|
|
|

LEYLÂMIZ CUMBASINDA
( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
Şiir , "Ezgiler Eza Eder " adlı şiirimde de kullandığım kısa bir müddet sonra bir makaleyle kamu oyuna duyuracağım yeni bir ölçü sistemiyle hazırlanmıştır.
Okuyan, beğenen ama beğenmeyen herkese şimdiden teşekkürlerimi sunarım.
Leylâ’mız hüzne dalar, cumbalı konaklarda Ahşabın vehmi kokar, leyli bu ezâlarda Gün utanmış,maziler gergefe bakıp ağlar Ufku örten ziyâlar güllere ateş saçıp, Akşamın hazzı solar, rengi bu azaplarda.
Neyzenin ahı susar , selsebile kahrından Mehtabın fecri gölün bağrına bıçak saplar. Öptürür yel, lalenin ağzını bu güllerden Leylâ’mın benzi solar, ezgili elemlerden
Akşamın hüznü değer , eyvana bu hal üzre Erguvan yol, bu revak gölgesine saklanır, Ney, bu hicranla sütun taşlarına ağlarmış.
Kimse olmazsa medet yâd hali bu esvapta Bir azap kahrı ışır bağrıma bu eyvanda.
|
|
|
|
15 Mayıs 2008 Perşembe 12:37:36
beğenerek okuduğum bir tarz ve osmanlıca kelimlerde çok yakışmış divan tarzı tebrik ederim selam ve dualarımla
|
|
|
|
28 Nisan 2008 Pazartesi 22:00:01
Akşamın hüznü değer , eyvana bu hal üzre Erguvan yol, bu revak gölgesine saklanır, Ney, bu hicranla sütun taşlarına ağlarmış.
Kimse olmazsa medet yâd hali bu esvapta Bir azap kahrı ışır bağrıma bu eyvanda. ............................................
Kaleminize, yüreğinize sağlık...
|
|
|
|
28 Nisan 2008 Pazartesi 10:02:47
BENİM ADIM ŞİİR
Beni ne sandınız sizi ruhsuzlar Gönül verenime esaretim var Bakın işinize be şuursuzlar Benim adım şiir asaletim var
Kimisi düz yazı sanıyor beni Kimi baltalıyor sınıyor beni Kendinden geçmişler tanıyor beni Benim adım şiir asaletim var
Çok serbest kaldınız rahat yazdınız Aslında siz bana mezar kazdınız Bilin ki cümleyi yanlış dizdiniz Benim adım şiir asaletim var
Yazana ruh lazım kalemden önce Yaradan isterse olur bu bence Kağıda yazdığın ben miyim sence Benim adım şiir asaletim var
Devamı hüsrandır böyle gidişin Daha yetmedi mi hata edişin Tutkun’u Safi’si vardır bu işin Benim adım şiir asaletim var
Nicesine şahit derindir dünyam Aşkını benimle haykırdı Hayyam Ne olur bu sefer anla be yam yam Benim adım şiir asaletim var
MEZARKABUL55 BÖYLE BİR BİRLİKTELİĞİ SAĞLAMAK İÇİN ŞAİRİMİZİN EMEKLERİNİ TAKDİR EDİYORUM ÖNCELİKLE...ÇOK ÖNEMLİ BİR KONUYU HARİKA BİR ŞİİRLE AÇMIŞ ŞAİRİMİZ.....YİNE YORUM YAZANLARDAN SAYIN HOCAM TUTKUN DURUKAN' A DA KATILDIĞIMI SÖYLEMEK İSTİYORUM...HER ALABİLDİĞİNE YAZILAN ŞEY SERBEST ŞİİR DEĞİLDİR....BEN HECECİ ANLAYIŞLA ÇIKTIM BU YOLA AMA BU HİÇ SERBSET ŞİİRLE İLGİLENMİYORUM DEMEK DEĞİL.....ÖZ DEĞERLERİMİZ ARTIK BİZE ÖZ GELMİYORSA SORUN O DEĞERLERDE DEĞİL BİZDEDİR...ASIRLARI GERİDE BIRAKIP GELMİŞ DEĞERLERİMİZE SAYGIYA DAVET EDİYORUM SAHTE ŞAİRLERİ....TEBRİK EDİYORUM ŞAİR ŞAHAMETTİN BEY EFENDİYİ VE BU GÜZEL ŞİİRİNİ
|
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
28.04.2008 12:46:18 |
Hece üçbin yıllık,aruz bin yıllık geçmişimizin kültürel birkimini taşır.
