
Dünyaya gelirken bana soru sormadılar;nasıl bir yeryüzüne doğacagımıda ben tayin etmedim.günüm gelince kurak, yalın, acımasız ve uzun kış gecelerinin çaresizlik ikliminde sütüm mayalanmış ve bir temmuz sıcağında güneşle birlik doğmuşum.Elbette yükselişim ve düşüşüm güneş gibi olamazdı o tekti ve onu avutan mehtap gibi bir yavuklusu vardı.1958 yılında Bayburt'un Söğütlü köyünde doğmuşum ümit ve sükutu bırakıp hayırlara vesile olsun diye adımı babaannem koymuş "HAYRETTİN" ve kaderimize uygun bir soyisim miras kalmış "YAZICI".her ikisinide sevdim nece hayırlara vesile oldum-olacağım bilemem ancak kitaba ve kaleme dost bir aileye mensup olmam soy ismimi anlamlı kılıyor.Belki yokluklar içinde ama hür bir çocuk olarak doyasıya koştum ve oynadım gözlerim hep göklerde olmuştur köyümün karşısındaki dağa güneşi yakalamak için yola çıktığım da sadece altı yaşındaydım.ilk şiirimi yazdığımda onbir.şair bir ruhum olduğunu keşfettiğimde onaltı ilk şiirim yayınlandığımda yirmiiki ilginçtir komün yerleri hiç sevmezdim ancak kaderim gibide yaşadım.Ortaokulu Bayburt vakıflar talebe yurdunda,liseyi yine komün bir yer olan Koçaş Tarım Meslek Lisesinde okudum 1976 yılında bitirip aynı yıl Kayseri Teknik Ziraat Müdürlüğünde genç bir teknisyen olarak göreve başladım.Gönlüm ve yüreğim hep edebiyat illa da şiir dediysede edebiyatla ilgili eğitim yapmam mümkün olmadı.Mesleğimin devamı niteliginde yüksekokul okudum.Erzurum Tekman,Tortum;Samsun Bafra ve halen Bursa Karacabey görev yerlerim oldu.Evet mesleğim ziraat ben edebiyata aşıgım edebiyat illa da şiir beni çeken şiirin o efsunlu sesi.Günahımla sevabımla bu ülkenin çocuğuyum.Ruhumla imanımla milli kültür ve cografyamdan devşirdiklerimle işte buradayım insan ruhunun inişli-çıkışlı haritasında gezindim düşman aramaya çıkmadım ancak çağımızda kolu çok uzun ,üzgünüm ülkeler insanlık dostluk atıl müessese düşmanlık aktif,dost aleni düşman sinsi düşmanlık bozulan pazarlıklardan dostluk yarına ve yaşanacak olana doğar düşmanlık bölünmeyle çogalır,dostluk dogumla.bölünmede bir parçamız kopar acı duyarız,dogumlarda sevinç.Az seviyoruz ve suçluyoruz.Şiir içimizden bir çağrıdır zamanın izdüşümüne. Bir yüzüm sevdadır,bir yüzüm hüzün
Yalnız seni sevdim ey iki gözüm
Ölürde inan ki tutarım sözüm
Tanrım beni sevdalara karmış hey
Doğarkende bir yüzümde hüzün varmiş hey
|