ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Hedefe kestirmeden giden yol en tehlikeli yoldur. Çünkü o kurşunların gittiği yoldur. Jerzy Lec Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Editörden... Jale Demirdöğen, " Evvel Zaman İçimde"

Z'amansız Şiirler, Z'amansız şairlerin işidir. 1968 yılında Trabzon'da doğdu. Öğrenimine Ankara, Aydın ve İzmir'de devam etti. Yazın hayatına "Narçiçek" adlı kitapta topladığı şiirleriyle başlayan yazarın, "Kusursuz Veda" ve "Kan Ağacı" adlı iki romanı bulunmaktadır. "Evvel Zaman İçimde", halen İzmir'de yaşamakta olan yazarın ikinci şiir kitabıdır.

12.09.2011

Editörden... Jale Demirdöğen,

"anne sana söz
amansız şiirler yazmayacağım artık
zamanlı zamansız ölmekten yoruldum


insan bir kere ölmeli değil mi
adam gibi ve senin gibi ölmeli
paşalar gibi ülser olmalı mesela
on iki parmak bağırsağında on iki ayrı
kan kırmızı gül dikmeli
paldır küldür yürümeli o insafsız renk
on üçü geldi miydi mayısın
çekip gitmeli inadına gülümseyerek
dantel çoraplarınla yürümeli gitmeli
topuklu ayakkabılarınla yürümeli bahardan
bahardan pembe rujunla kalın dudaklarınla"




Annesi ölmüş çocuklar çok iyi bilir ak teneşiri, bir çift terliği, kırmızı şalı... Giderken okunan duayı,gözündeki yaşı, ağrıyan göğsü, tutulan nefesi, elindeki yeşil mendili...

Bir de üstüne bunları ağlamadan, sızlamadan, ağrıya ağrıya kalbi, yazmak zordur. Hele bir de kadınsan.
En çok al kuşak bağlanırken ağlamışsındır. Ak dualar okunurken hıçkıra hıçkıra! Özlem denir işte böyle anlarda söylenmeye... Söylemekle kalınmaz, yazıya dökülen her dize okunurken bir resme uzanır. O resim karşına gelir durur!
Gün gelir anımsayamazsın, unuttuğundan değil, gözündeki yaş hızla çoğalır...

Geçmiş bir an’da senin kucağına gelir oturur. Yapabildiğin tek şey saçlarını okşamaktır.
Bu yüzdendir kadınların sabrı; taş gibi sımsıkı bağrında, oturup kalktıkça eskimeyen, ağrımayan, ağırlık yapmayan ve seni üzüyor olsa bile!
Her birini ayrı ayrı gözyaşıyla sever...



"aydın’da temmuz cehennemdir sevgilim
ve lastik bir ayakkabın varsa
cenneti görme şansın yoktur
sana yemin ederim"



diyen bir kadını ben ömrümün sonuna kadar severim ancak. Böyle başlayıp sonuna kadar her dizesinde defalarca öldüren bir şair
bunu hak ediyor çünkü.

Çünkü lütfenden gülümseyemem ben de! O şehir, o temmuz, o sıcak, o bitmek bilmeyen elemden bahsederken; ben başka bir şehir, başka bir temmuz, başka sıcaklara lanet okuyordum. Çok okudum, yıllar geçti, gün geldi ve ben bir temmuz, hem doğumumun devrinde kaçtım! Aklıma geldi... Akşama kadar elimde mendil ağladım...


"mayıslık bir akşam yalanıydı
eve ilkokuldan döndüm
annen öldü dediler
yedim. zira...
çikolatalı pasta vardı evde
ve o gün bu gün vicdanım
kar değil kara değil
kahverengidir de insan
avutuyor kendini işte
pasta yapıp sonra ölen
bir annesi vardıysa suçu ne diye


sonra annemim olmadığı bir eve
epeyce ilkokuldan döndüm."





Mayıs akşamıyla başlayıp diğer aylarda ve her mevsimde onlarca şeyden dönüş yaptı şair... Hayatında o ince çizginin sınırından
bile çokça döndüğünü söyler şiirin finalinde. Mutlaka okumak istersiniz, size yemin edebilirim.



Jale Demirdöğen, şiirleri okumaya başlayınca sayfalarca uzun olsa bile okutur kendini... Dili, işleyişi, algısı açık, kurgusu sağlam, finalinde
iç geçirebileceğiniz, can vereceğiniz bir sona ulaştırır. Sıkmayan, yormayan, kendinden koparmayan anlatımıyla yaşamı ortaya koyar şiirlerinde.
Bu yüzden onun dizelerini, şiirlerini unutmak pek mümkün değildir.
Bir şiiri anlamak için şairini tanımak gerek demeyi ölümüme kadar sürdüreceğim. Şair hayattan beslenir ve yürüdükçe her adımını işler...
Kalbimin içinde bambaşka bir Jale vardır benim. Okurken beni ağlatabilen ve sımsıkı sarılıp bırakmadığına inandığım, oturup satlerce sevdirip, düşündüren nadir şairlerdendir. O benim şiir annem!


"korkma dediydi annen


böcekler kalkamaz kızım
onlar dört ayaklıdır


mevsimlerden hüzzam
yıllardan sabır
aylardan...
hayır hayır!
yoktu takvimde
vay diye bir ay adı
yaklaş yanına
sarıl
ne dediydi annen?


yüz çevirmek ayıptır"





Yaz baştan sona kan portakalı rengine boyar günbatımlarını, saz elli kızıyla konuşur, Müzeyyen abla, Mahmut abi, kızlar yanıbaşında, Mozart içindeki besteyle büyütür geceyi, kavun tadı, iki kadeh rakı...
Yaz Datça’da biter, güneş yine doğar, yine batar, hiç bi’şey olmaz inan.