İkilik yaratmak,nifak sokmak,ayrımcılık icat etmek,faklı duruşu reddetmek sevdamız yünden divanla yazanlar bin yıl boyunca heceyi reddedip küçük gördüler.
Bugün de sebest yazanlar,heceyi küçük görmektedir. Halbuki üçü de bizim öz kültürümüzün bedenini oluşturan uzuvlarıdır.Kolumuzun baçağımızı reddetmesi düşünülemez.
Hece kendi dinamikleriyle aruz ve sebest şiir yazanların zevkine de hitap edemez mi ? Hecenin binlerce yıllık değişmeyen sayı,durak,ayak ve uyak kalıplarını bozmadan - esaslarına dokunup deforme edilmeden-başka bir söyleme ve ilave özelliğine büründürülüp,imgeleri de ifade edebilecek hale getirilemez mi?
Biz bu iki şiirle bunun yapılabileceğine örnek veriyoruz.
yorum için de teşekkürler.Tutkun beye de saygı ve selamlar.
|
|
|
|
26 Nisan 2008 Cumartesi 17:45:50
Neyzenin ahı susar , selsebile kahrından Mehtabın fecri gölün bağrına bıçak saplar. Öptürür yel, lalenin ağzını bu güllerden Leylâ’mın benzi solar, ezgili elemlerden
güzeldi üstadım yüreğine sağlık saygılar...
|
|
|
|
21 Nisan 2008 Pazartesi 12:58:55
Akşamın hüznü değer , eyvana bu hal üzre Erguvan yol, bu revak gölgesine saklanır, Ney, bu hicranla sütun taşlarına ağlarmış.
Kimse olmazsa medet yâd hali bu esvapta Bir azap kahrı ışır bağrıma bu eyvanda.
şiir yazıyorum demiyorum.sadece sizlerin arasında olmaktan mutluyum... öğreniyorum her zaman da hazırım öğrenmeye. yüreğinize sağlık. takip edeceğim , hocam
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 23:46:14
Değerli arkadaşım Merhaba; İnsanların yaratıcı zekaları her zaman öne bir şeyler sürebilir.Ama tezlerin geçerli olup olmayacağına yaşam karar verir.Yaşamın kendisi ile çelişen bir şey varsa tez sınıfta kalır ve belgelenir,sonunda da okuldan atılır...Bu vesile ile tezinizin geçerli olabilecek ya da olamayacak konumlarına yaşamsallık kazandırmak açısından yapacağım açıklamalar da önem taşır kanısındayım.
Bu girişten sonra HECE ŞİİRİ ile bana ait olan tezlerimi açıklayacağım öncelikle.
HECE ŞİİRİ:HAYATIN ŞİİRİDİR Damarımızdaki kanın akışı,yüreğimizin çarpışı,akciğer diyaframlarımızın açılıp kapanması(soluk alıp verişimiz...Hepsi yaşamsal fonksiyonlarımız arasındaki olaylardır.Bir şarkıyı söylerken nefesimiz yetmezse ahenk bozulur.Peki nefes nasıl ,yeter nasıl yetmez? Her nefes alışverişimiz belirli bir doğal sürede gerçekleşir...Kalbimiz dakikada ortalama 70 -80 dolayında çarpar.Buna bağlı olarak kanın damarlarımıza pompalanış hızı belirlenir ve bu bir dalga hareketidir.Bu harekete(Kardiogonal=Kardioid bİr hareket, yada SİNÜS EĞRİSİ çizen bir hareket olarak tanımlamak mümkündür.O HALDE HAYAT BİR SİNÜS EĞRİSİ İLE FORMÜLE EDİLİR..BİR NEHİRİN AKIŞI DA SİNÜS EĞRİSİ ÇİZER SU YÜZEYİNDEKİ DALGALARDA...
