Şiirler
Aşk Şiirleri
Şiirler

Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir. Eflatun
E-mail adresiniz: 
Şifre:
Edebiyat Defteri
 Atölyeler 

 
Terim Ara:
 • Genel
 • Kişiler
 • Yaşam
 • Edebiyat
 • Güncel
 • Bilim
 • Müzik
 • Din
 • Tv Dizileri
 • Tarih
 • Yer
 • Tüm Terimler




 
Online 85 üye
Ne Nedir?   Yeni Terim Ekle 
 vahdettin  sizce ne anlama geliyor yada size neyi çağrıştırıyor?
vahdettin ile ilgili şiirler »
vahdettin ile ilgili yazılar »
vahdettin ile ilgili öyküler »
vahdettin sizce ne demek, vahdettin size neyi çağrıştırıyor?
Terimi ekleyen:

Tarih:


 Yorumlar ( toplam 8 yorum )
05.07.2008 12:03:24

OSMANLI DEVLETİNİN SON PADİŞAHI VE 101 İNCİ İSLAM HALİFESİ BİR ÇOKLARININ HAİN NİTELEMESİ YAKIŞTIMAK İÇİN BİRBİRİ ARDINA SIRALANDIĞI BİR OSMANLI SULTANI İşgal altındaki İstanbul'dan vatanın kurtarılmayacağını anlayan Vahideddin Han, güvendiği kumandanları Anadolu'ya göndermek istedi. Ancak bunlar; "Dış dünyaya karşı harp edilmez. Bu iş olmaz." diyerek gitmeyi reddettiler. Sultan'ın kurtuluşun Anadolu'dan gerçekleşeceğine ümidi tamdı. Bir ara kendisi gitmeyi düşündü ise de, İngilizler "Eğer Anadolu'ya geçersen İstanbul'u Rumlara işgal ettirir, taş üstünde taş bırakmayız." diyerek engellediler. Bunun üzerine bir gün saraya çağırdığı Mustafa Kemal'i; "Paşa paşa şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunları unutun. Asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. Devleti kurtarabilirsin!" sözlerinden sonra, büyük yetkilerle Anadolu'ya gönderdi. Böylece İstiklal mücadelesi başlamış oldu.

İstiklal harbi zafer ile neticelendikten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti 1 Kasım 1922'de hilafet ile saltanatın ayrıldığını ve saltanatın kaldırıldığını bir kanun ile ilan etti. Vahideddin Han'ın adı hutbelerden kaldırıldı. İstanbul ve Anadolu basınında aleyhinde yazılar çıkmaya başladı.

17 Kasım 1922 Cuma günü Dolmabahçe Sarayı'ndan Malaya harp gemisi tarafından alınıp Malta adasına götürüldü. Oradan Melik Hüseyin'in daveti üzerine Mekke'ye gitti. Oradan da İtalya'daki Sen Remo şehrine giderek orada ikamet etti. Vahideddin Han, acı ve sıkıntı içinde geçen bir sürgün hayatından sonra, 16 Mayıs 1926'da İtalya'da vefat etti. Cenazesi Şam'a getirilerek Sultan Selim Camii kabristanına defnedildi.

Vahideddin Han, çok akıllı ve çabuk kavrayışlı idi. Arada Sultan Reşad olmayıp da, II. Abdülhamid Han'dan sonra tahta çıksaydı, belki devletin başına böyle bir bela gelmezdi. Çünkü O, İttihat ve Terakki hükümetinin hatalarını önleyip, felaketlerin önüne geçebilecek kudret ve irade sahibi bir kimseydi. Çok sevdiği vatanından koparken yanında şahsi ve pek cüzî mal varlığından başka bir şey götürmediği, ülkesinden ayrılmasının üzerinden henüz dört yıl geçmeden vefatında kasaba, bakkala ve fırına olan borçlarından dolayı 15 gün tabutunun kaldırılmamış olmasından da anlaşılmaktadır.

Vahideddin Han'ın vatanının ve milletinin uğradığı felaketler karşısında neler düşündüğü ve neler hissettiği kayıtlara geçmiş şu hadiseden çıkarılabilir. 1919 senesi Ramazanında bir sabah Yıldız Sarayı'nda yangın çıkar. Kısa zamanda büyüyen alevler, Sultan'ın geceleri kaldığı daireyi de sarar. O geceyi tesadüfen Cihannüma Köşkü'nde geçirmiş olan Vahideddin, yangını haber alınca, üzerine pardesüsünü giyerek dışarı çıkar. Köşkün önünde hiç telaş göstermeden yangını seyrederken çevrede ağlayanları görünce gözleri yaşararak; "Benim vatanım ateş içinde, onun yanında bunun ne kıymeti var." demekten kendini alamaz.
06.07.2008 11:10:37

Tam bir devekuşu !
08.07.2008 13:30:11

tam bir vatansever ve devlet adamı
08.07.2008 19:43:44

korkağın önde gideni..
zaten önden gitti..
mekansız
nutuku oku mustafa kemal onun için neler diyor ...
vatansevermiş...
:)
10.07.2008 10:34:01

sayın bermuda merak etmeyin ben nutku okudum ama şunuda unutmayınki
ulu önder vefat etmeden önce nutuğun yayınlanmayan kısımlarının 10 yılk sonra yayınlanmasını istemiş
ve vahidettin abdülhamit din vb konular üzerindeki gerçek leri o sayfalarda açıklamıştır
ama nedense bazı menfaat sahipleri hala yayınlamıyor o kısımları
neden peki tabikide birilerinin oçağına inçir ağaçı dikiliçe için osmnalıyı va padişahları kötülemek meslek haline gelmişken
Atatürk zaman itibarıyla söylemiştir bu sözleri ama asla dillendirmemiştir
13.07.2008 17:30:07

Vahidettin Han'ın bir suçluymuş gibi yerden yere vurulmasını hala anlamıyorum...
Nutuk'un açıklanmayan bölümlerine engel olanlar yıllardır Mustafa Kemal'i kullananlardır.Bu olay bana; Vatikan'da papanın işine gelmediği için açıklanmayan İncil...(orijinal) hadisesini hatırlattı...
13.07.2008 18:06:35

Bakıyorum da birilerine kahraman ve hain demek ne kadar da kolay olmuş bu günlerde.Bu kadar kolay mı vatanı satmak kaçmak korkaklık göstermek bir padişah için.Mekansız seninn söylediklerini biliyorvekatılıyorum.Okuyamadığımız bir çok belge var hala.Ama korkaç ve önde gien kaçaklardan olması çok saçma.Tek kelimeyle.SAÇMA.
 
hosting Haberler Fıkra Dünyası Sağlık Merkezi Sağlık Bilgisi
En Son Eklenen 50 Şiir   En Son Eklenen 50 Şiir
hosting Haberler Fıkra Dünyası Sağlık Merkezi Sağlık Bilgisi
Bölümler
• Şiirler
• Yazılar
• Öyküler

• Forum
• Arama
• Etkinlikler
• Ne Nedir?
• Kampüs
• Bugün
Edebiyat Defteri
• Reklam ve Sponsorluk
• Site Haritası
• İstatistikler

• Kurallar
• Yardım
• İletişim
Sitemizde yer alan eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.