
Erzincan'lı bir dede ve Maraş'lı bir ninenin nesli olan Karahasanoğlu ailesinin üçüncü kuşak bir ferdi olarak, benden önceki üç kuşağın doğduğı gibi Sakarya'da doğdum.
İnsan doğduğu zaman anne, baba, aile ve akrabalarını seçemediği gibi ömrünün sonuna kadar yaşayacaklarını kendi tayin etme gibi bir şansı yoktur.Gün gelir yaşanacaklar yaşanır… Hayat çizgisi diye tarif edilen ama aslen Kaderi İlahi olan geleceğimiz nasıl yazılmışsa öyle tecelli edecektir.Biz ancak irade-i cüziyye ile çok az bir kısmına müdahale edebiliriz..Ve müdahale ettiklerimizden sorumlu tutuluruz..
Türkiye’de ara rejim döneminde denkliği YÖK tarafından kaldırılan El - Ezher Mezunuyum. Artık kamuda görev yapmıyorum. Rızkı kendilerinin verdiğini sananlara acımaya ve gülmeye devam ediyorum..
İhtisasım Fıkıh.. “İslam’da Aile hukuku ve Miras” konusunda çalışmalar yapıyorum. Vakıf yöneticisiyim. Hac ve Umre organizasyonlarında danışmanlık, tercümanlık yapıyor, mesleki dersler veriyorum..
Önümde Şuera suresi, Sağımda; Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Arif Nihat Asya, Abdurrahim Karakoç, Nurullah genç, solumda; Ahmet Kutsi Tecer, Faruk Nafiz Çamlıbel, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Dünyamızda ise bu kadar şair varken herkesin olduğu gibi benim işim de gerçekten zor. İnşallah verilen emekler zâyi olmaz.
Yusuf Ziya Karahasanoğlu
|