Bundan dolayıdır ki müzik aletleri de yapılırken insanın doğal olarak çıkarabileceği sesler üstüne yapımları gerçekleştirilir.Yani oktav denilen ses düzeni oluşturulurken tam ses ile yarım ses aralıkları hesaplanırken (bemoller diyezle v.s. + İÇ UYAK kuralları= MÜZİK )nota bilimi yaşamımızdan nefes alışımızdan kalbimizin çarpışından kopuk olamaz...Bağlama ustaları Bağlamayı yapıp bitirdikten sonra, matematiksel bir formülden yararlanmaktadırlar, perde aralıklarını tesbit edebilmek için.Sazın sapının uzunluğu ölçülür bu uzunluk 1.059462 sayısına bölünerek en üstteki birinci perdenin yeri belirlenir,işlem devam ettirilerek(kalan uzunluk üzerinden) bütün sapta perde yerleri kolayca işaretlenir...Eskiler bunu doğal olarak kulaklarına göre ayarlamışlardır.Bu gün ise ses düzenleri dijital olarak çok ileri düzeylerde formülasyonlarla sistematize edilebiliyor.
Sizin değerli çalışmanızın uygulama alanı bulup bulamayacağı bu esaslar çeçevesinde de mütalaa edilmek zorundadır.4+4+3+4 benim görebildiğim 15 lik hece idi(BİR ÖNCEKİŞİİRİNİZDE; )Bu şiirinizde ise 4+3 +3+4 gibi (7+7) nin=14 lük hece dikkati çekiyor. Ancak bestekerlar ne der bilemem, buradan değişik bir beste ve değişik bir enstrüman tipi ortaya çıkar mı, bu konuda müzik biliminin yetkin ağızları ile konuşup gündemi oraya doğru taşımak gerekir.Benim müzik bilgim yok denecek kadar az kalır o bestekarlar yanında ancak sezgi yönünden ince eleyip sık dokuyabilen birisiyim.Salt şiir derseniz olur neden olmasın,yalnız dilde öztürkçeyi tercih etmekten yanayım.SAYGIMLA...
Şaban Aktaş tarafından 4/21/2008 5:42:52 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
| Şaban Aktaş |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
22.04.2008 04:13:34 |
Saygıdeğer öğretmenim Sabiha hanım ve değrli arkadaşım Şahamettin bey; Sitemizde şiir yazan İbrahimsentürk adlı kişini nick'i üzerindeki formül hakkında bilgi istemiştim ve yaşamın bir sinüs eğrisi çizdiğini söylemiştim.Rica etttim kendisinden açık okunamayan bir matemetiksel formül var çıplak gözle okunamıyor dedim.O da matematik bölümü üğrencisi olduğunu söylayip aşağıdaki notu bana gönderdi (12 Nisan saat 18.46 )
(x ^2 ) + [ ( 5 y / 4 ) -kök (1x 1 ) ] ^2 = 1 Aslında bu tip eğriye benzer eğriler matematikte KARDİOİD EĞRİLERİ olarak geçiyor.Öreneğin 1+sin Q eğrileri gibi,ama gerçekten sizin yaklaşımınız çok ilginç ve güzel olmuş...Yaşamın sinüs eğrisine benzetilmesi çok yerind bir benzetme...
Eh; İBRAHİM kardeşimize de bu açıklamasından dolayı çok teşekkür ederken, kalan kısmıı da matmatikçi ve bestekarlara havale edelim şimdilik...Herkese yürekten saygılarımı ve sevgilerimi iletirim... |
| SABİHA KÜÇÜKTÜFEKÇİ |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
21.04.2008 08:44:22 |
Şaban Hocam
çok değerli görüşlerinizi ne kadar güzel detaylara dikkat çekerek izah etmişsiniz...zaten amacımız edebi güzelliklerimizi bütünü ile ortaya koymak ...daha iyi algılanmasını sağlamak.. dilimizin zenginliklerini tam anlamıyla kullanıp değerlendirebilmek.. güzelliklere güzellik katmak.. bu çalışmalar içerisinde belki farklı güzellikler de oluşabilir kimbilir ...her şeyi zaman gösterecek.. sanat değeri yüksek.. kaliteli ..kalıcı eserler oluşturmak ve kalıcı olmak en büyük dileğimiz...karınca misali yola çıktık değerli hocam...siz sanatçı dostlarımızın desteği en büyük gücümüz olacaktır...sevgi ve saygılarımla...
