|
|
17 Nisan 2008 Perşembe 00:57:30
Hani doldurur ya şeytanın işi Şeytanı aratmaz o kadar kişi Bir yanda seyirde bulunmaz eşi Yaşarken ateşte yanmasın çocuk...
Duyarlılığının altına aynen imzamı atıyorum üstadım.
SAVAŞ VE ÇOCUKLAR Geçtiğimiz yüzyılda tüm dünyada silahlı çatışmalar ve insan hakları ihlalleri bir epidemi halini alarak sağlığı ve insanlığı tehdit etmeye devam etmiştir. 20. yüzyılda 100 milyondan fazla kişi etkilenmiş, özellikle siviller savaşın ve iç çatışmaların mağduru olmuşlardır.
Günümüzde savaş nedenli ölümlerin % 90’dan fazlası sivillerde olmaktadır. Şiddet, politik cinayetler, sistematik olarak düzinelerce ülkede uygulanmaktadır. 100 milyondan fazla mayın, insan yaşamını tehdit etmektedir. 1995 verilerine göre dünyada her 200 kişiden biri politik baskı veya savaş sonucu yer değiştirmiştir. Savaşta ölen her bir savaşçıya karşılık bir sivil doğrudan nedenlerle ölürken 14-15 sivil de yiyecek, su ve yaşam için gerekli diğer gereksinimlerini karşılayamadıkları ya da salgınlar nedeniyle yaşamının yitirmekte ve bunun daha fazlası da fiziksel ve psikolojik olarak yaralanmaktadır Savaş en çok çocukları vurmaktadır. 1. Çocuklar savaşta daha çok ölüyor.
Savaşta ölümler ve çekilen sıkıntılar, en duyarlı grup olan 5 yaş altı çocukları etkilemektedir. 1996 yılında, 31 çatışma olan ülkenin 24’ünde beş yaş altı mortalite hızı % 5 ve daha fazladır. Çatışmalar sırasında, çocuk ölümlerinin % 5’i direkt travma nedeni ile % 95’i açlık ve hastalık nedeniyle olmuştur Geçtiğimiz son 10 yılda, 2 milyondan fazla çocuk savaş bölgesinde ölmüştür..
2. Çocuklar savaşta yaralanıyor, fiziksel, psikolojik ve cinsel travmaya uğruyorlar. Geçtiğimiz son on yılda, 4 milyondan fazla çocuk kalıcı olarak sakatlanmıştır. Savaş sırasında ve sonrasında görülen yaralanmaların ve sakatlıkların en önemli nedeni mayınlardır. Dünyada 70’ten fazla ülkede 60 milyondan fazla mayın vardır. Mayın sonucu yaralanan ve ölen sayısı tam olarak bilinmese de toplam nüfusun ne kadarının mayın nedeniyle ampute olduğu saptanmıştır. Buna göre Kamboçya’da 1/236, Afganistan’da 1/470 oranında ampute insan vardır. Afganistan’da her iki saatte bir kişi, mayın nedeniyle yaralanmakta ya da ölmektedir. Savaş nedeniyle çocukların çoğu, tıbbi bakım olmadan ve çoğu zamanda yalnız yaşamaktadır. 1 milyon çocuk yetim kalmıştır.12 milyon çocuk güvenlik nedeniyle evlerinden ayrılmış bunların üçte biri ise mülteci kamplarında yaşamaktadır. Çocuklara işkence ve tecavüz yaygındır. Özellikle etnik kökenli çatışmalarda görülmektedir. Örneğin Ruanda’dadaki soy kırımda 8 yaşından büyük her kıza tecavüz edilmiştir. Kuzey Uganda’da, silahlı birlikler köylere baskın düzenlemiş, bu baskınlarda her seferinde 50-100 çocuğu kaçırmışdtr. Kaçırılan çocuklardan kızlara tecavüz edilip, seks kölesi haline getirilmekte, erkek çocuklar işkenceye maruz kalmakta ya da savaşta kullanılmaktadır. Son Kosova savaşında’da benzer örnekler yaşanmıştır. Bu seksüel tecavüzler sonrası ölüm, HİV infeksiyonu ve diğer CYBH’ler, intihar, aseptik