|
|
|
|
Eklediği son sesli şiirler
|

MARTILAR ve MERYEM
Ben onda bütün eylemleri çözerdim de Anlamadım ne işi vardı Yahya’nın güvertesinde Lombozlarda buzdan bakışlar gördüm / buz gibi bir şey Munis bir vedayla sallandı kollar Ve gemi alarga
Nasıl bir lanet Kara kirli mavide yüzen koca Azrail Zürriyeti bozuk bir kadın gibi Takmış da yeni yetme martıları peşine Ki- martılar utangaçtır şehrimde Duyulmadık küfürler dizdim / tükürdüm sulara Uzaktan gülüyordu binlerce silyon feneri
Bırak onu, dedim O elinde iki ayrı yüz taşıyan adamı bırak O su püreni Onun avuçları ıslak sardunya, acı karanfil kokuyor Hala taptaze ben kokuyor, bırak onu Bu şehri efsane diye boynuma astı Mührü-sadareti yoktu ama Hatırıma kaldırdı mesaileri Âşık olmadığı kadınları öpmezdi En uzak yıldızlar kadar severdi beni
“Yalan! Külliyen yalan” diyor, sudaki aksim Aralıksız ilahiler okuyordu elinde rozanyasıyla Sanki adı Meryem / sanki tanıdık bir Yahudi / sanki ben değil
Ey! Sarı bir yılan gibi Denizin dizinde uyuyan şehrim Çivitli tüllerden sızan günün hatırına Deli kız gecelerin hatırına Söyle doğrumu Tenimi delip geçen yalan üstünde mi yüzüyor bu gemi
“Yalan! Külliyen yalan” diyor Meryem Çıkarıp başını sudan
Ey! Şehrim Durdur gemiyi / sustur Meryem’i Adım başı yar olsun / öpsün her gece onu martılar O da beni öpsün /Meryem’e inat öpsün Durdur gemiyi Artık tanrıları çağırma vakti
|
|
|
Acaba Nedir?:
acı
,
ben
,
bir
,
buz
,
efsane
,
gece
,
gemi
,
gibi
,
ıslak
,
iki
,
inat
,
kadar
,
kadın
,
karanfil
,
meryem
,
olsun
,
su
,
yahudi
,
yalan
,
yüz
|
|
|
01 Haziran 2008 Pazar 22:38:18
okuyan ve yorum yazan arkadaşlara teşekkürler.
|
|
|
|
01 Haziran 2008 Pazar 22:21:40
BU NE????????? BU ŞİİR ÖTESİ.... BU BAŞKA BİR YAZIT.
Kara kirli mavide yüzen koca Azrail Zürriyeti bozuk bir kadın gibi Takmış da yeni yetme martıları peşine Ki- martılar utangaçtır şehrimde
BUNU YAZDIRAN NEDİR BİLMİYORUM... MÜKEMMEL!
Bırak onu, dedim O elinde iki ayrı yüz taşıyan adamı bırak O su püreni Onun avuçları ıslak sardunya, acı karanfil kokuyor Hala taptaze ben kokuyor, bırak onu
YAZDIRAN KUVVETLİ BİR DUYGU OLMALI... BAŞKA TÜRLÜ OLAMAZ.
ŞAİRSİNİZ.... ŞİİR SİZSİNİZ!
|
|
|
|
19 Mayıs 2008 Pazartesi 14:06:26
şiir okumaya biraz ara vermeliyim şimdi.çünkü evet burada insan dizelere doyuyor.teşekkürler.