|
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
21.04.2008 06:26:03 |
Şaban Bey, öncelikle zahmetiniz için çok teşekkürler, dediğiniz gibi bir tezin yeşrip büyümesi ve ya hemen ölmesini belirleyen tezin yaşamsal alanda ürenme alanı bulup bulamamasıyla ilgilidir.Bunu da zaman gösterecektir.
Ölçüye gelince sezinlediğiniz gibi heceyle ilgili ama herçe ölçüsünün kendisi değil de hece ölçüsüne getirilen yeni bir yaklaşımdır.Bu ölçüyü hecenin ve aruzun bağdaştırılması olarak düşünebilirsiniz.Bilirsiniz uygulanmamış bir durak icad ederek ölçü buldum denilemez.
Dil anlayışımız konusundaki endi,şlerinizde tamamen haklısınız.Dilimizin deforme olması ihtimalin en şiddetli karşı çıkacak olanlardan biri olacağımı söylemeye gerek yok sanırım.
Şu ana kadarki duyurularda bu konuya net bir açıklık getirilmedeiğinin farkındayız.Ama eski şiirimizi ( İSLAMİYET ÖNCESİ VE DİVAN DA DAHİL ) ihya etmek isterken yeniden Arapça, Farsca kelimelere dönüşü değil zaten ana dilimize yerleşmiş olan ve divan şairlerimizin şiirimize adapte ettiği montelediği kelimeleri kullanarak dünle bugün arasına köprü kurmaktır.
1911 yılından beri öz türkçeye dönüş süreci yaşanmış,konuşulan dil edebi dil kabul edilmiş, hatta TDK bu kelimeleri dilden silmeye çalışmış ,ama dimağımıza yerleşen bu kavramlar her ırsatta,şarkılarda türkülerde,şiirlerde yaşamaya yeniden boy göstermeye devam etmiş, ayrıca binlerce yıllık geleneğimizin heba olmasına genç kuşakla köprülerinin kopmasına neden olmaktan başka bir işe yaramamıştır. Peki yaklaşımımız nedir.Güncel dilde de kullanılabilen divan şiirimize yatkınlık sağlayacak kelimeleri kullanmakta beis görmemek ama asla ve asla şu ana kadar dilimize yerleşmemiş kelimeleri yerleştirmeye kalkmak gibi bir aptallığa da meydan vermemektir.
SANIRIM ŞİMDİ TAM OLARAK BENİ ANLAMIŞSINIZDIR.
ZAHMETLİ yorumunuz için çok teşekkürler.SANIRIM ölçü yaklaşımımızdan en çok TSM bestekar ları ihya olacak belki de TSM nin yeniden silkinişine zemin hazırlayacaktır.
Belki de bu çabalar bu sayfadaki mum ışığından ibaret kalır.
Bakalım
|
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 06:43:19
SÜSLU ŞİİRLERI SITEDEN SILIN KAMPANYASI ACMIS TUTKUN BEYE KATILANLAR SUSLU ŞİİRLERİ KENDI RIZAMLA SİLİYORUM..
