Şöhret, kazanmak zorunda olduğumuz bir şeydir; şeref, kaybetmemek zorunda olduğumuz bir şey. SCHOPENHAUER
E-mail: Şifre: Üye ol | Şifremi Unuttum
Şiir ve Edebiyat Platformu
Anasayfa Şiirler Yazılar Forum Etkinlikler Nedir? Kitap Kitap  Tv TiVi  Müzik Blog Atölyeler Atölye  Bicümle Arama İletişim
Araz





Bu kitabı
17 kişi
okumayı tavsiye ediyor.

Araz

Sayfa:102 s.
Yazar :
Yayınevi . Destek Yayınları
ISBN:786054455515
Dil:Türkçe
Yayınyılı:2011
Okuyucuların bu kitaba verdiği puanlar:
10.0/10 Puan
Toplamda 20 puan aldı ve 2 kişi oyladı.
2
yorum aldı.

Araz Kitabı Tanıtım Yazısı

"Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. Geriye hiçbir şey kalmayacak. Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde ki ben en çok onları duydum. Gittin mi adamakıllı gideceksin. Hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren.
Demem o ki dönecekmiş gibi gitmeyeceksin. Büyük git gideceksen uçsuz bucaksız, dursuz duraksız git. Telefonun numaraları sesime düşmemeli, yolların yoluma değmemeli. Hiçbir anıya, hiçbir dizeye, hiçbir şarkıya yenilmemeli ayrılık. Şiirler okununca unutulmalı, hasret dokununca uyutulmalı.
Gece inmişken ayak parmaklarına kadar, yahut gün doğarken... Yatağının diğer yastığındaki boşluk tecavüz ederken gözlerine, ne bileyim tek başına yiyeceğin sofrana iki kişilik servis açtığında susacaksın, duracaksın... Gitmenin hakkını vereceksin.

Ayrılık gurur duymalı seninle. Gidensen, sözün ayaklarına geçiyorsa, ayakların yakınımdan geçmeyecek! Ayrılığı seçtinmi büyük olacak ayrılık! Ayrılığı seçtin mi?..."
(Tanıtım Bülteninden)



"Kahraman Tazeoğlu" yazarı hakkında bilgi


Kahraman Tazeoğlu yalnızlık ve aşk üzerine roman ve şiirler yazmıştır, ki bu duyguları tahlilde usta bir yazar ve şairdir. iki basımı bulunan Susacak Var! adlı romanında kendinden on üç yaş büyük bir yazara bir imza günü öncesi aşık olmuş bir kızın duygularını ve kızın bir gülüşüyle ona aşık olan yazarın kızı nasıl büyüttüğünü ve tabiki aşklarını, ayrılıklarını, birlikteykenki yalnızlıklarını anlatır Kahraman Tazeoğlu. Öyleki aralarındaki özlemi 'içimi çürütür ' diye tasvir ederken, sevgiyi iç tazeleyici olarak betimler. Zıt kutupların çekimidir bu romanda anlatılan. Şiirlerinde serbest ölçü kullanan Kahraman Tazeoğlu'nun Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi , Seni İçimden Terk Ediyorum isimli şiir kitapları vardır. Kahraman Tazeoğlu, 2004 yılında RAYAD tarafından "en iyi şiir programcısı", 2006 yılında da Türkiye Yazarlar Birliği Tarafından "en iyi radyo programcısı" ödülüne layık görülmüştür. Bir Eğitim gönüllüsü olarak, kısa adı ÜNKEP olan Üniversiteler Arası Kültür Edebiyat Platformu'nun kurucusu ve başkanıdır. Son Romanı "mavi ev"de, "bir özgürlüğe mal olmuş hayat, hayat değildir; bir hayata mal olmuş özgürlük de özgürlük değildir" diyen Kahraman Tazeoğlu, gizemli bir hikayeyi okurlarına sunmaktadır. Yaşam Öyküsü Yazarımızın dilinden...