düşükler, kısırlığa varan genital yaralanmalar ve çocukların toplum tarafından dışlanması gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Şiddetle iç içe olan çocuklar şiddeti kanıksamakta bir yaşam biçimi haline dönüştürmektedirler. Savaşı yaşayan çocuklarda psikolojik etkilenimler daha fazla görülmektedir. Savaşın psikolojik etkileri çocuğun yaşına, cinsiyetine, kişilik özelliklerine ve önceki deneyimlerine ve kültürüne bağlı olarak değişmektedir. Çocuklar, uğradıkları fiziksel şiddet, aile üyelerinin yitimi, ev ve diğer toplumsal desteklerin yitimi nedeniyle etkilenmektedirler. Posttravmatik stres bozukluğu yaygın olup, tekrarlayıcı bulgularına sık rastlanmaktadır. Ayrıca anksiyete ve depresyon çocuklar arasında yaygın olarak görülmektedir SAVAŞ VE ÇOCUKLAR - 00:45, 31/3/2007 Geçtiğimiz yüzyılda tüm dünyada silahlı çatışmalar ve insan hakları ihlalleri bir epidemi halini alarak sağlığı ve insanlığı tehdit etmeye devam etmiştir. 20. yüzyılda 100 milyondan fazla kişi etkilenmiş, özellikle siviller savaşın ve iç çatışmaların mağduru olmuşlardır. Günümüzde savaş nedenli ölümlerin % 90’dan fazlası sivillerde olmaktadır. Şiddet, politik cinayetler, sistematik olarak düzinelerce ülkede uygulanmaktadır. 100 milyondan fazla mayın, insan yaşamını tehdit etmektedir. 1995 verilerine göre dünyada her 200 kişiden biri politik baskı veya savaş sonucu yer değiştirmiştir. Savaşta ölen her bir savaşçıya karşılık bir sivil doğrudan nedenlerle ölürken 14-15 sivil de yiyecek, su ve yaşam için gerekli diğer gereksinimlerini karşılayamadıkları ya da salgınlar nedeniyle yaşamının yitirmekte ve bunun daha fazlası da fiziksel ve psikolojik olarak yaralanmaktadır Savaş en çok çocukları vurmaktadır. 1. Çocuklar savaşta daha çok ölüyor. Savaşta ölümler ve çekilen sıkıntılar, en duyarlı grup olan 5 yaş altı çocukları etkilemektedir. 1996 yılında, 31 çatışma olan ülkenin 24’ünde beş yaş altı mortalite hızı % 5 ve daha fazladır. Çatışmalar sırasında, çocuk ölümlerinin % 5’i direkt travma nedeni ile % 95’i açlık ve hastalık nedeniyle olmuştur Geçtiğimiz son 10 yılda, 2 milyondan fazla çocuk savaş bölgesinde ölmüştür..
2. Çocuklar savaşta yaralanıyor, fiziksel, psikolojik ve cinsel travmaya uğruyorlar. Geçtiğimiz son on yılda, 4 milyondan fazla çocuk kalıcı olarak sakatlanmıştır. Savaş sırasında ve sonrasında görülen yaralanmaların ve sakatlıkların en önemli nedeni mayınlardır. Dünyada 70’ten fazla ülkede 60 milyondan fazla mayın vardır. Mayın sonucu yaralanan ve ölen sayısı tam olarak bilinmese de toplam nüfusun ne kadarının mayın nedeniyle ampute olduğu saptanmıştır. Buna göre Kamboçya’da 1/236, Afganistan’da 1/470 oranında ampute insan vardır. Afganistan’da her iki saatte bir kişi, mayın nedeniyle yaralanmakta ya da ölmektedir. Savaş nedeniyle çocukların çoğu, tıbbi bakım olmadan ve çoğu zamanda yalnız yaşamaktadır. 1 milyon çocuk yetim kalmıştır.12 milyon çocuk güvenlik nedeniyle evlerinden ayrılmış bunların üçte biri ise mülteci kamplarında yaşamaktadır.
