|
|
|
Yani bir şey/ yani hiç kimse
Yani yine de vurursan bir tarafı yetim kalacak Kasım düşlerinin mart ikindisinde nisanı araması Bir o kadar da acıdır saltanatın yıkılması. Çünkü son çerinin Azrail terennümünde İnceden bir çizik kondurması kalbine Üstüne küller basıp bir o kadar tuz Yıkılmasına sağlama yapar buz Doğru denkleminde insanlar Birbirine çarpıp durur. Ne demeli şimdi şairin bağrında aşk Bir ölüm nişanı gibi sayımsız Yani kaç bahar geçirdiğinin Bilmukabele de göstergesidir. Yönergesi aşk olanın gözleri Göğün deliğinden eksilmez Bana sair zamanların sesini dinlet Göğün katlarında melekler Kurmuşken saatleri Ölümleri çağıran çocuk yalvarışı Oyunlarında tel tel Dokun saçlarıma. Sana çocuklar getirdim Güneşleri gözlerinden belli Ellerinde uçurtmalarla Göğü fetheden. Edilecektir yani Yani bir hiç kimse gibi Apansız düş/ürmüşüm kendimi Yüreğine. Takılmadı ayaklarım Üşümeye hazırdım. Tutarken ikindiyi Güneş sürülmüş gözlerinde Işığa ayarlı zamansız bir bedevi… Yani hiç Yani yok Yani yani ben… Seviyorum. Üç diri söylem, üç meşale Üç deli güvercin yüreği kalbim kafesli Yüreğimin darlığına ilişik Düşür gözlerini.
Düşür de düşürsün gece Peşine takılan acıları…
Yani bir şey Yani Hiç kimse.
|
|
|
Acaba Nedir?:
aşk
,
azrail
,
bahar
,
bilmukabele
,
bir
,
çocuk
,
çocuklar
,
deli
,
gibi
,
güvercin
,
hiç
,
kadar
,
o
,
ölüm
,
sana
,
son
,
şimdi
,
üç
,
yani
,
yetim
,
zamansız
|
Okuduğunuz yorum şiirin sahibi tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
|
|
26 Mart 2008 Çarşamba 19:24:01
müthişti!
yani düş/tü biraz
yani çok gerçek
yakındı... yani uzak
tam dokunuverecekken kaybolmuş gibi.
şiirdi en çok... yani bitmeseydi.
|
|
Şiire yorum yazabilmeniz için üye olmalısınız.
Üye değilseniz üye olmak için tıklayın. |
|