Edebiyat Defteri

Hatırlar mısın, doğduğun zamanları.. Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. sabah'tan alıntı
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
   


 
Şiir Bilgi
10.04.2008 tarihinde eklendi.
120 çoğul gösterim yapıldı.
105 tekil gösterim yapıldı.
6 yorum yapıldı.
 

   

 

SON ŞARKIYI BEKLE


Son şarkıyı bekle
Özlemin konduğu demde son şarkıyı
Bıçak sırtı sabrın sınandığı vakittir gece
Bıçak ki dilin çatallanması
Gözün kararması
Kemiğe dayanmasıdır
Vuran ağlar
Kalan ağlar

Bir vakit namazıdır artık yaşanan
Baş ağrılarından devşirilmiş gece
Tüm acıları şapkalandırılmış şarap
Boşalt
Ne varsa at sana ait olmayanları

Yılgın bakışlarında serçe
Şaşkınlarda kırmızı ellerin
Gözlerini sürme
Dilini sürme

Kuzguna yavrusu güzel gelir
Güzele kına verilir
Kınalı ele buse


Geleceğimi satın alan yar
Günahımı alma
Kahırımı alma

Döveni dişe
Bak bu harman yeri kalır mahşere
Biter gece
Dökül şimdi sesime
Uzan uykusuzluğuma
Bakışlarımdan çıkan ruh halim
Sökül çorap,çorap
Ör örülesi lepiska saçlarını bağrıma
Buseleri sorma
Baygınım sana duvarına yatmış asma dalı kalışım
Koruk kalışım
Şarabına sarhoş testiyim oysa

Bir uzun yolculuğa çıkardın beni hazır olsun gövden
Ardına dönüp,dönüp bakma dönerken evren
Bıçak sırtı yaşamakmış sensizlik bir dem ah

Yerine yerimi doldur
Diline dilimi
Sensizken sızlayan yüreğimi
Ve şapkanı unutma
Bıraktığın kapı ardındaki şahlanışımı
Son defa çiçekleri yanak,yanak sulayışımı
Aynaları kırışımı hatırla suya düşmeyen yüzün aksını kar yemiş soğuk sularda
Sil bütün hikayeleri mi
Ve yırt sana ulaşamadığım haritaları
Pusulam sana uyaklı
Çorabım sökük yumağı sana yuvarlanmış
Dağ taş toprak etten barınak
Bu olsa gerek bıçak sırtı
İç güveyi yaşamak

Halikarnas balıkçısıydı oysa uykum
Vala ceketli
Boğazlı kazak saçın örgüsü sol yanım
Dilini uzat
Hangi harama sürülmüş bulmak gerek
Bir yanım ölüme bakmak gibi
Diğeri yüksek gerilim yemiş serçe
Ah seni düşünüp öldüğüm secde
Kıblemdin hani
Bilinen coğrafyalar gibiydin
Bakir balta girmemiş sevdam ormanı gibi gür
Senin benden gidişinse yalnızca kendine
Minare’yi çalmaya hazırlanmış kılıftı
Öylece

Bir garip tokatlanır popon ses ses diye
Bir yanında ölüm
Diğerinde kalım hikayesi
Neşterin göbek bağına değmesi
Atılan düğümün çözülmemesi
O yüzdendir öldükten sonra toprakla demirin sevişmesi
Gülün dikilmesi
İki ucu boklu çomak sevilip sevilmeme ihtimali

En büyük ihtilallerimin sebebi sen
Sen ki su
Sen ki ateş kuşu
Konduğun dal bendeki yürek sızısı
Çarpıntım ince hastalık
Dudak bağımdan bir nebze koparılmış keten ipi
Tutunup yürüdüğüm hayat iksiri
Yanaklarımdan içilmiş tuz ekmek hakkı sesleniş sana şu özlem
İlk basamağımdın ben arşa çıkarken
İsyanımın baş harfi

Ve patrona Halillik
Hamam kurnasından içilen içki kokteyli
Neyzen tevffikle hamamcının esrara kağıt kesilişi
Yelkenlimin pupasından damlayan aşk ki ateş ve kan
Soyundu şarap testime
Topraklandı kan
Bu bendeki bir isyan can isyan

Yaşamak
Ya da yaşamamak değil mesele
Mesele toprağın altında ki N
Su sızar
Çil sürer
Taşlar toprağa döner
Can canana
Mayası gelmiş teknedeki aşk
Ersünlemek
Unralamak
Açıp saçlamak gerek
Sıcak,sıcak dumanı üstünde saraylı yemek gibi
Zor zanaat mesele
Kendine yürümeyi öğretmek
Sevmeyi güneşlemek
Kar kor iştir terlemek alın,alın

Kazansan da ,kaybetsen de
Ezik bir zaferdir pencerende ay güneş
Mahkümiyetinin kılıflanması
İhanetlerin hızlanması
Yarası kapanmaz yara bu dil yarası
Tuz ki bu zamanlar içindir yanak otağında
Hançer aşk ile kalbin orta yerinde dil bağı
Yar parçandır
Parçan taş

Gelip iki kaşın arasına kesilir kırmızı kurdeleli mermi çekirdeği
Dil ki;
Mahkumiyetimin özgürlüğümün nefeslenmesi
Acımın renklenmesi
Ve seni sensiz sana sunar
Yediğinde vurgunu süngerci
Taş gibi toprak gibi
Renkten ,renge girer özlemin elleri
Yanış vaktidir