Çocuklara işkence ve tecavüz yaygındır. Özellikle etnik kökenli çatışmalarda görülmektedir. Örneğin Ruanda’dadaki soy kırımda 8 yaşından büyük her kıza tecavüz edilmiştir. Kuzey Uganda’da, silahlı birlikler köylere baskın düzenlemiş, bu baskınlarda her seferinde 50-100 çocuğu kaçırmışdtr. Kaçırılan çocuklardan kızlara tecavüz edilip, seks kölesi haline getirilmekte, erkek çocuklar işkenceye maruz kalmakta ya da savaşta kullanılmaktadır. Son Kosova savaşında’da benzer örnekler yaşanmıştır. Bu seksüel tecavüzler sonrası ölüm, HİV infeksiyonu ve diğer CYBH’ler, intihar, aseptik düşükler, kısırlığa varan genital yaralanmalar ve çocukların toplum tarafından dışlanması gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Şiddetle iç içe olan çocuklar şiddeti kanıksamakta bir yaşam biçimi haline dönüştürmektedirler. Savaşı yaşayan çocuklarda psikolojik etkilenimler daha fazla görülmektedir. Savaşın psikolojik etkileri çocuğun yaşına, cinsiyetine, kişilik özelliklerine ve önceki deneyimlerine ve kültürüne bağlı olarak değişmektedir. Çocuklar, uğradıkları fiziksel şiddet, aile üyelerinin yitimi, ev ve diğer toplumsal desteklerin yitimi nedeniyle etkilenmektedirler. Posttravmatik stres bozukluğu yaygın olup, tekrarlayıcı bulgularına sık rastlanmaktadır. Ayrıca anksiyete ve depresyon çocuklar arasında yaygın olarak görülmektedir
3.Malnütrisyon ve bulaşıcı hastalıklar savaşta çocukların ölümüne neden olan dolaylı etkenlerdir. Savaş dönemlerinde silahlı gruplar, sıklıkla gıda desteklerini ve sağlık örgütlerini ve çalışanlarını hedef alırlar. Ayrıca tarım alanlarının mayınlarla kaplanması gibi taktikler nedeniyle tarım ürünlerinde kıtlık yaşanır. Genellikle ticari yapının zarar görmesine paralel seyir gösteren üretim olanakları, yiyecek stokları ve alım gücünün kaybı, geniş çaplı yiyecek sıkıntısına neden olabilir. Sonuçta insanlar bu nedenlerle şiddetin neden olduğundan daha büyük çapta göç etmeye başlarlar. Savaş nedeniyle göç etmiş nüfusun kamu binaları, toplama kampları ya da diğer yerleşim alanlarında barınması, ASYE, ishalli hastalıklar, kızamık ve diğer salgınlara neden olur. Sağlık hizmetlerinin bağışıklama programlarının ve hastalıklardan korunmaya yönelik çalışmaların aksaması ile salgınların etkileri artar.
Malnütrisyon ve bulaşıcı hastalıklar çocukları daha fazla etkilemektedir. Etkili ulusal aşılama programının olmayışı veya hasarı epidemi riski altında bir kohortun oluşmasına yol açar ki bunun son örneği, Kosova’da görülen polyo epidemisidir. Mülteci kamplarında yaşayan çocuklar, malnutrisyon, gastroenterit, ASYE, kızamık ve malarya gibi nedenlerle ölmüşlerdir
4. Çocuk askerler, savaştırılan çocuklar Dünyada en azından 250 bin çocuk asker vardır ve bunların binlercesi 15 yaşın altındadır. Küçük olmaları, göze çarpmamaları, feda edilebilir olmaları ve kolaylıkla telkin edilebilir olmaları ve ekstrem terorize eylemlerde kullanılabilir olmaları nedeniyle savaştırılmaktadırlar. Bazı çocuklar aileleri tarafından silahlı gruplara satılırken bazıları da kaçırılmaktadır Afganistan’da 17 yıl süren savaştan sonra savaşan askerlerin %45’i 18 yaşın altındadır. İlaç ve alkol bağımlılığı, fiziksel ve psikolojik şiddet asker çocuklar arasında sık görülmekte, çocuklar diğer çocukları hatta aile bireylerini öldürmeye zorlanmaktadırlar. Savaşlarda 12 yaşın altındaki çocuklara işkence uygulandığı bildirilmekte, soyma soğuk duş, elektrik şoku, köreltme gibi yöntemler uygulanmaktadır
irfankocak tarafından 4/17/2008 1:01:02 AM zamanında düzenlenmiştir.
|