Seçkin kişi duygularını aklıyla idare eder ve gerçek cesaret ödevlerini yerine getirmekle bulur. Bayağı, aklını duygularıyla yönetir ve gerçek cesareti saygısızlıkta bulur. Konfuçyus [Paylaş]
E-mail: Şifre: Facebook ile bağlan Üye ol | Şifremi Unuttum
Türkiye Şiir Platformu
ANASAYFA ŞİİRLER Edebiyat Defteri YAZILAR Edebiyat Defteri FORUM Edebiyat Defteri ETKİNLİKLER Edebiyat Defteri NEDİR? Edebiyat Defteri Kitap KİTAP  Edebiyat Defteri Tv TİVİ Edebiyat Defteri Sesli Şiirler MÜZİK Edebiyat Defteri BLOG Edebiyat Defteri Atölyeler ATÖLYE  Edebiyat Defteri BİCÜMLE Edebiyat Defteri ARAMA Edebiyat Defteri İLETİŞİM
Yeni Şiir Ekle
• Anasayfa • Şiirler • Yeni Şiirler Sesli şiirler Sesli Şiirler Resimli şiirler Resimli Şiirler Bugün Eklenenler Bugün Eklenen Şiirler • Eleştirilen Şiirler • Etkili yorumlar • Seçki Şiirler • Son Eleştirilen Şiirler • Son Yayınlanan Şiirler • Yazılar • Makaleler • Öyküler • Denemeler • Söyleşiler • Mektuplar • Masallar • Anılar Bugün Eklenen Yazılar Bugün Eklenen Yazılar • Tüm Yazılar • Etkili Yorumlar • Hikayeler • Türkülerimizin Hikayeleri
• Edebiyat Defteri
• Yazım Türkçeleştirici • Türkçe Sözlük • Site Kuralları
Online Üyeler


İçerideki üyelerimizi görmek için üye olmanız gereklidir.

Üye olmak için tıklayın.

