ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
İnsan yaşadığı anlarda değil yaşamadığı anlarda ihtiyarlar. İskoçya Sözü Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Şair Can Yücel Datça'da anılıyor

Şiir dünyamızın önemli ismi Can Yücel, ölümünün 10. yılında Datça Belediyesi ve Edebiyatçılar Derneği'nin ortak düzenlediği bir etkinlikle anılacak.

08.08.2009

Şair Can Yücel Datça'da anılıyor

Şiir dünyamızın önemli ismi Can Yücel, ölümünün 10. yılında Datça Belediyesi ve Edebiyatçılar Derneği’nin ortak düzenlediği bir etkinlikle anılacak. 12-14 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Datça Edebiyat Günleri isimli etkinliğin onur konuğu ise yazar Muzaffer İzgü olacak. Etkinliğe aralarında Ataol Behramoğlu, Ahmet Antmen, Enver Aysever’in de bulunduğu kalabalık bir edebiyatçı topluluğu katılacak.


Başka türlü birşey benim istediğim,
Ne ağaca benzer ne de buluta benzer;
Burası gibi değil gideceğim memleket,
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava;
Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız
Rengi başka, tadı başka.



Can YÜCEL

1926 İstanbul doğumlu. Eski milli eğitim bakanlarından Hasan Âli Yücel’in oğludur. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde Latince-Yunanca okudu. Öğrenimine İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nde klasik filoloji okuyarak devam etti. Sanat tarihi dersleri izledi. Şair, çevirmen ve radyo görevlisi olarak tanındı. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı (1953-1958). Türkiye’ye döndükten sonra bir süre turist rehberi olarak çalıştıktan sonra bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını sürdürdü. Nazım, nesir çevirileriyle de tanınan Can YÜCEL, şiir alanında ilk kitabı YAZMA (1950) dan sonra uzun bir süre biçim arayışlarıyla oyalandı.

Çeşitli edebiyat, kültür ve siyasi dergilerde ; şiirleri, edebiyat ve tiyatro çevirileri ile siyasal konularda yazıları yayımlandı. 12 Mart döneminde Che Guevara ’nın "Gerilla Harbi" ve "İnsan ve Sosyalizm" kitaplarının çevirisi nedeniyle 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1974 affıyla tahliye oldu. 12 Eylül sonrasında "Somut" dergisindeki "Hamileler" isimli şiiri edebe aykırı, müstehcen olduğu iddiasıyla para cezasına çarptırıldı. Aynı iddiayla "Rengâhenk" adlı kitabı toplatıldı.

Şairliğini, şiirin külhanca raconlarından yararlanarak siyasal inançlarıyla yoğurdu.

12 Ağustos 1999 tarihinde İzmir’de öldü, vasiyetine uyularak Datça’da toprağa verildi.



EL TUTUŞA TUTUŞA

Ne kadar çok elimiz varmış meğer!
İlkin, senin elinle tutuşan benimki
Sonra çocuklarınki
Gençlerinki
Tekel İşçilerininki
Sonra, ellerin elleri...
Ne kadar çok elimiz oldu, baksana,
Tutuşa tutuşa
Bir orman yangını gibi



Can YÜCEL


Yorumlar
Mesaj Yaz 11.08.2009 03:18:41
Şiirleriyle can veren değerli üstadımıza saygıyla anıyorum.
Kıymetini bilenler her zaman yüreklerinde taşıyacaklardır.
ALLAH RAHMET EYLESİN.


Mesaj Yaz 10.08.2009 17:01:34
Evrensel düşünüyorum.Sonuçta yüzlerce kişi Can YÜCEL 'in şiirlerini okuyor,hoşlanıyor.Siyasi kişiliği beni ilgilendirmez.Seviyorum ve okuyorum.Düşündüren anlamlı şiirleri var.Hatta 'Bağlanmayacaksın' adlı şiirine bir karşılık 'Bağlanacaksın' adlı şiirimi yazdım.İçimden geldi.Yoksa üstadla aşık atacak değilim...Sevgili Can Yücel'i rahmetle anıyorum.Mekanı cennet olsun.

Mesaj Yaz 10.08.2009 16:43:08
Sayın GaraMann, aynı kişi aynı terbitesizliği Nurullah Genç'e de yapmıştı. Eleştirdiğin zaman, eleştiri noktalarını belirteceksin. Öyle, berbat şiir deyip sıvışamazsın. Niçin berbat olduğunu belirteceksin. Can Yücel'in yaşantısı ile şiirleri karıştırılmamalıdır. Sezar'ın hakkı Sezar'a verilmelidir.

Mesaj Yaz 10.08.2009 14:20:18
Sayin Ö.C.M. ye cevaptir..
Bravoooo aferin cok iyi yapmissin hep öyle yap emi.! Biz siir dostlari siir seven ve yazanlar olarak insanlara duygusalligi iyimserligi asilamaga calisirken sizler insanligin icine edip birakiyorsunuz.Unutma seninde haddini birileri bildirir.


Mesaj Yaz 09.08.2009 03:55:32
ö.ç.m
sagolun


Mesaj Yaz 09.08.2009 01:37:53
can yücel ; candır ve gönlümüzde yücelmeye devam ediyor ölümünden sonra da...

Mesaj Yaz 08.08.2009 17:54:15
EĞER (416073 Hit)

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

CAN YÜCEL
büyük şiar,değerli üstad Datcadan başka yere gömmeyin beni diyen Toprağımın insanı..
...
can yücel doktora gidiyor.
doktor diyor ki gırtlak kanserisin.
o da diyor ki koskoca can yücel de nezleden ölecek değil ya...
...dili küfretse de yüreği isminde saklıdır şairin,şiirin tadıdır can baba.

dostlar ırmaklar gibidir
kiminin suyu az, kiminin çok
kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya


Mesaj Yaz 08.08.2009 16:01:22
Geçen sene Antoloji'de densizin biri Can Yücel'in birkaç şiirine "Beş para etmez. Berbat bir şiir." diye yazmıştı. Canım sıkıldı. Vatandaşın şiir sayfasına gittim. şiirlerini tepeden tırnağa inceledim. Türkçeci olduğumuz için hatâ bulmak zor olmadı. Acımasızca şiirlerini eleştirdim.
Vatandaş benden öyle bıktı ki sebebini sordu. Ben de Can Yücel'e yaptığı eleştiriler olduğunu söyledim. Bana aynen şöyle cevap verdi: "Sana ne kardeşim! Can Yücel yaptığım eleştirileri olgunlukla karşıladı."
Can Yücel 9 sene önce ölmüştü hâlbuki. Bir de o bilgisizliğini eleştirdim. Daha sonra da yakasını bırakmadım. Vatandaş şimdi şiir yazmıyor, eleştiri yapmıyor ve de şiirlerinin hepsini silmiş durumda.
Herkes haddini bilmeli. Haddini bilmeyene bildiren birileri çıkar.



Yorum Yapın

Şair Can Yücel Datça'da anılıyor ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.