ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Nasıl tanındığınıza değil nasıl biri olduğunuza önem verin. Çünkü karakteriniz gerçekte kim olduğunuzla ilgilidir, oysa şanınız çoğunlukla başkalarının hakkınızda düşündükleridir. John Wooden Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Baş vermek Şiirleri

Baş vermek Konulu Şiirler

9.5 10 Aşağıda 1,000,000'dan fazla şiir başlıkları arasından "Baş vermek" terimini içeren şiirler listelenmektedir. Baş vermek ile ilgili şiirler "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Şiirlerin "Baş vermek" ile ilgili alakalı olup olmadıkları sistem tarafından otomatik belirlenip içinde aradığından konu dışı bazı şiirler listelenebilir. Baş vermek ile ilgili " 2 " şiir aşağıdadır.

1
Bizler,yani hepimiz,önce yanmakla ve kendi tarlamızı ateşe vermekle başlamışız... Resimli Şiir
" AMİN..! Umutsuzluk teslimiyet demektir...

Ama bir kaygımız var elbette...
Ve olmalı da... O ki ;


........... devamı »
İYİEKMEKÇİ
2
Karar vermekle başlarmış her şey Resimli Şiir

Sedef Adası; adını, güneş ışıkları altında uzaktan bakıldığında, bitki örtüsünün sedef gibi görünmesinden almış, Bizans’ın sürgün yeri, bir Osmanlı Paşası’na- Fethi Ahmet Paşa- Sultan Abdülmecit tarafından hediye edilmiş ada, Prens Adalarının en küçüğü ve en özeli! İşte ben hem, bu güzel adaya, hem de o adada şu an yaşayan, sevdiğim arkadaşıma gittim ilk kez!
Bostancı İskelesi, hareket noktam oldu, şehir hatları vapuruna tam saatinde bindim ve İstanbul’un en sıcak yaz günlerinden birinde, arka açıkta kendime oturacak güzel bir yer buldum. Öyle keyifliydim ki o andan itibaren, seyrettim denizi, martıları, kokladım sıcak yaz gününü içime! Önce Büyük Ada’da durduk, oradan Sedef Adasına beni götürecek olan büyük motora atladım hemen. Özlediğim çok şey var ama anladım ki Marmara’nın ortalarına keyifle yayılmış, Büyük Ada’yı da epey özlemişim! Motor iskeleden hareket edene dek zihnime; güneşli, kalabalık, güzel /köhne evlerini, köşklerini, yalılarını ve yemyeşil tepelerini bir kez daha kaydettim Ada’nın. Elimde aynam ya da yanımda bir arkadaşım yoktu ama biliyordum, için için gülümsüyordum ben!
Sedef Adası, minik iskelesi ile karşıladı beni, beton ve kayrak taşı merdivenleri tırmanıp küçük meydana çıkıverdim hemen. Gelen yolcuların ya da misafirlerin soluklanabileceği banklar, bir güvenlik memuru ve küçücük bakkal tabelası, ilk gözüme çarpan ayrıntılar oldu. Arkadaşım, evlerin bulunduğu Özel Mülk alanına sadece ada evlerinin sakinlerinin ve misafirlerinin girebileceğini, sıcakta yürüyerek yokuşu tırmanmak yerine adanın tek ulaşım aracı olan kamyonete binmemi tavsiye etmişti, ben de öyle yaptım. İsimlerini söyledim ve türlü ağaç, çiçekle dolu, dar, ada yolundan tırmanmaya başladık, az sonra adanın belki de en güzel yerindeki evin kapısındaydım. Sıcacık ve kocaman gülümseyişi ile arkadaşım karşıladı ve hemen balkona buyur etti beni. Karşımızda, Kartal Sahili, sağımız solumuz çam, servi ve türlü ağaçlarla çevrelenmiş bir güzelliğin içindeydim o andan itibaren. Derin bir nefes aldım, cennet burası diye düşündüm, yok düşünmekle kalmadım dile getirdim de. Sohbetimiz koyu, kahvelerimiz de çok lezzetli idi. Şehrin ağır sıcağını geride bırakmıştım ama ikimiz de denizi, yüzmeyi çok seviyorduk, plaja indik az sonra. Bilenler, mutlaka bilir de ben bilmeyenler için söyleyeyim, bu son derece yeşil, küçük, sakin ve temiz adada – ki özel mülk olduğunu söylemiştim- toplam 3 plaj var. Biri iskelenin hemen yanında şık, mini bir beach/restaurant, diğer ikisi ise iskelenin sağına doğru yüründüğünde, ada sakinlerinin, misafirlerinin ve günübirlik ziyaretçilerin yararlanabileceği mekanlar. Bunlardan biri club standartlarında diğeri ise bildiğimiz plaj. Her iki tesis yan yana, muhtemel işletmecileri de ayni kişilerdir. Biz club olana girdik, ahşap şezlonglarımıza uzanıp, günün keyfini çıkarmaya başladık. Sakın ola ki güneşin altında öylece, suskun yatıp, bronzlaşmayı beklediğimizi sanmayın. İkimiz de ayni mesleki eğitimi almış, hayatın farklı kulvarlarında koşmuş iki insanız. Bizi birbirimize yakın hissettiren; insanlar, duygular, düşünceler, yaşam, yazın, edebiyat… ve tabi ki Bodrum! Üstelik arkadaşım, ilk kitabını büyük bir heyecan ve beğeni ile okuduğum tescilli bir yazar da! Kah konuştuk, kah gülüştük, kah yüzdük pırıl pırıl sularda, bolca yedik, içtik! Mazhar Alanson’un parçasında söylediği gibi ‘’Birbirimize vitaminler, moraller verdik’’!
Lavanta ile servinin, çam il şebboy’un el ele, kol kola sarıldığı bu küçük ve güzel adada, sıcak bir Temmuz gününü çok keyifli, huzurlu, dostluk dolu geçirdik biz! Akşamüzeri ada sakinleri ve misafirleri için İstanbul’a –Kartal- ulaşım sağlayan şık ve süratli motorla arkamızda kocaman köpükler bırakarak yol alırken, öncelikle arkadaşıma sonra da böylesi güzel bir gün geçirebildiğim için şansıma kocaman teşekkür ettim!

........... devamı »
mesut bakiİ YİĞİT


Şiir Ekle


Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.