|
|
|
|
21 Nisan 2008 Pazartesi 14:09:04
Ahmet Telli ve Yılmaz Odabaşı kıvamında, tadında. Ama hepsinden öte bir Şermin İren. Alkışşş
|
|
|
|
09 Nisan 2008 Çarşamba 01:47:34
Hz.Y ahya ,Allah ın(s.a) emrettiği gibi önce Tevrat a sonra da İncil e uygun hareket etmiştir. H.z İsa dan altı ay büyüktür.Dolayısıyla Hz. Musa nın seraitiyle amel etmiştir... Meryem ise İsa nın annesidir....... Dini bilgi birikiminizi dizelere ne güzel yansıtmışsınız.. Yahya nın gemisi.. Nasıl bir lanet Kara kirli mavide yüzen koca Azrail
Ve kendisiyle bir iç savaş.. -------------- Bırak onu, dedim O elinde iki ayrı yüz taşıyan adamı bırak O su püreni Onun avuçları ıslak sardunya, acı karanfil kokuyor ----------- “Yalan! Külliyen yalan” diyor, sudaki aksim --------------------- Şair sevdiğinin gidişine bir anlam verememiş...çözememiş eylemini..kötü olarak algılamış ve hemen ardından gizli ve paylaşmak istemediği bir neden olduğunu düşünmüş..
Ne olursa olsun sevdiğini dilemiş..Tanrıları çağırmışşş...sığınmış.. Ey! Şehrim Durdur gemiyi / sustur Meryem’i Adım başı yar olsun / öpsün her gece onu martılar O da beni öpsün /Meryem’e inat öpsün Durdur gemiyi Artık tanrıları çağırma vakti
öncesinde...sonrasında ve daima... Ahhh! Kalbinde medcezir yaşayan şair... Yüreğime Hoşgeldin.
sevil-ay
|
| sermin iren |
| Mesaj gönder | Arkadaş listeme ekle | Engelle | |
09.04.2008 12:21:51 |
sevgili şiir dostum şiirimi okuyup,irdelediğiniz için ve ayrıca üzerinde düşünülmeye ve övgüye değer kıldığınız için, akılcı ve zekice bakış açınız için teşekkürlerimi sunuyorum. tabii sosuz saygılarımı da! |
|
|
|
08 Nisan 2008 Salı 23:19:46
TEBRİKLER İSTEYERK OKUDUDUGU M BİR ŞİİRDİ
|
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
08 Nisan 2008 Salı 08:24:35
Canım Ablam....Yazdıkların beni önce hasta sonra tedavi ediyor...Senin yazdığın bir şiiri okumak yazdığın neyse onu sürüklenerek yaşamak benim için...Yürekte ki aşk gözde perde olunca; "Bırak onu, dedim O elinde iki ayrı yüz taşıyan adamı bırak O su püreni Onun avuçları ıslak sardunya, acı karanfil kokuyor Hala taptaze ben kokuyor, bırak onu Bu şehri efsane diye boynuma astı Mührü-sadareti yoktu ama Hatırıma kaldırdı mesaileri Âşık olmadığı kadınları öpmezdi En uzak yıldızlar kadar severdi beni
“Yalan! Külliyen yalan” diyor, sudaki aksim Aralıksız ilahiler okuyordu elinde rozanyasıyla Sanki adı Meryem / sanki tanıdık bir Yahudi / sanki ben değil
Ey! Sarı bir yılan gibi Denizin dizinde uyuyan şehrim Çivitli tüllerden sızan günün hatırına Deli kız gecelerin hatırına Söyle doğrumu Tenimi delip geçen yalan üstünde mi yüzüyor bu gemi..." Nasıl oluyor da bunları gösteriyor sana...Dizelerin edebiyatının hem yabani hem ruhsal henüz deşifre edilmemiş tutkuların dizeleri.Bana düşende bu dizelerle yoğrulmak bu bütünlük ile yorulmak...Ufkunu ardına alan şairlere ne kadar bağımlı ve saygılı olduğumu çok iyi bilirsin ablacım...Saygım,sevgim şiir olsa can alıcı dizesinde senin gölgen belirir.Mükemmelliğine selamlar olsun.
|
|
|
|
07 Nisan 2008 Pazartesi 21:45:13
kutlarım kaleminiz daim olsun
|
|
|
|
07 Nisan 2008 Pazartesi 20:19:09
çA Oratoryosu.
sevgiler, :)
|
|
|
|
07 Nisan 2008 Pazartesi 19:54:59
Ne denir ki.... Bu donanım ve ustalık karşısında ne söylenebilir..
Tek tek öpüyorum dolu dizgin dizelerini... Ve kalemine böylesine can veren kadın ve ana yüreğini...
SONSUZ SAYGIM VE SEVGİMLE...
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|