"bakmayın havanın ısındığına siz
bir gün bu şehirde üşüyecek
hissediyorum öyle böyle değil. çok.
mesela bir sabah
açacağım perdeleri
palmiyeler yok.
bakacağım
sokaklarda çöp gani
ama teknede parmak izi yok
tok sanacağım şehrin karnını
ama yok..."





İzmir’den başlayıp İstanbul’a ulaşır sular, yollar, gökyüzü ve bir sevgili kalbinin tam ortasında atınca bir şairin, evveli üşür, sonrası ateş... Kısacık saçları, incecik parmakları, usul usulca sıcacık bir kan sızısı dolanınca damarlarında, kalem yakışır eline şairin.
Şair bizden biri, çokça okuyan, dinleyen, izleyen, özleyen ve durmadan yazan biri... Keşke "Sızı" yı hiç yazmasaydı dediğim ve bunun gibi bir çok şiirine karşı olmam şairin ustalığındandır. Her okuduğumda aynı sızı hep aynı yerde atıyorsa!


"sırılsıklam aşıkken
her kadın bir diğerine düşman
ve her kadın diğerinin canıdır
yalnız gözleri iri kıyım
iki kırık camdan ibaret iken

.
.
.
.


sonra ister sezen söylesin isterse yunan
istemezse gelmesin o çok beklenen
gün denizin üstünde yükselene dek
her kadın diğerinin canıdır
ve her kadın bir adamın diğer yanıdır
ceketinin iç cebinde sızlaması gereken."





42 güzel yaşa, 42 muhteşem şiiriyle 124 sayfaya sunulmuş bu kitabı bize aramağan eden Jale Demirdöğen’e teşekkür ederim. Tanımayanlar varsa tavsiyemdir, tanıyan varsa nasılsa şiirlerini biliyor ve kitaplığında çoktan yerini almıştır "Evvel Zaman İçimde".



"mevsimidir


biz masamızı kurduk
kentlerinizden fertlerinizden ve dertlerinizden dönüşte
buyrun sizi de bekleriz



sırtınıza birer şal
gözlerinizin kıyısına birer sal bağlayın
gitmek gerekebilir gece
ağlamak gerekebilir
ürpermek gerekebilir haziranın başıdır
ama biz masamızı kurduk bir kere
mezemiz taze. rakımız soğuk.
şarkımız ve sabrımız eski tek
yaramız tam. yarımız eksik
herşeyimiz ham. eksikoğlueksikleriz sek"




Çokça merak edeceksiniz şiirin önünde ardında hangi dize vardı. Nasıl başladı nasıl bitti kim bilir. Küçücük bir kaç satırı verdim aralarda... Arkası kitabın sayfa sayfa içinde...




"neye yarayacak onu söyle
bir müzayedede yok pahasına gidecek şiirlerim
servet ödeseler alamayacaklar fatihamı dilimden


ama sana söz
amansız şiirler yazmayacağım artık
zamanlı zamansız ölmekten yoruldum
bir kez gideceğim öyle her dakka değil
senin gibi dantelli çoraplarımla
topuklu ayakkabılarımla
ve eldivenlerim elimdeyken
ha mayıs olmaz eylül olur kabulüm
üstüne memnun bile olurum
bahardan yazdan güzden ve kıştan
şiirden romandan aşktan ve yastan
haktan ve haksızlıktan vazgeçerek tüm
ak apak

ve kimsecikler görmeden açık saçık yaramı"




Ne diyebilirim ki... İnsanın elini tuttuğu, boynuna sarıldığı, oturup sabaha kadar sohbet edip saatlerce dertleştiği tanıdığından beri anne dediği birini anlatması o kadar zor ki. Söyleyebileceğimi ithaf şiirimde yazmıştım.



-az ötede bir kadın gülüyordu, kırmızıydı elma kemikleri
görmediniz-



Umarım yeniden tanışmak hoşunuza gitmiştir....




Saygılarımla

Banu Kalyoncu

Yorumlar
Mesaj Yaz 13.01.2012 02:20:08
offff harika; tanıtımmı, şairmi ,editörmü hangisi bilemedim

Mesaj Yaz 14.09.2011 22:46:56
toprak

Mesaj Yaz 14.09.2011 17:37:38


çokkk güzeldi, çokk..

teşekkürler..


Mesaj Yaz 12.09.2011 23:09:17
o bir şiirfeneridir...harfler denizinde aradığınız kelimeyi bulabilmek için ona bakın...

Mesaj Yaz 12.09.2011 21:05:59
nice kitaplara tebrikler.selam ve saygılar.başarılı bir tanıtım.

Mesaj Yaz 12.09.2011 13:18:22
içimizden biri... içindeki birilerdeniz.

Mesaj Yaz 12.09.2011 11:22:47


sırf sen böyle tanıt diye bir kitap çıkarmalı :))...

şaka bir yana şairi bu siteden hep zevkle izledim, ayrıcalığı hep belliydi...

başarılarının daim olması dileklerimle...


Mesaj Yaz 12.09.2011 11:17:46
ancak bu kadar içten
ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi ...



Mesaj Yaz 12.09.2011 00:41:35
ben sanki gördüm elma kemiklerinde kırmızıyı ...

sıkı bir tanıtımdı...

teşekkürler...



Yorum Yapın

Editörden... Jale Demirdöğen, " Evvel Zaman İçimde" ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.