Edebiyat Defteri

Hayata yeniden başlasaydım, saniyelerin nabzını tutardım. (Dostoyevski)
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
   

Okunası Şiir
Özel Seçki

 
Şiir Bilgi
29.03.2008 tarihinde eklendi.
790 çoğul gösterim yapıldı.
225 tekil gösterim yapıldı.
32 yorum yapıldı.
 

   
 

VEREMLİ MEYHANE







Uzandım kanepeye içimde palamut kızartması
Kokuş Kemal’den aldım umarım sonra çıkmaz arızası
Koca mahalleyi geçen sene hastaneye taşıdı bu gerzek
Herkes küsünce çatıya çıktı ortağı yakaladı çakılamadı yere zevzek
Sigortalarım bünye dışı kopayım şöyle inceden ortama
Anılarım depreşmesin antibiyotik sevdalar yok zaten başımda

Ne vakit gelsem o bildik kelle paça tripli sakatatlar
İşkembeden teoriler ve hepsi de bir düzine kitaplı suratlar
On lira borç istesen arkandan tutar yüz liralık konuşurlar
Gıcığım hepsine geçinmeye gönlüm vallahi zindan
Selamsız geçeyim aralarından sokayım başımı şu köşeye
Dün akşam gelen güzel belki yine gelir ve geçer mi geçer aynı yere

Nasıl bakıştık nasıl karıştı gözlerimiz deniz kara seviştik
Gülüşleri vurdukça yüzüme ağlamamak için kirpiklerimle dertleştik
Öğrenci bir kızdı çakozladım lümpen akademisini bitirecek
Piyasada hangi doktorayı kim bilir hangi bölümünden verecek
Oysa senin ne pul ne de kelebek koleksiyonun var kızı kafalayacak
Olsun be gönlü var sende yok bu iş gelirse harbiden vallahi de olacak

Enginardan kafamı kaldırdım içeriye doluştu bir sürü malzeme
Baktım şöyle ne oluyoruz bu ışık şu kameralar da neyin nesi böyle
Sordum Meyhaneci Memed’e bu gelenler kimdir ne ayak
Demez mi şarkıcının klipi çekilecek mekandan sanat’a bir kıyak
Garanti cebine indirmiştir desteyi aklınca şimdi kültüre soyunmuş
İpini ısıran gelmiş iyi de kardeşim ne diye bunlar bu akşamı bulmuş

Nevrim döndü fırladım söylendim burası Yeşilçam artiz yapma yeri mi
Arkamdan bir ses geldi sen işine baksana sana ne hem sana ne ki
Aha işte sevilecek delikanlı bir duruş dur şuna bir kafa göz zıplayayım
Sakallı bir tebessüm karşımda e Deli Egeli e ben seni ne yapayım
Bitmez çilem ağrıyan başım sızlayan dizim çile tespihim ey Egeli
Seni de bir çerçevede çekerler meşhur olursun bir de yüzüme demez mi

Zor bela yaka paça yerime geçtim ama acayip bozuğum iyi mi
Meğer bunca şamata kıl olduğum kılçık kaptığım herif içinmiş öyle mi
Allah’ını seven tutmasın beni yaylandım yine ok gibi masamdan
Kollarımdan tutup bahçeye çıkardılar doğruca havalandırmadan
Bana ne çekimlerinden bu kargaşa telaşa hem o kız hiç gelir mi
Nasıl da heyecan yapmıştım dağıtıverdi dürzüler fiyakalı düzenimi

Manzarasız dingil git sahile koş ormana yer mi kalmadı a zibidi
İşte geliyor demiştim yalnız kafadan üstüme geliyor ne iş ağbi
’İki saate kadar işimiz bitecek neden bu kadar öfkelisiniz beyefendi’
Çaktım kız teşkilattan ulan ben şimdi neyi neresinden desem ki
Hanımefendi ben bir meyhane sakiniyim burası belgesel çekme yeri mi
Önce bir afalladı sonra’Zaten söylemişlerdi iletişim sizinle bir hayal ötesi’

Arkamdan patladı bir ha ha he he ki ki gülüş cümbüş zelzelesi
Ne görsem iyi vazgeçilmez Egeli ve her zaman ki psikolojik serserileri
Ya bi zoruma gitti alayını kovaladım Taksim Meydanı’na kadar
Bir görecektiniz siz nasıl da mermi yemiş tazı gibi kaçıyorlar
Bunların yüzünden bu kızdan da çıkmaz artık sana Şüayip bir nane
Hem ismi ne ki cismi ne olsun baksanıza adı bile Veremli Meyhane






ŞÜAYİP
   
Acaba Nedir?: artık , ben , bi , bir , borç , çile , deli , delikanlı , deniz , dur , duruş , fiyakalı , gelen , gibi , git , güzel , hayal , hepsi , herif , hiç , ışık , iletişim , kadar , kafa , kara , kelebek , kıl , kılçık , kim , lümpen , meyhaneci , nane , nasıl , o , olsun , sana , ses , seven , siz , sürü , şimdi , taksim , ulan , ve , yalnız , yapma , yüz , zaman , zaten
 Yorumlar
 
07 Nisan 2008 Pazartesi 08:15:43
ne mahalle be...
ne curcuna bu şuayip...

tebrikler farklı kalem...
 
