ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Bir deliyle başederken, yapılacak en mantıklı şey normal rolü yapmak. Herman Hesse Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

İdeoloji ve edebiyatı tartıştılar!

Özgür Yazarlar Birliği’nin düzenlediği panelde, Ümit Aktaş, Hüseyin Akın, Şehmuz Kurt ve Asım Öz edebiyat ve ideolojiyi konuştular.

03.05.2011

İdeoloji ve edebiyatı tartıştılar!

Özgür Yazarlar Birliği’nin düzenlemiş olduğu “Edebiyat ve İdeoloji” başlıklı panel, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Şehmuz Kurt’un moderatörlüğünü yaptığı programda Ümit Aktaş, Hüseyin Akın ve Asım Öz edebiyatla ideolojinin gerilimli ilişkisini teorik ve pratik boyutlarıyla ele aldılar.

Poetikanın temelleri

İlk konuşmacı olan Ümit Aktaş, ideoloji kavramının tarihsel kökenini anlatarak başladığı konuşmasında ideoloji, yazar, eser kavramları üzerinde durarak bu kavramlar çerçevesinde bir hakikat arayışının varlığından bahsetti.

“Poetika, günümüzde daha çok şiir anlamında kullanılmakta; ama Yunancada poesis kelimesinin yapma, kurma, icat etme anlamları taşıdığından günümüzde bu kavramı estetik yaratıcılık olarak adlandırabiliriz” diyen Aktaş, ideoloji kavramının fikir bilimi anlamına geldiğini ve kavramının ilk olarak pozitivist bir enstitünün açılış konuşmasında Destutt de Tracy tarafından kullanıldığını söyledi. İdeoloji kavramının kullanılır kullanılmaz aşağılanmaya başlandığına da dikkat çeken Aktaş, Napolyon’un ideoloji kavramını olumsuz anlamda kullandığını aktardı. Ardından tarihsel süreç içerisinde çeşitli düşünürlerin ideoloji kavramına dair sarf ettikleri görüşleri paylaşan Ümit Aktaş, Marks’ın ideolojiyi kavramsal anlamda “yanlış bilinç” olarak adlandırdığını, halkın bilinç dışından uzak, gerçek tarihten ayrı yabancılaşmanın bir aracı olarak gördüğünü söyledi. Engels ve Gramsci’nin ideoloji kavramına olumlu anlamlar yüklediğinden Foucault’nun ise hakikatten uzaklaştıran, iktidarlar tarafından egemenliğin devamını sağlayan bir araç olarak kullanılması sebebiyle karşı çıktığından bahseden Aktaş ayrıca Foucault’nun iktidarın her yeri ele geçirdiğini ileri sürerek hakikat arayışının diri tutulamayacağı söyleminin karamsar olduğunu dile getirdi. İdeolojinin vaat ettiği gelecek tasarımı bağlamında ütopya kavramına değinen Ümit Aktaş bu kavramın Müslümanlar için ne anlam ifade ettiğini ele aldı ve kökeni Hristiyanlığın insanlığa vaad ettiği yeryüzü merkezli “Tanrı Krallık”a dayanan ütopyanın toplum önünde bir arzu olarak yer aldığını, İslam’ın ise yeryüzüne dair bir ütopyasının olmadığını ileri sürdü.

Sanatçı belli bir derdin temsilcisidir

“İktidarlar ideolojiyi nasıl bir araç olarak kullanılıyorlarsa muhalifler tarafından da kulanılabilir. Yazar hakikati ifade edebilmek, anlatabilmek çabası içerisindedir. Yazar bu anlamda sesini derinleştirerek konuşmanın derdini taşımalıdır. Sanatçı belli bir derdin temsilcisidir. Dolayısıyla sanatçının bu anlamda bağımsız olduğunu söylemek anlamsızdır. Divan edebiyatında bile mısraların ve satırların arasında yaşam biçimi, bir düşünce yapısının yer aldığını görüyoruz” diyen Aktaş, ideolojik edebiyat eserlerine olumlu ve olumsuz örnekler sunarak sürdürdüğü konuşmasının son bölümünde Dostoyevski’nin diyalojik anlatımı üzerinden çeşitli çözümlemeler ve çıkarımlar yaptı. Dostoyevski’nin romanlarında karakterleri günlük hayatın akışı içerisinde sunduğunu, yapmacıklıktan uzak olduğunu söyleyen Ümit Aktaş, Gorki’nin Ana romanındaki gibi güdümlü olmamak kaydıyla sanatın ideolojiden berî olamayacağını ancak sahici olmasının gerekliliğini vurgulayarak sözlerini sonlandırdı.

İdeolojik bilinçten reel politiğe

Panelin son konuşmacısı olan Asım Öz de, ideoloji kavramının genelde düşmanlara, ötekine yapıştırılan bir etiket ve bir ötekileştirme aracı olarak kullanıldığını söyleyerek başladığı konuşmasında düşünce ile edebiyat arasındaki gerilimli ilişkiyi masaya yatırdı. Konuşması sırasında Abdülkerim Suruş, Ali Şeriati, İsmet Özel’den, Mehmet Kaplan, Erdem Bayazıt, Mehmet Doğan, Ali Haydar Haksal ve Rasim Özdenören gibi isimlerin ideoloji kavramıyla ilişkilerine yoğunlaşan Asım Öz, günümüzde ideolojik bilinçten reel politiğin hâkimiyetine doğru bir geçiş yaşandığı tespitini yaptı. Öz, İsmet Özel’in Zor Zamanda Konuşmak kitabında ideolojiyi bir saplantı olarak değerlendirip bundan imanla kurtulmak gerektiğini söylediğini, ancak yakın dönemde İstiklal Marşı’nı ideoloji olarak sahiplendiğini ifade ederek bu kavramı yeniden olumlu anlamda kullanmaya başladığını kaydetti. İslam dünyasında ideoloji yerine fıkıh veya başka başka bir kavramın kullanılıp kullanılamayacağı üzerinde konuşmanın gerekliliğinden bahseden Asım Öz, Mehmet Kaplan’ın İsmet Özel’i ve Erdem Bayazıt’ı ideolojik olarak nitelemesine rağmen kendisinin de genellikle ideolojik bir eleştiri diline sahip olduğunu söyledi. Öz, her şeyin merkeze aktığı, sınırların yumuşadığı, bilincin yerini çıkara bıraktığı günümüz dünyasında bu ideolojik edebiyatın önemini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Yorumlar
"İdeoloji ve edebiyatı tartıştılar!" haberine henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yapın

İdeoloji ve edebiyatı tartıştılar! ile ilgili yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üye Ol Üyelik Girişi Yap

Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.