ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Bir kimsenin beni yüzüme karşı methetmeye hakkı olursa, yüzüme karşı beni tenkit etmeye de hakkı olması lazımdır. BISMARK Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Funda Erdoğan’dan yeni hikayeler

Kaliteli hikayeler kaleme alınmaya devam ediyor. Funda Erdoğan da yeni hikayelerini kitaplaştırdı.

05.05.2011

Funda Erdoğan’dan yeni hikayeler

Ülkemizde yazarlığı bir meslek olarak yürüten ve ekmeğini kaleminin emeğinden temin eden kişi sayısı iki elin parmağını geçmez. Gazetelerde, dergilerde yer alan her türden yazı ya da yazılı kültürü sağaltan çoğu kitap ve neşriyat, yazarlığı ikincil bir uğraş, yan alan, hobi olarak seçen insanlar tarafından kaleme alınmaktadır.

Bu durumu bazıları bir problem, bazıları bir zayıflık, bazılarıysa bir fırsat ve imkân olarak görmektedir. Tartışılmış ve tartışılmaya devam edilen bu meseleye hangi açıdan bakılırsa bakılsın tartışmaya katılan herkes ‘az okuyan bir topluma sahip ülkelerde yazarların yaşamak için başka işler yapmak zorunda kaldıkları’ konusunda hemfikirdir. Kimi zaman doktor kimi zaman avukat, tüccar, esnaf, amir ya da memur olarak karşımıza çıkan bu kadronun içinde öğretmenlerin hiç de azımsanmayacak bir sayısal ağırlığı bulunmaktadır. Özellikle edebiyat dergilerinin ve edebi ürünlerin taşıyıcı gücü olarak öğretmen-yazarlara haklarını teslim etmeliyiz.

Yazmak eylemini sürdürmek

Yazan ve yazdıklarını kendine saklamayıp itibarlı dergilerde okurunu arayan, kendi yazar kimliğini inşaya çalışan Funda Erdoğan, hayatını öğretmen olarak kazanan öykücülerimizden. Evli bir kadın olarak evinden ve eşinden, bir anne olarak çocuklarından, bir öğretmen olarak mesleki yükümlülüklerinden arta kalan zamanda okuma ve yazma faaliyetini inatla yürütmeye çalışıyor. Yazdığı şeylerin edebi değerini diline dolayan kocasının, her zaman ilgiye muhtaç çocuklarının, bıraktığı yerden nöbet tutarken kitap okumaması gerektiğini hatırlatan müdür yardımcısı devam etse de o, çektiği bu çileden oldukça memnun. Her şeye rağmen yazmak eylemini sürdürebilmek amansız bir tutku olsa gerek.

Yeni kitap çıktı!

Daha önce yazdığı ve Dergâh, Türk Edebiyatı gibi dergilerde yayınladığı öyküleri ‘Sana Gönderilmiş Bir Mektup Olsam’ adında kitaplaştıran Funda Erdoğan, ‘Gülümsemeyi Unutma’ ismini verdiği ve yakın tarihte çıkan yeni hikâye kitabıyla bir kez daha okurunun karşısında. Ötüken Yayınları tarafından yayına hazırlanan kitapta farklı zamanlarda yayımlanmış dokuz hikâye yer alıyor.

Anne-çocuk sevgisi, yoksulluk, aile içi şiddet, sosyal çözülme, amansız hastalıklar gibi günlük hayattan konular seçen ve ele aldığı konuyu duygusal etkisi ağır kısa cümlelerle anlatmayı tercih eden yazar, bu üslubu neredeyse tüm öykülerinde kullanır. Betimlemeleri daha çok içe dönük ve sübjektiftir. Aynı anlatım dili, her ne kadar kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar yayılmış olsa da hemen hemen her öyküde farklı bir kurgu tekniği karşımıza çıkar ve yazar daha çok kurguya ağırlık verdiğini özel konuşmalarında itiraf etmektedir. Kitabın ilk öyküsünde okuduğumuz ‘… Gençken bile yaşlısındır benim ülkemde, yaşlanmaya vakit yoktur zaten, Asya’nın yaralı kalbidir orası, sabırsızdır ölüm. Hem acı ve kuru soğuklar üşütmez ki beni. Ülkemin dağlarından kopup gelen, kutupların soğuk nefesini üfleyen rüzgârlara alışıktır bedenim…’ duygusal ritmi ağır tasvirler, farklı öykülerde benzer şekillerde devam etse de Funda Erdoğan, kurguya paralel olarak üslup arayışını sürdürmektedir. Bu bağlamda, diğerlerinden ayrı bir yere sahip kitabın beşinci öyküsü ‘Trajik’, içerik, tarz ve kurgu tekniği bakımından yazarın en deneysel hikâyesidir.

Kadınca denilebilecek bir söylemle konuları üzerinde kalemini yürüten Funda Erdoğan, nadiren uzandığı spor, araba gibi erkeklere ait kabul edilen alanlarda ufak tefek hatalar yapmaktan (bir araba markasını yanlış yazmak gibi mesela s.42) kendini kurtaramaz. Daha çok kişisel yaşamından esinlenerek biçimlendirdiği öykülerinde yazar, asıl mesleğinin etkisinden kendisini kurtaramaz ve öykülediği olay örgülerini, çoğu karakteri eğitim öğretim dünyasından seçer. Hatta genç yaşta hayata gözlerini yummak zorunda kalan bir kanser hastasının anlatıldığı ‘Fotoğraflarda Yaşamak’ adlı hikâye otobiyografik özellikler taşımaktadır.

Bu kitabı ıskalamamalı

Yeryüzünde insan eliyle yapılmış her eser eleştiriye ve beğeniye açıktır ve her ürünün bir alıcısı mutlaka vardır ama ‘Gülümsemeyi Unutma’, hikâyeyi seven ve Türk öykücülüğünü merak eden okurun görmezlikten gelemeyeceği bir kitaptır. Çünkü bu işlerin içerisinde olan herkes bilir ki Mustafa Kutlu, Beşir Ayvazoğlu gibi referansını güçlü isimlerden alarak, köklü edebiyat dergilerinde görünebilmeyi başarmak, öykü yazan herkese nasip olacak şeyler değildir.

Yorumlar
"Funda Erdoğan’dan yeni hikayeler" haberine henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yapın

Funda Erdoğan’dan yeni hikayeler ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.