|
| S. Edip |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 10:02:28 |
Ülkemizin nüfusu Yetmiş milyon; eli kalem tutabilen ise otuz milyon civarındadır. Okumu zahmetinde olanları kitap baskıları ve gazete tirajları gösteriyor. Yazma zahmetinde olanlar ise daha da küçülen rakamlar. Şiirle uğraşanlar ise tamamen minikleşmiş rakamlar. Edebiyatımızın, sanatımızın ve de şiirimizin içinde bulunduğu durum belli. Buna bir çeşni olması makamında; edebiyat/şiirde, (rölanti)bir halden, muhteşem bir maziye kanatlanma" da ne sakınca olabilir? Anlama zahmetini devasa dolanıma çevirme mantığının uzantıları lütfen bir kenara bırakılabilir mi? |
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 07:29:36 |
Bu süsler,ecdadımızın bize yadiğar bıraktığı,binlerce yıldır işlene işlene bize bırakılan miraslardır. Oğulun mirasyedisi de ,mirasına sahip çıkanı da olur. Bizler bize kalan mirasın kıymetini biliyor, antika çulumuzu ,Amerikan çaputuna tercih ediyoruz. |
|
|
|
20 Nisan 2008 Pazar 02:18:25
Öptürür yel, lalenin ağzını bu güllerden Leyla’mın benzi solar, ezgili elemlerden
Evet ;işte bir usta şairden şiirde devrim niteliğinde sayılacak bir yeni akım. Ben becerebilirmiyim bilemem. Ama farklı ve güzel olacağına inandığım bu tarzı destekliyor ve Şahamettin hocama başarılar diliyorum.Yeni kulvarlarda şiir koşturabilmek ümüdiyle selam ve sevgilerimi sunuyorum.
|
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 10:51:30 |
Değerli bestekarımızın notaları batı ekolünden kurtarıp,musikimize yeni bir
solfec kazandırarak ,notalara Türkçeye özgü ve diğer dünya dillerinde bulunmayan seslerini de katarak
DO, RE ,Mİ, FA ,SOL,LA,Sİ, (DU_ Dİ_ DÜ yü de ekleyek ) Yeniden düzenlemeyi düşünmediğini
kim bilebilir ki. |
|
|
|
19 Nisan 2008 Cumartesi 22:14:18
Sayfanıza yeniden geldim. Şiirde yeni oluşum... Eğer böyle bir oluşumu başarabilirsem ne mutlu bana. Bu oluşumun içinde olmayı tabiki isterim...
Sayfadaki bildiride demişsiniz ki; "eski edebiyatın terk edilmiş ahenk ,içerik,muhayile hatta -ana dile yerleşmiş o kelimeleriyle sınırlı olan- dilini yeniden ihya etmek , bunu yaparken de çağdaş bir anlayışla revize ederek günümüz şiiriyle her açıdan bağdaşan bir edebiyata vucut kazandırmaktır."
Anladığım şudur benim: Dilimizi korumak ve bununla birlikte kaybolmaya yüz tutmuş kelimeleri şiirde kullanmak. Geçmişin ve günümüzün şiiriyle birlikte yeni bir oluşuma başlamak... Yeni ölçülerle...
Hayırlısı olsun. Geç kavrarım. Açıklamalarınızı bekliyorum. Bakalım başarabilecek ve bu yeni oluşumun halkalarına şiirler ekleyebilecek miyim...
Başarılar
Başarabilirsem ki başarırsam çok mutlu olurum, bu oluşumun içinde yer almak isterim.
|
|
|
|
19 Nisan 2008 Cumartesi 20:56:26
Leylâ’mız hüzne dalar, cumbalı konaklarda Ahşabın vehmi kokar, leyli bu ezâlarda Gün utanmış maziden gergefe bakıp ağlar Ufku örten ziyâlar güllere ateş saçıp, Akşamın hazzı solar, rengi bu azaplarda.
Neyzenin ahı susar , selsebile kahrından Mehtabın feçri gölün bağrına bıçak saplar. Öptürür yel, lalenin ağzını bu güllerden Leyla’mın benzi solar, ezgili elemlerden
Akşamın hüznü değer , eyvana bu hal üzre Erguvan yol, bu revak gölgesine saklanır, Ney, bu hicranla sütun taşlarına ağlarmış.
Kimse olmazsa medet yâd hali bu esvapta Bir azap kahrı ışır bağrıma bu eyvanda.
Aruz veznine benziyor (Aruz kalıplarına bakmadan ve parmakla saymadan bundan tam emin değilim ama ilk okuyuş aruz tadını verdi bana) 7+7 = 14 heceli bir şiir. Ama güzel bir şiir. Sıcak ekmek kokusunda... Ustasına övgü bırakacak kadar güzel...