03 Nisan 2008 Perşembe 13:20:09
Eeee,hani yeni şiir?
 
31 Mart 2008 Pazartesi 23:48:46
Takipteyim efem herzaman ki gibi ... Muhteşemsin hocam saygılarımla
 
31 Mart 2008 Pazartesi 17:57:45

Şuayipçe şiir farkı

yoksa böyle bir akım varda benim mi haberim yok

nede olsa daha üç günlük şairliğim
...
ne iyi ettinde geldin diycem her seferinde
güldüm yine sayende

ve hep sevgiyle
 
31 Mart 2008 Pazartesi 17:32:56



kalemine sağlık abi
yüreğiniz daim olsun

herşey sizinle olsun...

YALÇINİ tarafından 4/4/2008 1:12:48 PM zamanında düzenlenmiştir.
 
30 Mart 2008 Pazar 14:03:56

kutlarım şüayip ...ve bi o kadar da zeka pırıltısı saçan acayip güzel şiirinizi...
.saygılar..selamlar..
 
30 Mart 2008 Pazar 13:22:19
Hepimizin içinde gezinen bir serseri var, tercüman olduğunuz kadar aşina ve sevimli ...
muhabbetle...
 
30 Mart 2008 Pazar 13:02:24
Sevgili Şuayip şiirinizi yine keyifle okudum.Keyif almamak mümkün mü ? Hem acıktırdı hem güldürdü meyhanede şarkıcıya belgesel çekecek zirzoplar:)) Kaleminiz daim olsun yetenekli ve kendi tarzı olan sevgili şair.
 
30 Mart 2008 Pazar 12:25:11
Şiirime gösterdikleri ilgi ve verdikleri kurdele için;değerli kurul yönetimine
ve aynı zamanda eşsiz yorumlarıyla şiirime sahip çıkan tüm şiir gönüllüsü
dostlarıma teşekkür eder;en derin sevgi ve saygılarımı sunarım.Sağolun!
 
30 Mart 2008 Pazar 11:55:47
ŞAİR ÇOK GÜZELDİ TEBRİKLER
 
29 Mart 2008 Cumartesi 15:48:48
bu fiyakalı şiirden sonra
bir kaç yıl masa gideri
veremliden reklam geliri
istemelisin...

ziyafet için teşekkürler
sevgilerimle



 
29 Mart 2008 Cumartesi 14:51:23
güzel anlatım kutlarım...
 
29 Mart 2008 Cumartesi 13:44:16
veremliydim,verem ettim rüzgarımda dolaşanları
manzarasız dingiller çekilsin perdemden..
pencerem açık psikolojik serserilere

derin bir vaka :)

sevgiler bu şiire nasıl yorum yazılır bilemedim
hayat benim ,ben pervane..
 
29 Mart 2008 Cumartesi 13:25:40
:)

Saygılarımla sevgili "ŞÜAYİP"

Sabahlar olmasın...
 
29 Mart 2008 Cumartesi 12:43:46
:)sessizce okudum şuana kadar...
vallahi harika
sevgıler...
 
29 Mart 2008 Cumartesi 12:14:57
şuayip Önce palamutunun gözlerine bakacaksun, kan oturmişsa, deriside yumuşamişsa, bırde solungaçlarındaki kan solmaya yüz tutmaya başlamişsa almayacaksın.. kesun kafan kıyaktur... yoksa sen baluktan anlayamazsun demak istamedum... Bak celmiş işte başunun belasu, ha bundan sonra sırtuni karaya versen yoktir kurtulişi... Ayda yılda bir kıllı biri celmuş meyhaneye, ula onlarada niye bulaştırmayasun varsın olsunlar kıllı veremli...
güzeldi yine dost herzamanki gibi
 
29 Mart 2008 Cumartesi 11:55:38
Şuayip bir ince sazdır ney sesinde niyazdır
Şuayip yaz günü avaz kış günleri ayazdır
Şuayip gönüllerde arsız hızsız olsa da
Şuayip dimdik ayakta ama bir enkazdır


Son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim de, sonrasında gelecek cümlelerin disiplini olmazsa, ceza-i ehliyeti de olmasın bari: Sen nev-i şahsına münhasır kronik bir vak’a mısın kardeşlik? Yazdığın şiir değil desem, ama şiir… Manifestoyla başlıyorsun, tarihsel bir sürecin ve fikirsel bir dayanağın yok… Otobiyografi yazıyorsun, yer, zaman, tarih yok… Tanıdık tanımadık bir sürü karakterin var yahu, Attila İlhan da bile bu sayının çeyreği yoktu. Her şey bir yana da, şu senin Cingöz Bedriye’nden hem “tırsıyorsun”, hem de davetkar ve tahrikkar kaşınıyorsun… Allah islah etsin, ne diyeyim?..