Online Üye:195




Kültür Sanat Haberleri
Divanu Lugati't- Türk'ten günümüze
Kaşgarlı Mahmud tarafından 11. yüzyılda yazılan ve Türk dilinin Arapça sözlüğü olan Dîvânu Lugâti’t-..
Sessizlikte Diyalog
Dünyada milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilen Sessizlikte Diyalog sergisi, Turkcell Diyalog Müz..
İstanbul'u bir çekirdeğe sığdırdı
"İncir çekirdeğini dolduran adam" olarak ün salan mikro art sanatçısı Hasan Kale, şimdi de kabak çek..
Antalya-Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde düzenlediği Kale..
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde düzenlediği Kaleiçi Edebiyat Günler..
Kitap yorumları   Son yorumlanan kitaplar  
Ars Poetica - Şiir Sanatı
Ars Poetica - Şiir Sanatı
ezop - İnceleme - (0 puan)
Bu kitapları burada görmek sevindirici ve birde alıp okuma cüretini gösterenleri alnından öpmek gerek. MÖ doğmuş ve ölmüş bir insandır Horatius. Önce günümüzü ve yaşadığımız coğrafyayı düşünün, sonrasında gelin MÖ yaşamış Horatius'un zamanına gidelim. Horatius'un babası kölelik döneminde kölelikten ayat edilmiş yani özgürlüğü kendisine geri verilmiş bir adamdır. Sonrasında hayatını tarımcılıkla sürdürmeye devam ederken Horatius dünyaya gelir. Köleliklikten normal hayata geçmiş ve tarımcılıkla uğraşan bu babanın tek derdi oğlunu iyi yetiştirmek. Oğlunun FELSEFE'yi ve yunancayı çok iyi öğrenmesini ister. Farkına varabildiniz mi köle, çiftci ve doğal olarak cahil bir adam MÖ çocuğunun felsefe öğrenmesini istiyor. Bence burada alkışlanması gereken kişi Horatius'tan önce babasıdır. Felsefe nedir sorusunu burada cevaplamakta fayda zira anlatmak istediğim anlaşılmayabilir. Felsefe kısaca araştırmak ve bilginin peşinde koşmak anlamlarına gelir. Bu nedenle şairi şair yapan en önemli etkende felsefedir. Eğer şiir yazan felsefe bilmiyorsa eğer bu kişi ıkına ıkına sıçtığı *oku şiir sanır. Siz kendinize bir iyilik yapın bir kaç şair okumakla bu işler olmaz. Örneğin başlayın Horatius'tan ülke ülke gezerek değişik şairleri okuyun ve şiirin dili ayrı olmasına rağmen ne kadar evrensel olduğunun farkına varın. Tekrrar bu köle, çiftci ve cahil babaya dönersek tüm kazancını oğlunun felsefe öğrenmesi için harcar. Horatius babasının bu fedarkarlığını hiç unutmaz ve onun hep şiirler yazar. Ders çalışmayı yarına bırakan öğrenci; yolunda bir ırmağa rastlayıp da akıp geçmesini bekleyen insana benzer, ırmak hiç durmadan akıp gider, o hala bekler. der Horatius. sen bekleyen olma.
Theogonia - İşler ve Günler
Theogonia - İşler ve Günler
ezop - İnceleme - (0 puan)
Oku! Ama önce yaşamı hakkında pek bir bilgi bulunmayan HESİODOS kimdir. Bu yunanlı yani elin gavuru didaktik şiirin babası sayılır. Kendisi köylüdür ve çobandır. Söz konusu bu eserde, yaşamına ilişkin bilgi verirken aileden kalan mirasın büyük bölü­müne el koyan ve yöneticilere kendisini desteklemeleri için rüşvet veren açgözlü ağabeyini şiddetle eleştirir. Yöneticilere ödevlerini hatırlatmak için onları, bir tanrı­ça olarak gördüğü adaletten saygı dolu bir korku duymaya çağırır. Ona göre adalet tanrıçasını yatıştırmak, mutluluğa ulaşmak demekti ve insanın çektiği acılardan kurtul­ması için tek çıkar yol buydu. Yaşadığımız güne çok benziyor. Lakin bu köylü adam bunu nerdek bakarsak bakalım İÖ 6 yy yazmıştır. Bu köylü çobanı, bu kitabında İlk bölümde insan­oğlunun sefil yaşamında onurun ve çok çalışmanın önemini gösteren iki efsane anla­tır. Bunlardan biri, merakını yenemeyip kutuyu açarak insanlığın başına türlü belalar saran Pandora’nın öyküsünü aktarır. Öbür efsane ise insanın Altın, Gümüş, Tunç ve Kahramanlık çağlarından, Hesiodos’un ya­şadığı sefil Demir Çağına değin gerileyişini yansıtır. Adam köylü, çoban ve diplomasız. Siz siz olup Hesiodos'u her diplomasız çobanla karıştırmayın, ve her çobanı takip etmeyin. Zira diplomasız cahil çoban sizi bir oyuna getirir ve mezbaha da kesiverir. Hesiodos aynca abisi Perses’e doğrudan sesle­nerek entrikalarından vazgeçip bundan böy­le geçimini kendi emeğiyle yılmadan çalışa­rak kazanmasını ister. “Ölümsüz tanrılar, başarının önünde alın terine yer verdiler”, der. Ona göre zenginlik ve saygınlık kazan­manın tek yolu çok çalışmaktır. Burada çok çalışmadan bir halkı dolandıran, soyan zihniyetten kaçınmak gerekir. Yani bu kitaba para verin ve okuyun ve o zaman her çoban'a EVET demenin e kadar tehlikeli olduğunu anlayın.
En çok satanlar kitaplar için tıklayınız
Yeniler kitaplar için tıklayınız
Ne nedir?  
Son yorumlanan terimler
Son cevaplanan forumlar
Aktif Forum
Ressamın fırçası
13 Aralık 2015 Pazar 21:55
Yanıt:625
İzlenme:15.088
ressam12
ressam12
28 Şubat 2017 Salı 12:45
Aktif Forum
Kız kulesi
12 Aralık 2016 Pazartesi 08:25
Yanıt:193
İzlenme:3.225
Sude Nur Haylazca
Sude Nur Haylazca
28 Şubat 2017 Salı 12:43
Aktif Forum
Fildişi kule
26 Haziran 2015 Cuma 01:03
Yanıt:510
İzlenme:19.677
Sude Nur Haylazca
Sude Nur Haylazca
28 Şubat 2017 Salı 12:42
Yoğun Forum
Kalem/duvar/karalamak istedikleriniz
25 Ocak 2010 Pazartesi 17:09
Yanıt:14.484
İzlenme:250.106
Aynur Engindeniz
Aynur Engindeniz
28 Şubat 2017 Salı 12:35
Yoğun Forum
Sondakini başa al ve devam et...
13 Mayıs 2012 Pazar 20:58
Yanıt:26.986
İzlenme:161.573
Emine Yavuz
Emine Yavuz
28 Şubat 2017 Salı 12:32
Aktif Forum
Şiirsokakta
20 Temmuz 2015 Pazartesi 16:22
Yanıt:624
İzlenme:11.910
Sude Nur Haylazca
Sude Nur Haylazca
28 Şubat 2017 Salı 11:17
Aktif Forum
Şuan ruh halinizi yansıtan en iyi müzik hangisidir?
16 Mayıs 2016 Pazartesi 18:06
Yanıt:143
İzlenme:2.713
ressam12
ressam12
28 Şubat 2017 Salı 09:41
Yeni Forum
Şiir, boğazın orta yerindeki bu ülser.
28 Şubat 2017 Salı 02:17
Yanıt:0
İzlenme:5
İlhan Fuat
İlhan Fuat
28 Şubat 2017 Salı 02:17
Yoğun Forum
Hece oyunu (son dizeyle devam et!)
06 Nisan 2009 Pazartesi 20:44
Yanıt:8.188
İzlenme:84.488
bulunmaz_hint_kumaşı
bulunmaz_hint_kumaşı
28 Şubat 2017 Salı 01:42
Aktif Forum
Kendimize pay çıkaracağımız güzel sözleri paylaşalım
20 Ekim 2013 Pazar 23:25
Yanıt:166
İzlenme:1.902
21 temmuz
21 temmuz
28 Şubat 2017 Salı 01:28
Yeni Forum
Şiir, boğazın orta yerindeki bu ülser.
27 Şubat 2017 Pazartesi 00:45
Yanıt:3
İzlenme:42
İlhan Fuat
İlhan Fuat
27 Şubat 2017 Pazartesi 23:43


