|
|
07 Ekim 2008 Salı 21:37:33
MANZUM MASAL “SEDEF BACI”
Geçmiş zaman içinde sinekler bile tokmuş ; Develer tellal iken... pireye berber yokmuş.
Anamın beşiğini sallarken tıngır mıngır ; Devletin birinde büyük padişah vardır.
Padişahın üç oğlu, bir güzel kızı varmış ! Bütün bu çocukları el üstünde tutarmış.
Mürüvvete ermeden bu sarayın sultanı ; Göçer öbür dünyaya yasa boğar her yanı.
Kara Vezir demiş ki: "ölenle ölünmez ki !" Yeni hatun olmadan sarayda gülünmez ki.
On parmakta on hüner, bul kandili yakanı ! Hem iyi ana olsun... hem sarayın sultanı.
Kara Vezir’in kızı, on parmakta on kara ; Üvey ana olunca... yürekler açtı yara !
Allah başa vermesin böyle kara bir bela ! Ballı kaymaklı saray birden olur Kerbela.
Üvey ana sarayı, eline almak için ... Herkese gülümsemiş, aramış uygun zemin.
Uygun anı bulunca maskesini çıkarmış ! Güzelim bu sarayı, kara zehirle sarmış.
Hele üvey kızına çalmış öyle bir kara ! Kırk dereden su olsa yıkanmaz bir iftira.
İftira dedikleri Kaf dağından da beter ; El insaf üvey ana, yeter bu zulüm yeter !
Üç kardeşle bir bacı ailenin fertleri ; Geceleri gizlice paylaşırlar dertleri.
Birbirinden ayrılmaz ciğerdir kardeş bacı ; Bir araya getirdi onları büyük acı...
Dört kardeş bir arada dertleşirken gizlice ; Yakalamış bunları üvey ana bir gece.
Üç Kardeşle Bir Bacı Ailenin Fertleri Geceleri Gizlice Paylaşırlar Dertleri
Birbirinden ayrılmaz ciğerdir kardeş bacı Bir araya getirdi onları büyük acı
Dört kardeş bir arada dertleşirken gizlice Yakalamış bunları üvey ana bir gece
Kara Vezir’in kızı hem kara hem büyücü Üç şehzade kardeşi kuş yapmış sihir gücü
Cümle kuşlar yuvaya akşam olunca döner Kardeşler dönmeyince kızın umudu söner
Sedef Kız yola çıktı bulmak için kuşları Gelen gidene sordu her gün arttı efkarı
Ümidi kesmişti ki üç kuş gördü havada Konmadılar dalına, kollarını açsa da
Öyle bir sihir yapmış bu zalim üvey ana Gündüz kanat çırparlar,gece döner insana
Sedef Bacı üç kardeş gece oldu buluştu Sarmaş dolaş bir halde birbirine kavuştu.
Üç kardeş teklif etti gitmek için adaya Kardeşin kanadında uçtular doya doya
Gittikleri adada şifalı bir göl varmış Sedef suya girince her yerini nur sarmış
Üç kardeş gökten indi, yere inince gece Kara kızı ak görüp boğuldular sevince
Hülya ile yatanlar görürler derin rüya Sedef Bacı düşünde görmüştü bir evliya
Yedi-kırklar aşkına ermiş gösterdi çare Ayrık otunu topla gömlek ör kardeşlere
Bacıları oturmuş sessizce örgü örer Bu sihir bozulurmuş bir cevap verse eğer
Bu günlerin birinde uğradı bir şehzade Kıza aşık olunca kalmadı hiç irade Padişah sarayında yaptırır büyük düğün Sedef kız konuşmadan örgü yapar bütün gün
Saraydan bir görevli takip eder anlamaz Bu kız peri değildir olsa olsa sihirbaz. Sorguya çekseler de söylemez hiçbir kelam Cellada demişler ki edelim bunu idam
Böylesi bir güzellik dert getirir başına Savunma yapmayanın bakılmaz gözyaşına
“Son isteğin ne?” dedi , idamlık kıza cellat Örgüyü bitirdi ki, kuşlar çarptılar kanat
Sedef son bir gayretle örgüleri savurmuş Sihirin etkisiyle insana dönmüş üç kuş
Kızın dili çözülür, cellatbaşına der ki Padişaha her şeyi söyleyim izin ver ki
Sedef’in mazisini öğrenince padişah : Kardeşlerin damadım, sen gelin ol inşallah
Kara Vezir’in kızı girmiş kara zindana Eden bulur,demişler ders olsun her insana
:::::::::::(FERİDUN FAZIL TÜLBENTÇİ’NİN MASALI):::::::
|