Düğün akşamıma denk gelsin gözlerinle devrilişim
Mevsim bahar bilirsin seninle hayat diye tanrıya seslenişim
Tam da bu noktada çözülsün belindeki kırmızı kurdela
Tanrı şahidimdir ellerimi bırakma
Bırakamam yar bırakamam başka kurşunlanmalara
Vakit tam da bu vakittir
Oyalanmak olmaz
Aşk uzun bir sesleniş
Artık dönüşmeliyiz
Sen bana ben sana

KAMİL SÖYLEMEZ
   
Acaba Nedir?: ait , artık , aşk , ateş , ay , bahar , balta , ben , bıçak , bir , büyük , can , dil , düğün , ekmek , garip , gerilim , gibi , güzel , hamam , hayat , iki , ile , kâğıt , kan , kırmızı , kor , neyzen , olsun , orta , oysa , ruh , sana , sarhoş , ses , soğuk , sol , son , şarap , şimdi , tam , toprak , tuz , unutma , ve , yanında , yürek , zanaat
 Yorumlar
 
10 Nisan 2008 Perşembe 16:20:13

Son şarkıyı bekle
Özlemin konduğu demde son şarkıyı
Bıçak sırtı sabrın sınandığı vakittir gece
Bıçak ki dilin çatallanması
Gözün kararması
Kemiğe dayanmasıdır
Vuran ağlar
Kalan ağlar
***
Geleceğimi satın alan yar
Günahımı alma
Kahırımı alma
****
Bir yanım ölüme bakmak gibi
Diğeri yüksek gerilim yemiş serçe
Ah seni düşünüp öldüğüm secde
Kıblemdin hani
***
Hançer aşk ile kalbin orta yerinde dil bağı
Yar parçandır
Parçan taş
*****
Tanrı şahidimdir ellerimi bırakma
Bırakamam yar bırakamam başka kurşunlanmalara
Vakit tam da bu vakittir
Oyalanmak olmaz
Aşk uzun bir sesleniş
Artık dönüşmeliyiz
Sen bana ben sana

*****Sevgili şairim, Sen şiir yazmamışsın. Akdeniz’i, Aşk denizi yapmış, dalgalar halinde üstümüze salmışsın. Şiirinin tamamını buraya almadım. Ama her tabağından bir lokmasını tatmadan da duramadım.
Herkes okumaz. Şiirin çok uzundu.
Ama tadan bilir, sanki bir lokumdu.**** SEVGİ VE SAYGILARIMLA...










 
10 Nisan 2008 Perşembe 15:57:23
Yüreyine sağlık...
 
10 Nisan 2008 Perşembe 14:20:07
Düğün akşamıma denk gelsin gözlerinle devrilişim
Mevsim bahar bilirsin seninle hayat diye tanrıya seslenişim
Tam da bu noktada çözülsün belindeki kırmızı kurdela
Tanrı şahidimdir ellerimi bırakma
Bırakamam yar bırakamam başka kurşunlanmalara
Vakit tam da bu vakittir
Oyalanmak olmaz
Aşk uzun bir sesleniş
Artık dönüşmeliyiz
Sen bana ben sana

güzel akıcı bir şiir resim ise başlı başına bir güzellik tebrikler
selamlarımla
 
10 Nisan 2008 Perşembe 10:52:40
Düğün akşamıma denk gelsin gözlerinle devrilişim
Mevsim bahar bilirsin seninle hayat diye tanrıya seslenişim
Tam da bu noktada çözülsün belindeki kırmızı kurdela
Tanrı şahidimdir ellerimi bırakma
Bırakamam yar bırakamam başka kurşunlanmalara
Vakit tam da bu vakittir
Oyalanmak olmaz
Aşk uzun bir sesleniş
Artık dönüşmeliyiz
Sen bana ben sana


Bir büyük karmaşa yumağı içinden vuslata eren iki beden. Mutluluklar daim olsun.
 
10 Nisan 2008 Perşembe 09:18:24
Bu bir OZAN
Bu bir ses
Bu bir NEHİR ŞİİR
Uzadıkça uzayan...

Bu bir tarih
Bir yolculuk
Zaman tünelinde
İki ucu bulunmayan

Bu bir destan
Kendine geliş
Ölüp ölüp yeniden
Ölümlerden diriliş

Bu bir yürek
İçini dışına seren
Bu sevda hakka
İnsana gönül veren...

TEBRİKLER DERİN MAVİ!
Herkesi aynı öliümsüzlük ırmağında
Yıkayıp arındıran NEHİR ŞİİRİNİZİ..


Şaban Aktaş tarafından 4/10/2008 11:34:52 AM zamanında düzenlenmiştir.
 
10 Nisan 2008 Perşembe 08:15:18
Aşk uzun bir sesleniş
Artık dönüşmeliyiz
Sen bana ben sana.......uzunca bir günaydın şiiriydi.belli bir emek harcanarak dizelere dökülmüş....kutlar sevgilerimi sunarım.......
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.

Üye değilseniz üye olmak için tıklayın.
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
hosting Haberler Fıkra Dünyası Sağlık Merkezi Sağlık Bilgisi
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.