ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Şerefe hak kazanmak, ona sahip olmaktan daha değerlidir. THOMAS FULLER Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Mengüşoğlu: Sanat kibirle yürümez!

Metin Önal Mengüşoğlu Bursa’da “Pınarbaşı’nda Şiirin Yolcuları”nda konuktu. Neler anlattı?

14.10.2011

Mengüşoğlu: Sanat kibirle yürümez!

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ organizasyonu olarak gerçekleştirilen “Pınarbaşı’nda Şiirin Yolcuları” etkinliği ikinci yaşına bastı. Adem Turan ve Cevat Akkanat tarafından hazırlanıp sunulan programın misafir şairi ise Metin Önal Mengüşoğlu’ydu.
Bursa’nın tarihî semti Pınarbaşı’nda, Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde yapılan etkinlik, şiirsever Bursalıların hayli ilgisini çekti. Öyle ki dinleyiciler iki buçuk saati geçen program süresince hassasiyetlerini korudular. Oturumun sonlarına doğru kendilerine tanınan soru sorma hakkını ise yoğun bir katılım ile kullandılar.
Göbek bağı, burun sızısı, dirsek acısı…
Adem Turan’ın kısa açış konuşmasıyla başlayan program, Metin Önal Mengüşoğlu’nun hayatından kesitler taşıyan foto-slayt gösterisi eşliğinde okunan biyografisiyle devam etti. Akabinde Mengüşoğlu’nun şiirlerinden örnekler takdim edildi. Bunlardan birisini şairin kendi sesinden dinledik.
Soru-cevap şeklinde süren etkinlikte Metin Önal Mengüşoğlu’na ilk olarak çocukluğu, yazarlıktaki ilk eserleri soruldu. Şair bu soruyu cevaplandırırken Amin Maalouf’un “Bir yazarın en büyük hazinesi çocukluğudur” sözünü hatırlatarak, “İnsanın göbek bağı hangi toprağa gömülmüşse, burun direklerini sızlatan da, dirsek acısını yaşatan da oradan gelir” diye cevapladı ve “Toprağım beni şair yaptı, türkülerim beni şair yaptı.” diye de ekledi. Çocukluğunda gizli gizli şiirler yazdığını söyleyen Mengüşoğlu, bunun sebebi olarak, şiirin o dönemde küçümseniyor, alaya alınıyor, boş iş görünüyor olmasını gösterdi. Bu arada, ilk şiir kitabına “Ben Asyalı Bir Ozan” ismini dönemin şartları ve Şuara Suresi’ndeki öğretiye bağlı olarak, bilinçli olarak verdiğini belirtti.

Aşk mı, sevda mı?
Mengüşoğlu’na “Sevda Söze Dönüşmez” adlı şiir kitabının isminde niçin aşk kelimesi yerine “sevda” kelimesini tercih ettiğini soruldu. Şair buna cevap verirken, “Benim referansım Kur’andır. Kur’an’da bu kelimeye rast gelmedim. Hatta cahiliye dönemi Arap şiirine bile baktığımda bu kelimeyi bulamadım. Bu kelimenin Türkçedeki karşılığı ‘tutku’dur, yani ‘aklı baştan alan şey’. Bense, aklı baştan alan şeylere tahammül edemiyorum. Bu arada, bu sorunun karşılığını ayrıntılı bir şekilde ‘Düşünmek Farzdır’ adlı kitabımda verdiğimi söylemeliyim.” dedi.
Hukuk Fakültesi’ni bitiren, bir süre de Askeri Savcılık görevi yapan Mengüşoğlu’na sevdiği roman kahramanları hatırlatıldı. Bu kahramanlar arasında en başta yer alan Dostoyevski’nin Raskolnikov’u ile kendisi arasında bir özdeşleşme olup olmadığı hususu soruldu. Şairimiz, bunu yaşadığı bazı hatıraları anlatarak cevaplandırdı ve Suç ve Ceza’nın kahramanıyla, kendisinin pek çok hukuksuzluğa maruz kaldıklarını belirti.

Dostları Metin Önal için ne dedi?
Programın ikinci yarısı “Ne dediler?” başlığı altında, Metin Önal Mengüşoğlu’yla yolları bir şekilde çakışan şair, yazar ve kültür adamlarının görüşleri alındı. Sırasıyla Mehmet Atilla Maraş, Cahit Koytak, A. Vahap Akbaş, Arif Ay, Yaşar Bedri, Ahmet Kekeç, Cihan Aktaş, Zeki Bulduk ve Ahmet Hakan Coşkun’un Mengüşoğlu ve eserleri üzerine söyledikleri paylaşıldı. Pınarbaşı’nda Şiirin Yolcuları programı için alınan bu görüşler Mengüşoğlu tarafından da ilk kez duyulmaktaydı.
Şiirlerinin yanı sıra, farklı edebî türlerde ve düşünce alanında da eserler veren Metin Önal Mengüşoğlu’na, “Son Ali” adlı şiiri ve yeni yayınlanan Endülüs şiir kitabı üzerinden son yılların sosyal olayları da soruldu. Şair, özellikle Endülüs Emevileri hakkında bilgi vererek, Müslüman coğrafyanın mevcut durumunu yorumladı.

“Kibirle ancak sakarlık yapılabilir!”
Mengüşoğlu, “Günümüz şiirine nasıl bakıyorsunuz?” şeklindeki soruyu cevaplandırırken, kendisini tehlikeli bir mecraya çekilmekte olduğu nüktesini yaparak, şunları söyledi: “Bu böyle gitmez. Türkçe şiir yazan şairler dilleriyle övünebilir. Çünkü zengin bir şiirimiz var. Meselâ Divan şiirimiz var. Soylu bir şiir geleneğimiz var. Fakat son yıllarda, ideolojik kamplaşmalar bu büyük geleneği yok etmek istiyor. Küçük birlikler, çetecikler oluşuyor. Birkaç sayı dergi çıkaranlar, her şeyin kendilerinden menkul olduğunu söylüyorlar. Bunlar kendilerinden olmayanı ayırıyor, içlerine almıyorlar. Oysa, sanat asla kibirle yan yana yürümez. Sanat ancak tevazu ile yürür. Kibirle yürüyen sanat ancak sakarlık olabilir.”
Metin Önal Mengüşoğlu’na daha sonra, sevdiği şehirler ve gerekçeleri soruldu. Şair, medeniyette devamlılığın önemli olduğunu belirterek, şehircilikte tarihî dokunun zedelenmemesi gerektiğini vurguladı.
Programın sonlarına doğru dinleyicilerden gelen sorulara geçildi. Bu sorular arasında hangi zamanlarda okuyup yazdığı, Türkiye’deki kanaat önderlerine (‘Bediüzzaman’ ismi verilerek) bakışını, hayatına yön veren temel metinlerin neler olduğu, zamanın gençlerine nasıl baktığı gibi sorular dikkat çekiciydi. Mengüşoğlu bu soruları da hassasiyetle cevapladı.
Pınarbaşı’nda Şiirin Yolcuları programının bu sezonki ilk oturumu şairin şiirlerinden örnekler okunarak tamamlandı.

Yorumlar
"Mengüşoğlu: Sanat kibirle yürümez!" haberine henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yapın

Mengüşoğlu: Sanat kibirle yürümez! ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.