Ay' a ilk ayak basıldığı yılın 10 Ağustos'unda doğdu. İstanbul'un çileli ve keşmekeşli ortamında, o şehirde bir ömür harcayacağını bilmeden hep “düşünen” bir çocuk olarak büyüdü. Cevizli semtinde, bir dere kenarında oynarken, mahallenin delisi kovalayınca "korkuyla” tanıştı. Ailesi İstanbul' un mutena semtlerinden Fenerbahçe'ye taşınınca daha az korkmaya ve Fenerbahçeli olmaya başladı. 6 yaşında ilk kez bir maça gitti ve en sevdiği Fenerbahçe şapkasını çaldırdı. (bugün bile o şapka için üzülür). 7 kardeşin 2 numaralı olanıydı ve ilerde bir mahalle takımında 2 numaralı formayı giyerek maçlara çıkacağını bilmiyordu. Ablası okula başlayınca çok kıskandı ve saçını çekti. Bir yıl sonra ise okulunun ilk gününde annesi onu sınıfına sokmayı zor başardı... O gün çok ağlamıştı. Arkadaşları teneffüslerde çeşitli oyunlar oynarken, o hep “düşünüyordu”... İlkokul bittiğinde bir korku filmi senaryosu yazdığını iddia ederek arkadaşlarına kendini güldürdü. Daha sonra sinema ile sadece “seyirci” olarak ilgilendi. O hep bir sinema tutkunu olarak yaşayacaktı; çünkü şiirle daha tanışmamıştı. 12 Eylül ihtilalinde ortaokula başlayacaktı ve tek başına belediye otobüsüne binmeyi öğrenecekti. Daha sonra yağ, tüp, şeker ve gaz kuyruklarında beklemeyi ve soğuklarda üşürken ağlamamayı... Mahallede her kırılan camdan Tazeoğlu kardeşler sorumlu tutulmaya başlanınca, baba Hayati Tazeoğlu ani bir göç harekatıyla tüm aileyi yeniden Cevizli' ye taşıma kararı aldı. Buna en içerleyense küçük Kahraman oldu. Geride bıraktığı mahalle arkadaşlarını bir gün yeniden görebilmek ümidiyle yanıp tutuşurken birden ilk defa yaşayacağı bir duyguyla karşılaştı. Karşı komşunun kızına aşık olmuştu. Mutluluğu, acıyı, hüznü ve ağlamayı yeniden keşfetti. Bütün bunların toplamının ona şiiri öğreteceğini bilmiyordu. Ablasının yazdığı şiirlerle dalga geçerken hatta “şiirde neymiş; saçmalık” diye iddia ederken gece gündüz şiir yazmaya başladı. Sonunda o terk edildi ama şiir onu terk etmedi. Yine aşık oldu, yine terk edildi, yine şiirler yazdı. Matematiği gereksiz bir ders olarak gördüğü için, hocaları da onu gereksiz bir öğrenci olarak gördü. Uzun bir süre ara vereceği eğitimini daha sonra bin pişman olarak devam ettirecekti. Bu arada ailesi “eti senin kemiği benim” diyerek onu bir kuaföre çırak olarak verdi. 10 yıl sürecek bu macera özel radyoların açılmasıyla sona erecekti. Bir yaz gecesi arkadaşının evinde balkon sohbeti yaparken arkadaşının annesi uykusundan uyandı ve “oğlum kapatın şu radyoyu da yatın artık” dedi. Halbuki radyo kapalıydı ve konuşan 19 yaşındaki genç kahramandı...

Çocukluğundan beri özendiği spikerlik hayali daha da derinleşerek artmaya başlamıştı. Annesi bebekliğinde çok ağladığı zamanlarda onu radyonun yanına yatırır ve susmasını sağlardı. Çok çocuğa bakmakla yükümlü olan bir annenin bulduğu bu çözüm ilerde küçük Kahraman'ı radyocu yapacaktı. Derken; günlerden bir gün, Türkiye'de ilk özel radyolar açılmaya başladı ve mesleğinde çok önemli bir yere gelmiş olan genç Kahraman, bu işe sevdalandı. Artık o radyocu olabilmek için yıllarını verdiği mesleğini bırakabilirdi. Sıkı bir radyo takipçisi olan genç Kahraman, “gecenin serserisi”ni dinleyerek hatta yayın yaptığı radyoya kadar gidip kendisiyle tanışarak hayatında ilk kez bir radyo stüdyosu gördü. Bununla da kalmayıp Orhan Çetin tarafından programa konuk edildi, şiirler okudu. Gelen olumlu tepkiler kendisini yüreklendirdi ve o gün radyocu olmaya karar verdi. Mesleğini zirvedeyken bırakarak, yayın hayatına yeni “merhaba” diyen Kadıköy FM'de yayına başladı. Sonraki rüzgarlar onu başka radyolara sürükledi ve son durağı en sevdiği ve mutlu olduğu Radyo 7 oldu. Şimdi Mavi Ada diye bir yerden şiirler seslendirerek gece bunalım oranını yükseltme çalışmalarını sürdürüyor. Not: Ablası artık şiir yazmıyor.
Bu kitabı tavsiye edenler
3 yıl 14 gün 3 saat 34 dakika önce kütüphanesine ekledi.
3 yıl 14 dakika önce kütüphanesine ekledi.
3 yıl 7 dakika önce kütüphanesine ekledi.
2 yıl 7 ay 22 gün önce kütüphanesine ekledi.
2 yıl 7 ay 16 gün önce kütüphanesine ekledi.

"Kahraman Tazeoğlu" kitapları

Artık hatırlanmaya değecek kadar bile kalmadın. Seni unutmak hakkım! Unutkan bir...

Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun? İnsanın terk edildiğinde değil, unut...

Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyor...

KIYISIZLAR, Kaybedenlerin ve yalnızların kitabıdır. Ve her kaybedenin mutlaka sö...

Altını çize çize okuduğunuz kitaplar vardır. Çok sayfalı kalın kita...

Hilal ÖZcimbit bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan
Gerçekten de ayrılığa karşı tamamen duymak istemediğimiz.
Görmezlikten geldiğimiz her şey bu eserde.
Kendinizden bir parça mutlaka vardır.

Öneririm herkese. :)
06 Kasım 2012 Salı  21:14:55

alicansofu bu kitabın okunmasını tavsiye ediyor
10 Puan
Kahraman Tazeoğlunun muhteşem eserlerinden biri herkesin okuması gerekmekte.
15 Ekim 2012 Pazartesi  18:13:59
Eser içerisinde yer alan fikir, düşünce, iddia ve mesajları "Ne anladım?" bölümümüzde diğer okurlarımızla paylaşabilirsiniz.
Kitap için ilk alıntıyı siz ekleyin.
(*) s-47, kitabın 47'inci sayfasının ilk paragrafıdır. Henüz bu kitap için s-47 eklenmemiştir.
Kitabı edinmişseniz kitabın 47'inci sayfasının ilk paragrafını siz ekleyin.