bir özlemdir içimdeki yılın 365 gününün hava durumunu konuşmakla geçti yıllarım ... ne zaman bir güneşin ayağını topal görsem o gün içim burkulur
analitik şiirlerimi genelde kapatırım; saklarım çözebilen bir beyin olursa da bende ultra lüx olarak yerini alır bu şiir öyle bir şiir değil daha bir ironik ... septisizm ve karamsarlık ile uysal bir ton arasında gidip geldim. gidip gelirken seni burada da görmek beni mutlu kıldı.
forumlar seni bekliyor, birikimlerinin aktarılmasında bir paylaşım / insanlığa yapılmış en büyük hizmettir. değerlisin benim için. yerin hep ayrı bende
hoş, geldin.
hemde çok hoş ... |
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 13:32:57
hak ettiği yerde en önemlisi kalbimizde yerini aldı. 36 yıldır her 6 mayıs da üç fidan kurur.
şiiri Deniz yazmak biliyorlar yorumu Deniz yazmak biliyorlar diyenlere inat bir daha haykırmış Denizler TEBRİKLER
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 12:53:27
hayat sizi bütün yutacak hiç kimse sizin kadar yalnız değil hiç kimse sizin kadar bir dünya
Ben çok düşünüyorum... Öldürenler mi ölmüş Denizler, Yusflar, Hüseyinler mi dirilmiş yürekte.
Yürekten kutluyor, sonsuz selamlar, saygılar sunuyorum.
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 11:06:00
Korkuysa ölüm Onlar hiç korkmadılar Susturmaksa ölüm Dilerde çığlık oldular Soldurmaksa ölüm Köksüz bir ağacın dalarında Onlar sadece solduruklarını sandılar
İç burkan iç burksada onların hiç unutulmadığını ve unutulmayacağını anlatan güzel bir şiir
TEBRİKLER
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 09:10:33
Alnından öpüyorum.İlkelliğin ve ilkesizliğin boy verip faydacılığın revaçta olduğu bu kirlilik ortamında, idealleri ile gerçek adaleti aramaktan vazgeçmeyen her yüreğin yanındadır yüreğim.Yolunuz yolumuz oslun.
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 04:47:18
noktalama işaretlerini ilk Tevfik Fikret (1867), Yahya Kemal (1884), Orhan Veli ( 1914), Reşat Nuri Güntekin ( 1889), Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889) kullanmıştır.
4000 yıllık nerden çıktı şimdi :)
4000 yıl önce ki Göktürk Kitabeleri ya da Orhun Yazıtları dan bahsediyorsun evet Türkçenin asıl adresi orasıdır.
"Kíneke vulani usìllì" ile başlarım bir şiire , değil Türk dil kurumu eline sözlükte alsan yazdığım Türkçeyi anlayamazsın. bu tartışmaların bilgi paylaşımların yeri uzun uzadıya forumlardır ...
gemerek takılmışsın anladığım kadarıyla dediğim gibi sizin için özel olabilir doğrudur siz yazdığınızda büyük harf kullanabilirsiniz, benim için özel değil yani.
susku tarafından 4/20/2008 4:54:46 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
| limit32 |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
22.04.2008 06:02:15 |
Dil, belirli bir tarihin süzgecinden geçerek bu günlere kadar gelmiştir. Bu günlere gelirken geçirdiği evrim, değişim ve birikim bir takım kuralları getirmiştir. Bu süreçte malum 4000 yıla dayanan bir geçmiştir. Bu oluşan kurallar kişiden kişiye değişmeyen yani göreceli olmaktan çıkarak özel isimlerin büyük harfle yazılması adeta kanunlaşmıştır. Bu yüzden dilin kanununa uymamanın yaptırımı her ne kadar olmasa da belirli edebiyat çevrelerinin bunu kasıtla gözden kaçırması bence işin üzücü yanıdır. Özel isimler kesinlikle kişiden kişiye değişebilen göreceli kavramlar olarak algılanamaz. Siz algılıyor olabilirsiniz. Ne var ki bu şuna benzer. Abdest almanın şartları bellidir. Ya da İslamın ve imanın şartı da bellidir. Ben abdest alırken mest yaparım da ayaklarımı yıkamam denilemez. Veya İslamın kurallarının bazısına uyarım , bazısına uymam denilememediği gibi. Çünki bir kural bütünlüğü vardır. Bu güne kadar edebiyatta hatta türk dilinin kurallarında yerleşmiş ve içtihatlaşmış bu kural bütünlüğü söz konusudur. Umarım siz yaklaşım tarzınızla bu kuralların yanlış olduğunu ispat ederek İlkokul 1. sınıftan Üniversite yıllarına kadar öğretilen bilgilerin yanlışlığını ispat edebilir ve bizlere kendi doğrularınızı kanunlaştırabilirsiniz. Şiir daha öncede arz ettiğim gibi edebayitın bir koludur. Edebiyatın dili Türkçe ise Dil Kanun hükümlerinin ne olduğu da malumdur. Uymak ya da uymamak size kalmış. Saygılar
|
| susku |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 14:53:15 |
sana bakarım seni tanrılaştırırım ... oysa sen tanrıçasındır bir güneşe tapmam ben :)))))) kaldı ki Türklerin islamiyeti seçmeden önceki naturizm duygusunda güneş inandıkları bir gerçek olsa bile
hayata dair tüm objeleri tanrılaştırabilirsin sevgili jale ... nerede neyi tanrılaştırdığın önemli senin için özelse büyüt onu hatta neon ışıklarıyla sun bize :)
ben hayatıma giren tüm kadınları tanrılaştırmışımdır / yani benim hayatımda tanrılar çoğuldur.
onun için bir şiirmde tanrıların önüne atılmış, kumsalda ayak izlerim demiştim.
