ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Hedefe kestirmeden giden yol en tehlikeli yoldur. Çünkü o kurşunların gittiği yoldur. Jerzy Lec Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Marküteri Sanatından Haberdar mısınız?

Farklı renklerdeki ahşapların iç içe geçirilmesiyle yapılan marküteri sanatının tarihi eski Mısır kraliçesi Kleopatra'ya dayanıyor.

21.10.2011

Marküteri Sanatından Haberdar mısınız?

Fatih Sultan Mehmet Han’ın da bizzat uğraştığı bu sanatın ustası şimdi oldukça az. 40 yıldır ahşabı süsleyen Mehmet Tarakçı üçüncü kuşak marküteri sanatçısı.

Farklı renklerdeki ahşaplarla dolu bir atölye, bir tarafta henüz tamamlanmamış çalışmalar diğer tarafta da son halini almış eserler... Burası Mısırlılardan günümüze kadar gelen marküteri sanatının yapıldığı atölye. Bu sanat, olabildiğince titizlik gerektiriyor. Çünkü farklı renklerdeki ahşaplar kesilip iç içe yerleştirilerek yapılıyor. Atölyenin başında 40 yıldır bu sanatla uğraşan Mehmet Tarakçı var. Kendisi üçüncü kuşak, ama dördüncü kuşak da mesleğin tozunu yutmaya başlamış bile. Atölyede mesai erken saatlerde başlıyor. Masanın başında yerini alan usta, iğneyle kuyu kazarcasına ahşabın üzerine sanatını işliyor. Bu durum bazen birkaç gün devam ederken bazen de birkaç ayı bulabiliyor. Çalışma sona erdiğinde renkli ahşaplar, bir tabloya ya da bir eşyaya dönüşüyor.

1400’lü yıllara dayanan marküteri sanatının geçmişine gidelim... Güzelliği kadar zulmüyle de nam salan eski Mısır Kraliçesi Kleopatra, sarayının, kendi güzelliğine ve ihtişamına yaraşır bir biçimde döşenmesini ister. Mısır’da el sanatlarıyla uğraşan bütün sanatçılara emir buyrulur. Kraliçenin istediği sanat eserleri en kısa sürede yapılacaktır. Kleopatra’nın zulmünden korkan sanatkârlar kraliçeyi memnun edebilmek için, sarayın dört bir yanını göz zevkine hitap eden sanat eserleriyle süslemeye başlar. Çok değişik tarzlarda süsleme teknikleri bulunur ve kraliçeye özel olarak sunulur. İsmi bilinmeyen Mısırlı bir sanatkârın tasarımı tamamlanmış bir eşyanın üzerinde çeşitli geometrik şekilleri, öngördüğü motifleri yan yana getirerek mobilyalarda uygulaması sonucu ortaya çıkan eserler kraliçenin takdirini toplar. Böylece Mısırlı sanatçıların kraliçe Kleopatra’yı memnun etme uğraşları sonucunda bu sanat doğar.

Sarayı süsleyen eşyalar, daha sonraları Fransa, İran, Arabistan ve İtalya’ya da yayılır. Zaman ilerledikçe atölyeler çoğalmaya başlar ve eserler yavaş yavaş eski ihtişamını kaybeder. 20. yüzyıla gelindiğindeyse bir zamanların en gözde sanatı duraklama dönemine girer. Günümüzdeyse yaygın olarak Fransa’da varlığını sürdürüyor.

Fatih de marküteriyle uğraşmış

Saray sanatı olarak bilinen marküteriyi, Fatih Sultan Mehmet Han’ın da bizzat kendisinin yaptığı biliniyor. Osmanlı döneminde birçok usta yetişmesine rağmen bugün Türkiye’de az sayıda sanatçı var. Erol Antik markasıyla Tarakçı ailesi de bu sanatın meraklılarından. Mehmet Tarakçı, ilkokul sıralarında mobilya işiyle uğraşmış. 1971’de mesleğin içinde bulmuş kendisini. İlk olarak aksesuar çalışmalarıyla başlasa da zamanla gelen talepler evde ve işyerlerinde kullanılan bütün eşyalarda bu sanatı uygulamaya mecbur tutmuş.

Tarakçı, mesleğe ilk başladığında ünlü hattatların hatlarını kullanarak aşina olmaya çalışmış. Tabii zamanla çizimleri gelişmiş. Şimdilerde kendi tasarımları da var. Dekorasyonlarda müşterilerine fikir sundukları gibi özel tasarım da çalışıyorlar. 200 çeşide yakın ahşap kullandıklarını anlatan Tarakçı, "Bu ahşaplar yurtdışından geliyor. Türkiye’den ancak birkaç tane kullanabiliyoruz." diyor.

Marküteri sanatı, son dönemde camilerde de tercih edilir olmuş. ’Çihari yari güzin’ denilen dört halife ile Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in de isimlerini içeren sekiz tablo motif ve desenlerle bezeniyor. Camilerin duvarlarını süsleyen bu eserlere yurtdışından da talep oldukça fazla. Hem Türkiye hem de Fransa, Kıbrıs, Tataristan gibi ülkelerden şu anda 224 tane sipariş bulunuyor.

Haziranda Amerika’da sergi açıyor

Bugüne kadar 11 sergi açan Mehmet Tarakçı, martta Japonya’da, haziranda ABD’de sergi açacak. Tarakçı’nın firması Erol Antik’in birçok ödülü de bulunuyor. 2004’te de Tüketici Teşekkür Ödülü, 2008’de Tüketici Kalite Ödülü gibi... Tarakçı, çalışmalarında akrilik vernik kullanıyor. Bu da eserin en az 50 yıl canlı ve parlak kalmasını sağlıyor.

Marküteriyle her türlü eşya yapılabiliyor

Marküteri sanatı ıslak zeminler haricinde her türlü eşyada kullanılıyor. Genellikle; yemek odası, yatak odası takımları, sehpa, sandık, yemek masası ve tablolarda tercih ediliyor. Süslemeler, 0,5 mm’den daha ince ve kalın olarak yüzlerce metre kesimin yan yana getirilmesiyle oluşturuluyor. Hatta bazen santimetrekarenin içinde, 100 adet hareketin meydana geldiği mozaikler de yer alıyor.

Yorumlar
"Marküteri Sanatından Haberdar mısınız?" haberine henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yapın

Marküteri Sanatından Haberdar mısınız? ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.