Ah bu eyvanlar... kim bilir kaç leylanın kaç hüzün düşer bu eyvanlara sessizce...
Velhasıl güzel şiirdi. Kutlarım
Saygımla
|
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 10:45:10 |
Proğramın bir parçası olarak, motor subablarının birisi olacak , arkadaşımızın gösterdiği tevazuya saygı duyuyoruz. |
|
|
|
19 Nisan 2008 Cumartesi 10:30:34
Açıklamanızı aldım, okudum. Üzerinde düşünüyorum. Ve açıklamalarınızın devamını bekliyorum. Girişiminiz takdire şayan ve değerli güzellikleri, verimli tedbirleri bünyesinde barındıran desteklenmesi gereken bir muhteşemlik..
"Şekilcilik keyfiliğin can düşmanı, hürriyetin ikiz kardeşidir." anlaşıyışını hayatının bütün alanlarına yansıtan bir hukukçu olarak kelimelerin sultanlığı şiirde de uygulayan, uygulanmasını isteyen bir gönül adamıyım. Nitekim yeni yazdığım şiirlerde bunu görmek mümkün.
Sizin bu şiirinizde kullandığınız mısra düzeninin tersini yani 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 mısra olacak şekilde ve de serbest ölçüde kaleme alıyordum. Siz simetrik olarak hayata yansıttınız.
Saygı, sevgi ve selamımla.
Gönlüm atbaşı yanınızda.
|
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
19.04.2008 17:41:58 |
Tam ifade ettiğiniz gibi ." Keyfi olamayacak kadar şekilci,sınırları zorlamayacak kadar özgürüz."
Sizi de aramızda görmekten onur duyacağız. |
|
|
|
18 Nisan 2008 Cuma 21:44:55
çok güzeldi. selamlar saygılar.
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
18 Nisan 2008 Cuma 20:42:24
... Sanıyorum ki ya da yanılmıyorsam sevgili üstad; eski edebiyat derken divan edebiyatı kastederek osmanlıca, farsça, arapça, acemce dillerinin kendine has yapısını çağdaş ve güncel Türkçe ve öz Türkçe ile zenginleştirmeyi bunun sonucunda özlenen, aranan, beğenilen şiirsel akışkanlığı, ritmi, ahengi, ölçüyü, kafiye - redif, ses uyumu ve benzeşimlerini, ölçüyü - durakları, dizeler arası meal ve devamlılık esasını ve ayrıca genel kabul görmüş şiir kalıplarının dışına çıkarak yeni görsellikler yaratmayı ön plana çıkartarak bu oluşumu akımlaştırmayı kendine prensip edinmiştir...ki son iki yapıtıyla da bunu başaracak bilgi ve azme sahip olduğunu sezinlemekteyim.
Bu sebeple bu oluşuma tanıklık etmekten kendimi mutlu hissediyorum. Çalışmalarında başarıların devamını ümit ederek; takdir, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
|
|
|
|
18 Nisan 2008 Cuma 20:31:49
merhabalar...
yeni edebiyat akımına yazdığım yazıların arkasından gelişen serüven ..şahamettin hocamla birlikte destek vererek yeni bir topluluk oluşturma yolunda atılan adımlar hocamın farklı çalışmaları..ve bu adımlarda birlikte paylaşımlar..ve başlangıçlar.. oluşan topluluk ..destekler ve gelecek güzellikler... şahamettin hocamın ışık olacağı yeni başlangıcı ve güzel birlik beraberlik paylaşımları yürekten kutluyor tüm arkadaşlara başarılar diliyor, bize bu imkanı sağlayan edebiyat defteri yönetimine başta sayın Ansızın'a sevgiler saygılar sunuyorum..
gönül desteğini bizlerden esirgemeyecek olan siz değerli şair dostlarımıza ayrıca teşekkürlerimizi sunuyoruz... hepimizin ve sanatın yolu açık olsun...
hocam yeni oluşum şiirlerinizi kutlarım yürekten ....
|
| SABİHA KÜÇÜKTÜFEKÇİ |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 15:44:41 |
şahamettin hocam
yeni akımda daima , birimiz hepimiz hepimiz birimiz için ... .hep birlikte başaracağız inşallah... teşekkürler gönül güzelliklerinize ve bizimle paylaşan herkese...saygılar..
|
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
18.04.2008 20:41:41 |
Sabiha Hanım oluşumun fikir sahibi olarak, tevazu göstermektedir. Oluşumu benim üzerime yıkarak sorumluluklarını azaltma ihtimalini umarım düşünmüyordur.