En son eklenen şiirler En son 100 şiir Rss Yeni Şiir Ekle

Aşk

00:13
Akif
En son eklenen yazılar Yeni Yazı Ekle

Şiir


Şiir; düşlerimizi, özlemlerimizi, düşüncelerimizi, duygularımızı kullanarak sözcükleri ortaya koyma biçimidir. Elle tutulmaz, gözle görülmez, sadece hissedilir.

Şiir sanat akımları içerisinde de en büyük yeri kaplar. İçinde sanatı, duyguyu, matematiği, müziği, estetiği olan geniş bir yelpazedir. Düz bir cümleye farklı anlamlar katarak kendine has ve eşsiz bir dil oluşturur. Bu dil yazan her kişiye göre değişebilir. Ölçü kullanmak isteyebilir, serbest yazmak isteyebilir, kafiye kullanmak isteyebilir vs. Dizeleri belirlemek ve şekline karar vermek yine yazan kişiye bırakılır. Aynı duyguyu anlatan binlerce eser ortaya çıkabilir. Fakat değişik kelime kullanımı ve şairin yeteneklerine göre, mısra dizilişi, kafiye kullanımı, yinelemeler, içindeki ritim ile hiçbiri birbirinin aynısı olmaz. Çünkü şiirin sahibi, yani şairi bu şekilde kendi imzasını atmış olur.

Günümüzde değerlendirildiğinde dizelerden oluşmasının dışında, düz metin şekliyle yazılması yaygınlaşmaktadır. Önemli olan tanımını ifade eden eserlerin şiirsel dili, diğer gündelik dili ile birbirinden ayrılmaktadır. Okunurken de şiirsel ses tonu ve yüksek söyleyişten ibaret klasik modernizm ile kendini ortaya koyar. Belirli bir amacı olan, tepkiyi, seslenişi, mesajları ifade ederken kullanılan dil ve yazım kurallarını kaybetmeden, ritim kurgusu ile birçok edebi biçimi içine katarak asıl sanatını burada icra etmektedir.
Şiirde neyin söylendiğinden çok, nasıl söylendiği önemlidir. Dikkati asıl çeken şey budur. Valery bu konuda şöyle bir örnek vermektedir. “Yürümek ile dans etmek aynı şey midir? Gündelik dil ile şiiri birbirinden ayıran özellikte böyledir. Nasıl ki, yürümek insanın bacak ve gövdesini çalıştırıyorsa, bu eylem kendi amacının dışında oluşur. Fakat dans etmekte oluşan eylem, amacın kendisidir.”
Şiir oldukça köklü bir tarihe uzanır, Sümerler ile başlar. İlk şiirler de Çincede halk şarkılarından, destanlardan ortaya çıkmıştır. Yirminci yüzyılda ise çok daha fazla dikkat çekmektedir. Bu zaman zarfı içinde yerini bulmuş, şeklini oluşturmuş, amacına karşılık özelliklerini belirlemiştir. Kendi içinde didaktik, dramatik, epik, lirik, pastoral, klasik ve modern şiir örnekleri ile farklılık oluşturmaktadır.