"Tanrı" kelimesini kullanacağın yer Allahın 99 ismini zikretmekse ... çok büyük bir hatadır orada tanrı isimde bir ad yok
ben niye yazdım ki asıl şimdi bunları :))))))))
|
| Kyrie |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 13:55:20 |
"ah tanrı'm... " dediğimde şiirlerimde, tanrı büyük harfle yazılır dediler ki doğrudur, kuraldır sözüm yok.
Ama yazmam. Yazmadım, yazmayacağım... Şiir en esnek edebiyat dalıdır ve şairin tercihlerine ve özgürlüğüne en geniş olanağı sağlayan alandır. Bütün şiir küçük harflerden oluşsun, orada bi sözcük "özel" diye büyük harfle yazılıp sırıtsın. Tanrı affedecektir eminim bu estetik titizliği:))) Ona bakarsanız Türkçede "bi" diye bi kelime yok. Çok sık kullanırım zira samimiyet aslolandır ve şiir sokak çocuğudur biraz da... Bir sokak çocuğunun eline mikrofon verip onu düzgün konuşmaya zorlayın bakalım sonuç ne olacak.
Hem ben niye buraya yazdım ki bunları :))) |
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 04:20:21
Ben nesnel bir doğrudan bahsetmeye çalıştım. Öznelliğmi olaya katmadım. Sabrınız ve anlayışınız için teşekkür ederim. Amaç ve çalışmalarınızda başarılar.
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 03:57:17
Sevgili romantik kardeşim, geçin diyerek bir şeyleri geçiştirmeyi doğru bulmuyorum. önemli olan ortak payda olan doğruda buluşmak değil midir ? kuralları koyan ben değilim. 4000 yılık bir tarihin getirdiği dil kurallarına uymamak için direnç göstermeyi anlamıyorum. Bizim hatamız varsa özür dilemesini biliriz. Fakat ben kaynak gösteriyorum. "Cümle büyük harfle başlar. Cümlenin sonunda nokta konulur.Özel isimler büyük harle yazılır (Gemerek) vs." bu kuralların yanlış olduğunu söyleyebilecek varsa ve ispatlarsa ben bu şiir dahil edebiyatı bu gün bırakırım. Hodri Meydan!
|
| Rom@ntik |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 04:17:33 |
Burada amaç yorumumda da belirttiğim gibi içerik...
Buraya Değerli Sanatkârın göz nuru ile ortaya koyduğu eser herhangi bir makale, antlaşma ya da devletin resmi yazışmaları değil..harf harf tek tek gözden geçirilip tashih yapılarak belge gibi sunulsun. Adı üstünde serbest Şiir... Şahsi fikrim o dur ki; Yazmak isteyen şahıs eğer gönlünden geçiyorsa bir dize yazar, sayfanın sonuna kadar yüzlerce nokta ya da virgül ekler ve sonunda da bir dize daha yazıp bırakabilir...
Ben burada kendi fikrimi beyan ettim. Yoruma yorum yapmak hoşlanmadığım bir tarz olduğu hatırlatarak burada satırlarıma son veriyorum. Umarım sakıncası yoktur SAYGILARLA
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 03:35:35
Ne imlâ hatası.... ne içerik, ne estetik Geçin bunları geçin !
Eserin özüne gelin... Bana anlattığı ne ? Doyurdu mu ruhu ? ELHAMDÜLİLLAH DOYDUM Ama onlar gençliklerine doyamadılar !!! Ne için ? Vatan sevdasıyla yanıp tutuştukları için...
Bu eleştiriler bana gündemleri hatırlattı... Hani meşhur Türban yasası ile millet cebelleşirken aradan bir sürü yasayı GEÇİRDİLER YA !!...
Biz böyle bir milletiz ! Ufacık teferruatlarla boğuşurken kaybettiklerimizin bilincine varamıyoruz..
böyle bir zamanda bu dizeleri yazan ** YÜREKLİ YÜREĞE ** diyorum ki ;
** ÖPTÜM BAŞIMA KOYDUM ESERİNİ **
SAYGILARLA
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 03:32:20
Sevgili umutca, Şiire edebiyatta, Türk Dilinde hatta Tür Dil Kurumunda tanınan ayırcalıklar yoktur. Şiir edebiyatın bir koludur. Edebiyatın da ne olduğu malumdur. Türkçemizde cümlenin nasıl başlayacağı, temel ögelerinin ne olduğu, bunların nerede, nasıl ve ne şekilde kullanacağı, hatta Gemerek gibi özel isimlerin ne şekilde yazılacağı gibi daha pek çok şey çok açık seçik bir şekilde kurallara bağlanmıştır. Siz Gemerek gibi özel bir ismi küçük yazma tercihinde bulunabilirsiniz. Siz cümlenin sonuna nokta koymayabilirsiniz. Siz bağlaçla cümleyi başlatabilir, cümlenin temel öğelerini bölebilirsiniz. Bu sizin tercihiniz olsa da bunu Türk Dilinin tercihi olarak dayatamazsınız . Türk Dil Kurumu yayınları kadar Türk Dil Kurumunun resmi veb sitesine bakarsanız bunları görebilirsiniz.
|
| susku |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 03:54:20 |
belki de ilk bu şiirimde bu kadar noktalama işareti oldu genelde kullanmam ben
şiir bütüğünlüğünde okuyucunun nerede durması gerektiği nerede soluk alıp yoluna devam edeceğine bir kalem olarak karar vermeyenlerdenim.
şiiri serbest bırakırım genelde yani gemerek benim için özel değildir sen özel olarak görebilirsin orayı takılma fazla Türk dil kurumuna ... orası noter değil
|
|
|
|