Fikir sahipleri başkalarını öne çıkararak sorumluluklarından kurtulamazlar. Şimdiden kendilerine bu zor süreçte başarılar dilerim. |
|
|
|
18 Nisan 2008 Cuma 20:06:35
Yapılah her oluşu ve her hareket takdire değerdir benim gözümde. kutluyorum yolunuz açık olsun diyorum.
|
|
|
|
18 Nisan 2008 Cuma 19:25:19
Efendim,, henüz doğmamış bir bebeğe duyulan özlem gibi , bekliyoruz. Heyecanla büyüyüp, emekleyip, yürüyüp koşmasını zevkle , elbirliğyle , görecek destekleyeceğiz. Hiç kuşkunuz olmasın efendim. Artık , yola çıktık . İnanıyorum ki , başarı büyük olacakytır. Azmin elinden hiç bir şey kurtulmaz, gerçeği hep ilkemiz olacaktır. Sayın Şahamettin Beyefendinin rehberliğinde yola revan olmayı bekliyoruz biran evvel . Zaten harika olan şirinizi kutlamaktan başka yorumu sessizce ve kendimce yapıyorum . Bende kalsın efendim... saygımla...
Efendim, Şunu açıkça belirtmeliyim, böyle bir girişimde ben de görevlendirildim . Benim için büyük bir onurdur. Bütün gayretimle destek ve hizmet vermek tek düsturum olacaktır. Faydalı olursam inanın bahtiyar olacağım. Hepimize hayırlı olsun , diliyorum . saygımla...
babidim tarafından 4/18/2008 8:34:53 PM zamanında düzenlenmiştir.
|
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
18.04.2008 20:47:30 |
Oluşumun esas lokomotifi olacak neferlerin müsebbib olarak beni işaret etmeleri düşündürücü. Galiba bu zor işlerin büyük kısmını üzerime atarak sorumluklarını azaltmak istiyor olabilirler. Güler Hanımefendinin, bu ince manevrasına aldanmayacağıma ve onun üzerine düşen vazifeleri yapmak gibi bir hataya asla düşmeyeceğimi beyan etmek isterim.
Ona da, bana da Allah kolaylık versin.Yol zahmetli, mesafe uzak. |
|
|
|
18 Nisan 2008 Cuma 19:24:35
Değerli hocam;
Öncelikle "eski edebiyatın ahenk, konu, ölçü ve şekil anlayışını" çağdaşlaştırma yoluyla yaşatma çabanızda başarılar dilerim. Aruz bilmesem de ses ve ahenk olarak divan edebiyatının kendine münhasır sızısının, insanı içsel olarak olumlu yolda zenginleştireceğine inanışım tam... Divan şairlerinin eserlerinin maneviyatı koruma, besleme yönünde olumlu katkılarını hiçbirimiz inkar edemeyiz. Son iki eserinizdeki sözcük öbeklerinin çağdaşlaştırılmış anlaşılırlığı ve yorgun moralimi dinlendirici etkisini düşündüğümde, emekle karılmış iyi niyetli çabanızın başarıyla sonuçlanmasını diledim bütün kalbimle...Bilgiyi alicenaplıkla taşıdığına inandığım şahsınızdan öğreneceğimiz çok şey var. Şu an serbest şiir yazmaya çalışmama rağmen ezgisiyle hece şiirlerini, derin duygusuyla divan şiirlerini okumaktan kendimi alamadım hiçbir zaman. Konuyu ayrıntılandırdıkça ve bu harekete dair yeni eserler ürettikçe bize katkısı artacak şüphesiz...
