İnsanların elinden hayalleri alınacak olursa, başka ne zevkleri kalır? Foostenelle [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Böyle Yaşandı





Böyle Yaşandı


ISBN
: 9786059142939
Sayfa
: 0 s.
Yıl
: 2018
Böyle Yaşandı Kitabı Tanıtım Yazısı
Arka Kapak Yazısı   “Haziranda ölmek zor” demişti Hasan Hüseyin ama her mevsim zordu ölmek. Bir o kadar da kolaydı öldürülmek… Asi birer dağ yeline benzeyen fidanlar, sürme gözlü ceylanlar, yani bizim çocuklar, yeşil parkalılar… Sadabâd’ı doldururdu seslerindeki umut. Sadabâd dediğin bir küçük çayhane. Duvarda kara bedenli sazı, ufak masa ve tabureleri olan bir çayhane, Ali Ağabey’in yeri. Orada başlardı sıkılmaya yumruk, dişler gıcırdar, gözlerdeki çıngı harlanır ve orada yanmaya başlardı çağın ateşi… Haydar Doğan dört mevsim aç kalanların, dört mevsim vurulup düşenlerin, dört mevsim umudu besleyenlerin, dört mevsim kavgadan yılmayan, tüm bunların arasına şiir ve aşkı da sığdıranların gerçekliğiyle aramızda şimdi… Bu roman hüznün ve umudun sarmalında; dünün, bugünün ve yarının ta kendisi…  Yazmak eylemi tarihe tanıklık etmekse, ikinci tanık da siz olacaksınız kitabın sayfaları arasına girdiğinizde ve hiç yabancılık çekmeyeceksiniz bugünü gözünüzün önüne getirdiğinizde…  “Bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! “  Adnan Yücel                                               -Nevin Koçoğlu - 6 Ocak 2018- Ankara-   Düşenlere…      Tanıklığını yaptığım kısacık yaşanmış bir hayatı kâğıda sığdırabilir misin deselerdi hiç kuşku yok ki kafamı iki elimin arasına alır, çay ocağının buharında ısındığımız, gözlerimizin dolu dolu güldüğü ve satranç oynadığım o ana dönerdim… Bildirileri yazıp beğenmediğimiz ve buruşturup bir kenara attığımız o kâğıtlardan bir roman çıkar mı diye sormayın! Sormayın ölü dizelere can verir misin diye?      Soruyorum size ağlayan dizelere kim bir mendil verir? Bir mendilin içine kaç damla gözyaşı sığar? O mendile kim gözlerinden düşenlerle bir yıldız işler? Yüksekten atılırken zemine yaklaştığında her katta hangi düşü kaldı o yıldızın? “Ben kurtarıcı değilim. Kurtarıcı diye bir şey yoktur. İnsanlar kendilerini kurtarırlar” der özgürlük savaşçısı Che. Biz de öyle yaptık! Önce kendimiz kurtarıp, öz’ümüze sonra da halka vardık… Bir İnsan(lar), bir genç(ler), bir kız çocuğu(çocukları), bir öğrenci(ler) Devlete ne yapmış olabilir? Nasıl bir kindarlıkla karşı karşıya kalmış olabilir? Devlet kendi çocuklarına neden kin besler… Devlet kin ile besleniyor olabilir mi? İşte bembeyaz kâğıdın ortasına düşmüş yıldıza tanıklığımdır! Dostluğun rengi, umudun sesi, özgürlüğün düşü ve kinin kan tadıdır bu roman.  Sanmayın ki romanda yaşananlar bir sondu. Siz bu romanı okurken devlet tüm kini ile İnsanlarımızı katletmeye devam ediyor.   Editör Turgut Türksoy Kapak Leyla Çelik

Eser içerisinde yer alan fikir, düşünce, iddia ve mesajları "Ne anladım?" bölümümüzde diğer okurlarımızla paylaşabilirsiniz.

Böyle Yaşandı Kitabından Ne Anladınız?


Alıntılar Alıntı Yaz
Kitap için ilk alıntıyı siz ekleyin.

Böyle Yaşandı Kitabından Alıntı Paylaşın


Sayfa 47, kitabın 47'inci sayfasının ilk paragrafıdır. Henüz bu kitap için s-47 eklenmemiştir.
Kitabı edinmişseniz kitabın 47'inci sayfasının ilk paragrafını siz ekleyin.

İncelemeler İnceleme Yaz
Kitap için ilk incelemeyi siz ekleyin.

İnceleme Paylaşın


Edebiyat Defteri Puanı
Puanınız:
Bu Kitabı Tavsiye Edenler
Bu kitabı 0 kişi tavsiye ediyor.