İşime gelmese de bir yerde övmek zorundayım seni (ki yergiyi aşağılara bırakıyorum).
Olmaz olmaz ya da kolay olmaz dense de, yazdığın şiirde roman ve senaryo taslakları var. Öykü, günlük ve gezi notlarından parçalar var. Avam bir duruş ve lümpen üslübun bilinçli tercihin olsa gerek… bütün bunların toplamında dil’e hakim oluşun ve sözcüklere hükmedişinin değerini bil derim…

Gelelim yergiye: Yazdığın her şirin ortasına/ kenarına sürekli zıplaman şart mı yani? Geçen gün “ŞUAYİP/CE” şiirinde sanki öyle bir zorunluluğun varmış gibi,
“yorum /not “ yazmışsın. İşe bak ki, “ Cingöz Bedriye ,sanma bir yerlere gidiyorum bu yerlerden.Asla!” demesen, ben de veda ettiğini anlayacaktım… Hem ne gerek var “efradı cami ağyarı mani” böylesi incilere?..

Kısa sürede herkesle “can ciğer kuzu sarması” olman da gözden kaçacak gibi değil.
Bir de ne o öyle “kedi ticareti” falan… Yerine zaman zaman minik bir kedi de vekil ediyorsun… Bak zaman kötü, adın sataniste ve bilmem neye çıkar, sonra demedi deme…

Yeri gelmişken şu veda etme triplerine pek imrenme derim. Ne o, özenebilecek bir o tavrı mı buldun burda? Hani “ hey millet ben gidiyorum” diyeceksin, onlar da “sen bana hayran, ben sana kurban, gel cama tırman, vay yaradana kurban” mı diyecekler yani?.. Kendi adıma kalmandan yanayım, çünkü değişik bir motifsin ( a sen şimdi bu motife de takarsın?), varlığın her açıdan güzellik sayılmalıdır. Yeter ki benimle uğraşma ve gidersen de Veremli’ye kadar yolun var derim…

Son olarak, bizzat şahsına ilanımdır: “hafızamın bir kısmını yitirdim, hükümsüzdür !”
Bu akşam düş de Veremli’ye, şu Taksim Meydanı’na kadar olan kovalamacayı hatırlat hele…

Bütün halkımızla birlikte hatırlayalım hele !..

Bu yoruma 12 cevap yazılmış.
 
29 Mart 2008 Cumartesi 11:48:22

neden ben bu sayfada kalabalık içinde yalnızlığı buluyorum her seferinde...

sevgiler...
 
29 Mart 2008 Cumartesi 11:29:39
mahalle kokusu geldi ...
valla sizin mahalle de bir alemmiş ŞÜAYİP
görmeli sizin bu mahalleyi.

tebriğim çok sana ŞÜAYİP.
 
29 Mart 2008 Cumartesi 10:59:55
meyhanede bir aşk hikayesi
ve kalabalığın içinde patlayan bi yalnızlık ve veremli bir içki bayramı...
 
29 Mart 2008 Cumartesi 09:43:17
ne ilginç bir hayat hikayesi bu...tek adres meyhane...karakterler seçmece vallahi...kardeşim eviniz yok mu sizin?gidin artık evinize...adı da veremli zaten aman dikkat...
tarzınız mükemmel şair...okumak zevkliydi.
 
29 Mart 2008 Cumartesi 07:30:10
Daha baştan
Üç dizede üç kahkaha
Üç kilo pirzolaya bedel
Okumuyom ulan bu şiiri
Okursam daha
Gülerken yarılacak kasığım
İşeteceksin şimdi...

Şaban Aktaş tarafından 3/29/2008 7:37:36 AM zamanında düzenlenmiştir.
 
29 Mart 2008 Cumartesi 02:05:16
Bu gece gülemiyorum Şuayipcan..

Yarin baştan sona tekrar okuyacagim şiirini
Mizah dilinize ve şair duruşunuza selam olsun..
 
29 Mart 2008 Cumartesi 01:27:34
her bölümü kendi içinde bir fırtına..
mizahi anlatımla yalın ve öztürkçe bir dille okura sunulan bi ziyafet sofrası..
tat ların her türlüsü ..
okudukça çoğalan şiir
kutlarım şairi
saygıyla...
 
29 Mart 2008 Cumartesi 01:05:43


dur dur daha sekizinci mısradayım susabilirsem devam edeceğim
ne güzel geldi şiir bu gece başka türlüsüne tahammül edemezdim..

....
 
29 Mart 2008 Cumartesi 01:05:11
yine bir kalabalık sonrası daha yoğun ve doyurucu bir yalnızlık sofası...

neden düşüşleriniz düşleriniz kadar mütevazi değil?
düştüğünüzü gören 'ne yüksekten uçmuş kimbilir' der...
oysa siz hep yere yakınsınız, kimsenin olamadığı kadar..
bu kanaatkarlığından mı kaynaklanır şüayip beyin,
yoksa fizik kanunlarını veremli de alt üst etmelerinden mi...?
sanırım hiç bir kalıba sığamayan ve tüm kural ve kanunlara absürd düşen bu bilinçten..


muhteşemdi yine..
saygıyla eğiliyorum...
 
29 Mart 2008 Cumartesi 00:53:46