Saygılarımla
|
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 07:54:18 |
Amaçlarıımızın şahsınız tarafından layıkyla anlaşılması ben ve arkadaşlarımı ziyadesiyle mutlu etmiştir.
Hürmetlerimle. |
|
|
|
18 Nisan 2008 Cuma 19:11:13
Leylâ’mız hüzne dalar, cumbalı konaklarda Ahşabın vehmi kokar, leyli bu ezâlarda Gün utanmış maziden gergefe bakıp ağlar Ufku örten ziyâlar güllere ateş saçıp, Akşamın hazzı solar, rengi bu azaplarda.
Neyzenin ahı susar , selsebile kahrından Mehtabın feçri gölün bağrına bıçak saplar. Öptürür yel, lalenin ağzını bu güllerden Leyla’mın benzi solar, ezgili elemlerden
Akşamın hüznü değer , eyvana bu hal ile Erguvan yol, bu revak gölgesine saklanmış, Ney, bu hicranla sütun taşlarına ağlarmış.
Kimse olmazsa medet yâd hali bu esvapta Bir azap kahrı ışır bağrıma bu eyvanda.
Değerli üstadım, şiirinizi birkaç saat önce farkettim; fakat tamamını okumaya fırsat bulamadan elktrik kesintisinin kurbanı oldum...Şimdi tekrar gelip hayranlıkla okudum...Tekrar okudum. Güçlü ve etkili ifadelerle olağanüstü bir derinlik kazanmş şiir, belki de uyguladığınız yeni vezinin ahenkli ritmi ile bütünleşerek, okuyanın ruhunda büyülü bir duygu atmosferi meydana getiriyor...
Edebiyatımıza, dolayısı ile Türk kültürüne yeni zenginlikler kazandırmak adına, her türlü takdirin üstünde olan kıymetli çalışmanızı duyururken ilk durak, yola çıkış konağı olma mevkiini fazlasıyla hakeden muhteşem bir şiirdi...
Yüreğinize, kaleminize sağlık üstadım... Selam ve saygılarımla...
Bütün estetik değerlerimizin alabildiğine yozlaştırıldığı tırpanlandığı şu zamanda, Türk şiirine katkılarınız ve bu yoldaki çalışmalarınıza, bu milletin şiirsever bir evladı olarak minnet ve şükran duygularımı ifade etmek isterim...
|
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
20.04.2008 08:12:51 |
" Bu milletin şiir sever evlatları oldukça" gönlümüzün sesi , gönül ezgilerinin sesini işitebildikçe, yozlaşan toplumun damarlarına kan taşıyan bize ait kılcal damarlar hala görev yapıyor demektir.
Demektir ki hala umut vardır. |
|
|
|
18 Nisan 2008 Cuma 18:39:18
sanırım bölümlere ayrılmış dizeler arası bağlantı yapılarak bölüm sayıları düşürülmüş ama bütünlük sağlanarak..acaba en sona da tek bir dize konulmaz mıydı! sadece bir sesli düşünce şair acizane kutluyorum saygıyla.
|
| şahamettin |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
18.04.2008 18:59:25 |
Değerli arkadaşım, Amaç , sebest şiir görünümüyle heceyi ve aruzu ihya etmek bir önceki şiir de
istediğiniz gibidir.Saygı ve hürmetler. |
|
|
|
18 Nisan 2008 Cuma 18:05:55
şair olmayanlar bu siteye alınmamalı...Seçici kurul oluşturulmalı ve şiir diye yazılan süslü nesirler siteden silinmeli...Serbest yazıyorum diye eline kalem alan şiir yazdığını sanıyor...Bu sitede şair sayısı iki elin parmağını geçmez....Şiirde ahenk ne demek ritim ne demek anlamayan bilmeyen emek vermeyenlerin yazdıklarına şiir deyip neden burda yayınlanıyor anlamıyorum...Benim yazdıklarımda kurdele alıyor ama şiir olmayanlarda kurdele alıyor....Onların yazdıkları şiir ise o zxaman ben ne yazıyorum izah edilsin
|
|
|
| |