|
|
|
Sırık atlamaya benzemez bu iş
Sırık atlamaya benzemez bu iş Kırılır diş Düşer kaş Düşte gör Son çizen karikatürü iyi çizer arkadaş.
Eşek meselesi değil Eşeği de sevmiştik, gözlerindeki endamıda Göz ibiğindeki sineği de Sinekli bakkalın lav edilişini görünce Sineklere sevgimiz düştü Ayrı bir hal aldı bizde ki cüsse.
Cız arıların sokuşu bir başka oluyor Tecrübeyi konuşturur cebeli Tarık boğazında ahbap Saksafon çalar ağzı aynalı çarşıda Ney, neyine gerek, cazgırı çıkık dünyada.
Adamı fil yapıp Sonram yolunda giden karıncayı tren çarpması gibi Manşetten verilir şeceresi Ölüm, tadılması gerekendi arkadaş.
Küçük lokma verirler... alışsın derler Alışır fil Sonram sıradan bir sofra değil Hilton otelinden bir yer Krank kırmış motor sessizliğinde Şeytan üçgenin yitik gemilerin kaptanlığı İnsanın aptallığı İnsana en iyi yerden mezar kazdırır arkadaş.
Şeytanı siz gusül aptessiz görmediniz değil mi?
|
|
|
|
05 Nisan 2008 Cumartesi 09:52:56
Şeytan hiç abdest aldı mı? Ben hep görürüm onu ve hep abdestsiz gelir.
|
|
|
|
04 Nisan 2008 Cuma 22:20:32
yazım hatalarının dışında güzeldi... selamlar...
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|