|
|
|
sana sarı güneş yaptım
geceler hep kör, gündüzler hep afili beyaz.. mavi, umuttan bir buket yüm karamsarlıklara yafta.. heyecanlı.. lalalala..
hadi bana cevap yazalım siz beni izlerken ben de kalemimin ucunu açayım kısa metrajlı kabuslarımın karasını basalım beraber.. hadi ama.. koşalım..bahar marmelatlarını sağmış göğsünden..
aksanlı palavralardan disiplin cezalı uydurmalar yağdı gökten amatör jönler sahte tercihlerle dolandırıldı martin luther tutkalladı ırkçı beyazların koca .. gergin bir bağnazlığın tedirginlik ertesinde galerilere klakson bakışlı dönenceler düştü iki çıra yakıldı mors alfabesine tüm diktatörler kıbleye döndü.. uygar monologlar arefesinde..
dermatologlar bu monarşiyi test ederlerken ve henüz pireler tellallara düşman iken nineleri beşiklerine bağlayıp kırlara koşan kardeş çocuklardık.. kepenkler veto etti bu karanlığı haşarat ıslık çalıyordu arkandan duymadın endüstriyel bir nekahattaydın o sıralar sonra tansiyonun şalteri attı marquez küfür ediyor arkandan.. lalalala..
yüreğine sağlık yamur afiyet olsun..
|
|
|
Acaba Nedir?:
afili
,
ben
,
bir
,
cevap
,
çıra
,
düşman
,
hep
,
kardeş
,
küfür
,
o
,
sağlık
,
test
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 10:49:03
Sokak arasında işçinin kibirinden söz eden taş yolun uzantısında tarzında başlayan, mukavva üzerine karalanan şiirden bozma abidelerdik önce ne olduysa akabinde "imitasyon düşler"’e sebep spilhaus saat oluverdik. narsist-atak idi zat, ukala bir de.. Linda Lovelace’e karaciğer, O’na ise aşkın gaz yapmayan hali mubahtı, zaten tatlıydı da.. ikimizden birisi mutlaka fazlaydı; ya istanbul hatıraları ya da kısa metrajlı gidişler baş köşeye konmalıydı. şeytan baldan tatlıdır, pasteur bile ağlar, derda derim ben sana; hayra alamet değildir rüyada freddy krueger’i görmek lakin görülmüşse bir kere elm sokağından susam sokağına taşınmanın zamanı geldiğine delalettir.. airbag’siz yola çıkan ’yamur’ sensöre zaten bel bağlamamıştır.. evet evet!, üç yılda bir içilen sigaranın dumanı, onun saçı ya o, e zaten mor,, yakışmalı yakışmalı!.. gider mi ki şimdi?.. sanmam.. ama kalmalı,, zaten O’da bir tanrıydı... / =B sarı güneş yapana renksiz 'yamur'um var benim.
|
|
|
|
09 Mayıs 2008 Cuma 14:49:59
mazoşist gecelerden,, materyalist düşlerden uyanmalı mı ki (?..) bilemedim..
|
|
|
|
29 Mart 2008 Cumartesi 17:51:46
okurken yoruldum açıkcası şiirlerin hızlı göz hareketleri gerçekten de böyle bir başlıktak çok farklı bir şiir çıkabilirdi bana göre
|
|
|
|
29 Mart 2008 Cumartesi 01:01:15
"geceler hep kör, gündüzler hep afili beyaz.. mavi, umuttan bir buket yüm karamsarlıklara yafta.. heyecanlı.."
Ve ıhlamurlara haber uçuramadan, Bir fidanın tomurcuklarından kıymıklaşan hayat söndü. Deniz fenerlerinin uyanmaları gelmeden Sevgi aşılanacak bedenler şafaksız boynunu büktü.
Cemre yakınlığının kırkikindi yağmurlarına oynaşlığı deminde Bu diyara duygu taşıyan yüreğe saygı, kalemine selam, Ve tebrikle...
S. Edip tarafından 3/29/2008 1:02:06 AM zamanında düzenlenmiştir.
|
|
|
|
28 Mart 2008 Cuma 20:22:26
evet düşsünüz siz.............farklı anlatım
|
|
|
|
28 Mart 2008 Cuma 20:01:20
aksanlı palavralardan disiplin cezalı uydurmalar yağdı gökten amatör jönler sahte tercihlerle dolandırıldı martin luther tutkalladı ırkçı beyazların koca .. gergin bir bağnazlığın tedirginlik ertesinde galerilere klakson bakışlı dönenceler düştü iki çıra yakıldı mors alfabesine tüm diktatörler kıbleye döndü.. uygar monologlar arefesinde..
tebrikler güzel şiir kutlarım
|
|
|
|
28 Mart 2008 Cuma 19:55:23
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|