ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Bir peşin hükmü söküp atmak, atomu parçalamaktan daha zordur. - Einstein Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

İris

O qué
59 Yazısı Kayıtlı






Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 11.1.2018 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

İris


Kapıyı usulca kapayıp çıktı. Atilla’dan kim bilir kaçıncı kez aynı sözleri duyuyordu. Oysa sırf burada duymak isteği sözler için neleri ertelemişti. Kabul görmek, onaylanmak, beğenilmek… Aslında bunlar sadece önemsediklerimiz tarafından olunca bir ehemmiyet kazanıyordu. Hızla merdivenlerden inerek dışarı attı kendini.


Usul ince bir yağmur vardı dışarıda. Durdu ve elindeki tabloya baktı nerede hata yaptığını düşündü. Onun için kendi demekti bu tablo. O yüzden Atilla’nın tüm sözlerini şahsı algılayıp, üzülüyordu. ‘Her resmin bir aydınlık bir de karanlık tarafı olmalı, karanlık tarafta kendinden bir şeyler bulmalı herkes; farklı şeyler anlayıp farklı yorumlamalı. Bu sıradan iyi çizilmiş bir tablo. Bir karanlığı bir derinliği diğerlerinden bir farkı, öne çıkan tek bir fırça darbesi olmayan.’ demişti. Tam da şu anda kendini, geçen gece görüp dehşetle uyandığı rüyadaki gibi hissetmişti. Vücutsuz, ağırlıksız, renksizdi. Karın kapattığı sokakta koşuyordu, koşuyordu. Ardına dönüp baktığında ise ayak izleri bile yoktu karda.

Küçük yaşlarından beri tutkuyla resim yapan birinde, bu sözler her defasında yangın oluyordu. İnciniyordu, küsüyordu bir süre resme. Sonra işte, bir süre sonra incinen kalbi kendini onarınca, tekrar bir şeyler çizerken buluyordu kendini.

Yağmur hızlanmaya başlayınca, tabloyu yağmurluğunun fermuarını açıp göğsüne bastı. Biraz önce kendini epey inciten bir resim için fazlaca bir şefkatti bu. Yağmurluğu iki taraftan sıkıca tuttu. Şehrin gösterişli sokaklarını geçip, burada yaşayanların dışında, diğerlerinin, hiç yokmuş varsaydığı köhnemiş, izbe sokağına girdi. Şehirler de tıpatıp insanlara benzerdi. Belki güzel elleri olan bakımlı bir kadındı bu şehir de. Kırmızı dudaklarının ardında köhnemiş karanlıklarını ustaca saklayan samimiyetsiz bir kadın.

Kapıyı açıp içeri girdiğinde yağlı boya ve nemin karışmış kokusunu duymak, işte buydu huzur. Huzur ve huzursuzluk kokuyla dosttu. Huzur belki alışageldiğim


"İris" içeriğini
okumaya devam etmek için ücretsiz üye ol


Edebiyat Defteri'ne zaten üye misin? Üyelik Girişi Yap


En Çok Okunan Yazıları
Son Eklediği Yazılar
"bana şans dile..."
O qué
525 8
Helezon
Helezon
O qué
532 3
üzgünkörü
Üzgünkörü
O qué
552 10
Pupa Tecavüzü
Pupa tecavüzü
O qué
563 4
Ad*
Ad*
O qué
304 4
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.