ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Devlet yararlı olanı yapmak için vardır, birey ise güzel olanı. Oscar Wilde Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Geçmişten bir resim.

yasarkarcioglu
1 Yazısı Kayıtlı






Geçmişten bir resim.
Bilmiyorum nedendir, nasıldır ama rahmetlik babam derdi ki hep ben “Ağa” çocuğuyum diye!” inanırdım tabi ki de! Babamdı nede olsa; kime inanacaktım ki? Bir gün hafızamdan hiç düşmeyen, hep canlı kalan bir hadiseyi anlatmıştı.

Yazın sonuydu. Sonbahardı sanırım. Yerler sürekli yağan yağmurdan dolayı hep çamur. Neredeyse diz boyu. Babam 7 – 8 yaşlarında bir çocukmuş daha. Geçmiş zaman dedem babam ve kız kardeşi ata binmiş bir durumdalar mı? Yoksa bir atlı arabadalar mı? Bak burası puslu halen. Köyün yolundalar iken toprak işçilerinden (Ki bunlardan hep “Azab” diye söz edilirdi hep) birisi, eşi ve çocukları yürümekteler. Hatta çamurdan yürümeye çalışmaktalar. Bu esnada karşı yönden babamın biz ağayız ama onlar “Ağalar ağası idi” dediği Ağa ve iki oğlu gelmektedirler. Onlardan birisi Ağalar Ağası’nın büyük oğlu atı ile “azab” Hüso’nun etrafında dolanmaya başlar. Bu dolanma çember daralıncaya kadar, sürer. Ta ki atın kişnemeleri ile karışık bir sıkıştırma olana kadar. “Azab Hüso” nun elinde “ görünmektedir. Bellidir ki o günkü tayınları yani nafakaları ya da yiyecekleridir o kapkara ekmek ve içindeki parıldayan zeytinler, o zaman daha bir çocuk olan Babama göre! İşte bu dalaşmanın neticesinde dizginleri iyice çekerek atını hem yarım şahlandıran ve hem de “Azab Hüso” nun üzerine doğru sürükleyen Ağalar Ağası’nın büyük oğlu istediğine muvaffak olarak, “Azab Hüso” yu çamurların üzerine yuvarlayarak düşürmeyi başarmıştır. 74 yaşında bile bu olayı anlatırken gözlerinden ateşler fışkırırcasına parlaklık ve ardından ıslaklıklar görürdüm babamın. Düşerken bile o kara ekmeği tutmaya çalışmıştır “Azab Hüso” ve muvaffak olamamıştır. Belki de bu taciz devam edecekken dedem, yani “Kambur Mustafa” bağırır. “YETER MAMAT” diye! O an durur Mamat. Durur artık. Babam yaşadıydı bu anlattıklarını ve yıllarca hiç unutmadıydı. Ya ben! Bende hiç unutamadım. Önceleri sadece etkilenmiştim. Sonraları hep anladıkça, anladıkça, anlayabildikçe içime çöreklendi. Hiç unutamadım. Nasıl bir misyondu


"Geçmişten bir resim." içeriğini
okumaya devam etmek için ücretsiz üye ol


Edebiyat Defteri'ne zaten üye misin? Üyelik Girişi Yap


En Çok Okunan Yazıları
Son Eklediği Yazılar
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.