ÜYELİK GİRİŞİ ÜYE OL
Anasayfa Şiirler Forum Etkinlikler Kitap Nedir? Bicümle Tv Müzik Atölye Arama Blog İletişim Yazılar
Giriş Yap Üye Ol
Bir kimseyi sahip olmadığı sıfatlarla övmek, onu kibarca yermek demektir. CEMİL SENA Paylaş
ANASAYFA
ETKİNLİKLER
NEDİR?
TİVİ
BLOG
BİCÜMLE
ATÖLYE
ARAMA

Kızgın kalay

Avni Çakar
8 Yazısı Kayıtlı






Kızgın kalay
Muradiye bir ‘Şen Mahalle’ dilberi, esmer güzeli bir taze; neşeli, şımarık, tembel, inatçı. Kendisini, askere gitmeden evvel kaçırıp evlenen Halil’e bir kız çocuğu doğurur. Emzirme bahanesiyle bütün gün odasına kapanır, çıkmaz. Beline kadar uzanan saçlarını özenle tarar, tenine çok yakışan yüz görümlüğü elmas gerdanlığını, küpelerini takıp saatlerce aynada kendini seyreder. Uzattıkça uzatır lohusalığını. Ev işlerine katılmamakta direnir, bu sebepten kayınvalidesi ile görümcesini kendisine düşman eder. Ana–kız bu beladan kurtulmak adına acımasız bir çözüme başvururlar. “Aman yavrum, sen dinlen, bebeğine bak” diye diye, önüne kırk gün boyunca göztaşı katılmış yemek korlar ve sonunda Muradiye’yi memelerinden sütler, irinler aka aka ölüme gönderirler.

Askerlikten dönüp, kadın diye ölü toprağı okşayan, gözlerini boşluğa atıp öylece kalakalan, sık sık Muradiye’nin mezarında sabahlamaya başlayan zavallı Halil’i ise, bebeğe sarılıp sarılıp ağlayarak, “Kimselere muhtaç etmeyiz biz bu sabiyi” tesellisiyle çıldırmaktan kurtarmayı ümit eder ve emanete ihanetin vicdanlarını boyadığı o zehirli karayı ak kundağa süre süre paklayabileceklerine inandırırlar kendilerini.

***

Üç hanenin yükü sırtındadır toptancı Mehmet Kalfa’nın. “Baba, ben barakaya çıkıyorum” diyerek kapıya yönelen Halil’e yaklaşıp, kaşlarını titreten o hınçla, tek söz etmeden öyle bir tokat aşkeder ki…

Halil, suratında ne söylese az gelecek bir ifadeyle barakadan içeri girdiğinde Bedri telaşlanır. Ağabeylik maskesini -her mesai değişimindeki gibi- bu kez de takmayı dener, ama tutturamaz. Ürküntü ve şaşkınlığını gizlemek amacıyla, acelesi var da bir an önce çıkması gerekiyormuş gibi hareketlenir. “Kasayı saydım ben” diyecekken, Halil aniden tezgahın arkasına geçer, helva bıçağını kapar ve dişlerinin arasından “Ulan puşlavat!” diye tıslayarak Bedri’nin kalçasına takar, çıkar barakadan.

Bedri, baygınlaşmaya direnerek cebindeki hırsızlama parayı çekmeceye geri koyma telaşına düşer.

***

K


"Kızgın Kalay" içeriğini
okumaya devam etmek için ücretsiz üye ol


Edebiyat Defteri'ne zaten üye misin? Üyelik Girişi Yap


En Çok Okunan Yazıları
Ruh Çivisi
Ruh çivisi
Avni Çakar
237 1
Demço Mehmet Yalısı
Demço mehmet yalısı
Avni Çakar
147 0
Bir Sevda Öksesinde
Bir sevda öksesinde
Avni Çakar
147 1
Çekirdeği Avucunda Tut
Çekirdeği avucunda tut
Avni Çakar
88 0
Son Eklediği Yazılar
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.